Blog

Her ile hocasiz Hukuk fakulteleri acarak buraya geldik…!!

Degerli Arkadaslar

Siyasetcilerimizin siyasi omurleri ulkemizde yargi sorununun cozumu icin yeterli olmuyor.. Yarginin temel sorunu hukuk egitim kalitesizliginden kaynaklaniyor.. Hukuk egitim kalitesi cok dusuk bunun bir cok nedenleri olsada onemli olan noktalari burda islemek istiyorum.
1. Orta egitim kalitesinin dusuk olmasi
2. Hukuk egitiminde her ile hocasiz hukuk fakulteleri acilmis olmasi.
3. Hukuk egitimini 4+ 3= 7 yila donusturulmemesi ..
4. Hukukcu enflasyonun yaratilmis olmasi..
5. Ekonomik ve siyasi ozgurluklerinin olmamasi
6. Siyasi iradeye bagimli olmalari ..

Egitimde ;Iktisat, isletme, sosyoloji ,Lisan egitimi vd. gibi universiteleri bitirmis ogrencilerin uc yillik hukuk egitimi alarak 7 yil sonunda tek tip hukuk fakultesi ogrencisi yetistirmek yerine davalara gore temel universite egitimini almis bunun yanindada hukuku bilen insanlarin yetistirilmesi adaletin dagitilmasi icin cok yararlidir ;

Ticari davada ticari bilgisi olanlar ticaret mahkemelerinde, psikoloji egitimi almis ve arkasinda uc yillik hukuk egitimi almislari aile mahkemelerinde kullanmak cok yarar saglayacaktir, bugunku gibi hem ehil olmayan, hem hukuk nosyonu olmayan , lisan bilmeyen , yurt disini bilmeyen , anadolunun ucra koselerinde icki masalarinda yetismis bu degerli kardeslerimiz bir anda buyuk sehirlerde yargi ve siyaset cetelerinin eline dusmektedirler..

Ekonomik sikintilar, siyasi baskilar, yargi mafyasinin baskilari ile degerlerini kaybeden bu insanlar ulkenin ve insanlarin kaderi ile oynamaktadirlar..

Kendi bagimsizligi , kendi serefi , kendi haysiyeti ile mucadele edenler ,kistirilmistir ona ragmen genede bu egitime ragmen , bu agir is yuku ve baski altinda genede yargiclarimiz icinde cok degerli yargiclar yetismektedir.. Ancak sistemin icindeki curuk elmalar sistemin aksamasina sebep olmaktadirlar..

7. Hukuk fakultesi bitirenler icinde yeterlilik imtihanlari yapilmiyor ve yeterlilik imtihanlari yapilarak , yargic sinavlarinda aranan kriterlere gore egitimlerin duzenlenmesi ve bitiris imtihanlarini kazanamiyanlarin adli yargida

a. Katip
b. Avukat ve hakim yardimcisi
c. Adli tip uzmani
d. Emniyet guclerinin icinde karakollarda , adli tipta ve delillerin toplanmasinda gorev almasinda yarar vardir.

Hukukta tum sorumlulugu yargiclara yuklemek yerine

Yarginin alt yapisi olan , bilirkisilik, adli tip, adli kolluk hizmetlerinde bu tarz yargic ve avukatlik sinavlarini kazanamiyanlar avukat ve yargic statusune girebilecek Hukukcu unvanini almadan okul sirasinda tasfiye edilmelidir..

Bugun Hukukcu enflasyonu yasanmakta ama yargic ve iyi avukat bulmada zorluk cekilmektedir..

Bunlari saglamak ne yazikki siyasetcilerin isine gelmemektedir..

Yargici memurlastirarak, vicdani ile cuzdani arasinda sikistirip , istedigi gibi kullanmakta ve birde adalet bakanligina bagli Mufettislik kurumundaki mufettisleride tetikci gibi kafalarinda tutarak her seyi yaptirabiliyorsun..

Bu ulkede Adalet bakanligi mufettislerinin, mufettislerinin yakinlarinin , yargitay uyelerinin, hakimlerin ve yakinlarinin mal beyanlari ve servet beyanlarina bakilsa , cogunun vicdanini birakip cuzdaninin pesinden gittigini gormek mumkun olur..

Buraya neden geldigini gormek icin hukuk fakultelerine bakalim kafi, binlerce mezun veriyoruz ama 3600 hakim acigini cozecek , imtihani kazanacak mezun yetistiremiyoruz, ustelik bugun mevcut hakimleri ve mevcut avukatlari belli yeterlilik imtihanina soksak %90’inin sinifta kalacagi bir yapida , adalet dagitmak mumkunmudur..

Bu kadar bilmez kisinin oldugu yerde ,birde kamu oyunda halkin sucluya gore adaleti yorumlamasi basli basina bir gaftir, insanlarin 10 yil tutukli olarak icerde tutulmasini Kamu vicdani olarak kabul edip , onlarin salinmasina ” Hizbullah uyeleri neden disari cikti demek” hangi kamu oyu vicdanina sigdiriliyor bunu anlamakta mumkun degildir..

Dogru ve guvenli yargilamanin temeli hukuk egitimi yaninda , kamu oyundada adalet duygularinin yaninda, bir parcada olsa hukuk bilgisinin olmasi ve en onemliside medyada bu konuda yazi yazma cesareti gosterebilen insanlarin hukukla ilgili yazi yazarken bilgi sahibi olmalari gerekiyor..

Bilmez kisiler yargida, sokakta , siyasette ve medyada cogalinca Dogru ve guvenli yargilamada hayal olarak kalmaya devam ediyor..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Ali Sami yen’e disardan veda etmekte varmis !!!

Degerli Arkadaslar

Mecidiyekoy dogumluyum, benim dogdugumda Mecidiyekoy adindanda anlasilacagi gibi tam bir koydu…Bu koye benim dogumumdan 10 yil sonra Ali sami yen geldi , Koyun en guzel yeri artik Ali samiyen’di . Uzun yillar icinde cok guzel gunlerimiz oldu, Ali samiyensiz bir hayati dusunmek bile istemezdim ..

Kaderde ona yurt disindan veda etmek varmis, gule gule Mecidiyekoy Ali samiyen , Hosgeldin Seyrantepe Ali samiyen …

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Yarginin yukunu azaltma, hapishaneleri bosaltma operasyonlari !!!

Degerli Arkadaslar

Yarginin elindeki dosya yuku arttimi, hapishanelerde bos yatak kalmadiginda siyasi irade ve hukuk camiasi icin akla gelen ilk yok genel af, kismi af veya af yerine gecebilecek diger uygulamalardir..

AB uyum yasalari ile tutukluluk surelerini uc yila indirilen yasa kerhende olsa cikiyor, AB dogal olarak bu yasanin isleyebilmesi icin hukumete siz her yere para bulursunuz yarginiza para bulamazsiniz diyerek , ayrica yuku azaltin diyede “Istinaf mahkemelerinin ” kurulusu ile ilgili maddi yardimda yapiyor..

Bu parada buhar olup ucuyor , allahtan bugun Yargitay Baskani safim acikliyorda kamu oyu olarak bilgi sahibi oluyoruz..

Dusunun yargidaki tarafli hakimler, HSYK uyeleri aylardir kavga ediyorlar burasi bizim ciftligimiz biz bunu kimseye yedirmeyiz, siyasilerde aylardir kavga ediyor, herkes bana bagli , ulkenin en buyuk kabadayisi benim , herkesi emrime aldimda yargiyi alamiyacagim diyerek oda sozde yargi reformu yapacagim diyerek yargiyi arka bahcesi yapma operasyonunu halkin yardimi ile gerceklestiriyor..

Kimse bu iki gruba sormuyor, kardesim yargi babanizin malimiki siz bunun miras kavgasini yapiyorsunuz, her ikinizde gidicisiniz bu ulkeninde yargininda sahibi olan halktir , sizler gecici biz kaliciyiz neden bu yargiyi dogru ve guvenli yargilama yapacak hale getirmiyorsunuz diyemiyor..

AB uyum saglamak icin tutukluluk sureleri kisaltilmis tabiki , hukum veremediginiz tutuklulari birakacaksiniz ve kanun karsisinda herkes esit oldugu icin hepsini birakacaksiniz , ayrica saniklara ;

“Sizin davalarinizi suresi icinde karara baglayamadik kusura bakmayiniz dememiz gerekir “

Uc kere erteleyerek sureyi uzatan, asli sorunu cozecek yapisal reformlari gerceklestirmeyen siyasi irade ne kadar suclu ise, nasilsa bu seferde uzatilir diyerek , siyasilere gereken baskiyi yapmayan , kamu oyunu aydinlatmayan hukuk camiasida o kadar sucludur..

Tabiki sucun en buyugu bizlerdedir, medyadadir, adli muhabirlerdedir, her sey olmus bitmis gazetelerde bas haber yapacaklarina , siyasiler ve yargiclar bu halti etmeden kamu oyunu aydinlatacaklar ve olayin pesini birakmiyacaklardi, en buyuk suc mulkun sahibi olan biz halktadir tabiki.

Dogal olarak bundanda gene en buyuk zararida biz gorecegiz..

O yuzden olaya dogru bakmak mecburiyetindeyiz..

Sevgi , saygi ve selam ile

Mujdat guler

Baski ve sindirme politikalarinda sona dogru yaklasiyoruz !!!

Degerli Arkadaslar

Ekonomik alanda en onemli radikal reformlari 50 yillik hayatimda 5. Kasim. 1983’de yasamistim, Radikal kararlari yapanlari bugun minnetle aniyorum.

Sn,Kenan evren Banker krizindeki tum riski kumar oynayan halka degil, hazineye yukledi, buna itiraz edenler, 15. Temmuz.1982’de ekip olarak istifa ettiler sonra ANAP’i kurdular, bunyelerindeki cekirdek kadro , yillardir proje uretiyorlar , siyasilere verdiklerinde cogu red ediliyor veya onlarin istedigi gibi uygulanmiyordu , ancak allah onlara kendi projelerini uygulamayi nasip etti, onlarda bugun bu ulkede Ekonomik alanin isimli kahramanlari olarak tarihe gectiler..

Turgut Ozal-Kaya erdem- Ekrem pakdemirli – Husnu Dogan ve Arkadaslari bu ulkede Serbest pazar ekonomisine girisin tarihini yazdilar..

O ekonomik reformlar bizi ekonomi alaninda kabuk degistirip, apayri yerlere tasidi..Bugun gelinen ekonomik gelismenin temeli burada atilmistir.

O donemde Cumhurbaskanligi yetkileri ile tek basina bir Muhalefet partisi gibi Cankaya’da olan sn, Kenan Evren gerek Anayasa mahkemesine gerek yargiya gerekse Ihtilal doneminde burokrasiye yerlestirdigi kadrolari ile hukumetin ekonomik politikalarina muhalefet partisi gibi engel olmasa ulke cok daha farkli yerlerde olabilirdi , ekonomik alanda devrimler yapan o gunku iktidar ne yazikki, ekonomik alanda aldiklari radikal kararlarin yaninda Yargi bagimsizligi , Medya bagimsizligi, denetim bagimsizliginin pesinde olmadiklari icinde kendi partileride yok olup gitmek durumunda kaldi..

Bu buyuyen ekonomide mal beyanlarinda gizlilik getirdiler, servet beyani uygulamasini kaldirdilar,kendi zenginini kendi medyasini , kendi hakimini yarattilar ancak muhurun halkin elinde oldugunu unuttular..

Iste biz Liberal ekonomiye gecerken , Liberal ekonominin birinci ayagi serbestligi sagladik ama denetim olmadigi icinde gelir dagilimindaki dengeyi saglayamadigimiz icin , ulkede huzuru sokaga yansitamadik..
Devrinde kendi medyasi, kendi yargisi , kendi zenginleri ile saksaklanan bu insanlar ne yazikki yok olup gittiler ama serbest pazar ekonomisine gecerek ulkeye buyuk yarar sagladilar..

Bugunde goruyorsunuz Dunyanin en buyuk kalkinmayi saglayan ulkelerin basinda geliyoruz ama bunu tabana yayamiyoruz.

Iste tabana yayilmayan refahin ana nedeni denetimin ehil ve bagimsiz olmadigi gibi , saydamliga gecilmemis olmasi, liberal ekonominin iki ayagindan birini cok iyi uyguluyoruz , serbest birakiyoruz ama denetliyemiyoruz..

Simdi artik onumuzde yapilmasi gereken asli Radikal reformlar kaldi ;

Demokrasiye gecmek, saydamligi saglamak, yargi bagimsizligi, denetimin bagimsizligi ve medya bagimsizli meclisin en onemli sorunu olarak bekliyor.

1983’deki ekip icin Iktidar olmak inanin bir hayaldi.. Ancak halka yaklastilar , halkin partisi oldular ve sonucta halk onlari secti , ekonomik alanda bugun ulkenin geldigi yerin devrimlerini gerceklestirdiler, bizi ekonomik alanda ucuncu ligten birinci lige cikardilar , son sekiz yildaki iktidarda birinci lig olan G20 lerde tatmin olmuyor ve G7 ler icin mucadele ediyor.. Onlarda ekonomik kalkinmayi yapabilselerde diger asli reformlarda ne yazikki sinifta kaldilar..

Geldigimiz yerde Halk olayin ozunu okuyabilirse,ulkemizde ;

Demokrasinin , saydamligin , yargi bagimsizliginin iktidar olmamasi icin hic bir sebep kalmamistir.. Bunla mucade etmenin yolu , siyasi katilimdir,
proje uretmek ve siyasetin icinde yer almaktir..

O yuzden artik bu koklu reformlarin konusulmasi ve projelerinin olusturulmasi zamani gelmistir.. Anap’in refomlari tamamlayamadan kapanmasi bu ulkede iki buyuk ekonomik krize neden olmustur , o yuzden gecmisten hem siyasilerin hemde halkin almasi gereken dersleri vardir…

Koklu reformlari konusmama luxumuz yok ve bunlarin hic biri hayal degildir, eger korkacak birileri varsa , artik iktidarlarin ve meclisteki partilerin korkmasi lazim. Onlar bu degisime ayak uydurup , radikal reformlari yapabilmeleri icin halktan boyle bir talebin gelmesi gerekir.

Iktidarlar artik bu ulkenin gucunu gordu, Turkiye insani kesinlikle yuzunun Muassir medeniyetler oldugunu bir kere daha ispat etti, diger fikirler artik bu ulkede yesermez, yesermiyecegini gordukleri icinde son bir gayret baski ve sindirme operasyonlarina biraz daha devam edecekler ama nereye kadar.

Cin siseden cikti bir kere , Artik Demokrasi-saydamlik bu ulkeye ama oyle ama boyle gelecektir. Bunu gerceklestirecek olanda halkin kendisidir….

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Haberal, Ozkan ve Balbay icerdeyken , yilbasi guzel olabilirmi ?

Emre kongar diyorki ;

***

Ben bu yılbaşında, hayatım boyunca aldığım armağanlar arasında çok seçkin ve unutulmayacak bir yere sahip olan iki armağan birden aldım…

Ve ne yazık ki buna karşın yılbaşı sevincini yaşayamadım…

Çünkü yılbaşım “zehir oldu”!

***

Birinci armağan bir çiçek demetiydi.

Çok güzel düzenlenmiş, çeşitli çiçeklerden oluşan bir demet.

Çocukluğumun önemli bir bölümünü doğayla iç içe geçirmiş olmama karşın, çiçeklerin isimlerini pek bilmem.

Zarif bir vazodaki çiçeklerin neler olduğunu Yılmaz Özdil’in dün Hürriyet’te çıkan yazısından öğrendim:

Pembe antoryumlar…

Sarı lilyumlar…

Kırmızı gerberalar…

Beyaz lisyastüsler.

Bana gelen çiçek demeti, Özdil’e de aynı kişi tarafından yollanmıştı:

Tutuklu yargılandığı için dört duvar arasında çile dolduran, Türkiye’nin medarı iftiharı, yüzlerce hayat kurtarmış, binlerce öğrenci yetiştirmiş, organ nakli öncümüz, dünya çapındaki cerrahımız, Prof. Dr. Mehmet Haberal.

Haberal yine ön almış, bizim ona yollamamız gereken “özür çiçeklerini”, o bize “yılbaşı çiçekleri” olarak göndermişti.

Ben onları “Acı çiçekleri” olarak algıladım.

Haberal ve onun gibi dört duvar arasındakilerin trajedisi karşısında dışarda olan bizlerin düştüğü çaresiz durum, bu yılbaşı armağanının yaratması gereken sevinci aldı götürdü…

Büyük bir utanca ve acıya dönüştürdü!

***

İkinci büyük armağanı Yılmaz Özdil’den aldım.

“Yılbaşı” başlıklı dünkü makalesinde, benim bir yazımdaki anımın “hafızasına mıh gibi çakıldığını” belirtiyordu.

Yılmaz Özdil gibi, gazetedeki ve televizyondaki sorumluluklarından dolayı her gün ülke ve dünya gündemindeki binlerce haberi radarıyla tarayan, aralarından önemli olanları seçen, bültenler hazırlayan, köşe yazıları yazan ve yaptığı bütün işler toplumda ses getiren bir gazeteci-yazarın “hafızasına mıh gibi çakılan” bir anı kaleme alabilmiş olmak…

Yayımlanmasının üzerinden çok uzun bir zaman geçtikten sonra bile bunun çok anlamlı bir yazıda çarpıcı bir biçimde kullanıldığını görmek…

Ve bunun Prof. Mehmet Haberal hakkında olması…

Bana hayatım boyunca verilmiş olan en anlamlı armağanlardan biriydi.

Tabii armağanın asıl sahibi ben değildim…

Prof. Mehmet Haberal’dı…

Ben de bu armağanı Haberal ile paylaştığım için onur duymuştum…

Ama bu büyük armağana da sevinemedim…

“Hayatı zindan etmek”…

“Yılbaşını zehir etmek”…

Gibi deyimlerin anlamını daha iyi duyumsayarak giriyorum yeni yıla!

Yılmaz Özdil’in dünkü yazısı mutlaka okunmalı, kesilip saklanmalıdır:

“Minnettar olunması gereken insan içerdeyken, ruhu prangalı olan bizler dışarda mıyız sahiden?” diye soruyordu yazıyı bitirirken!

Sabah hanima bu yilbasinda icimde buruk bir aci var, Silivridekileri dusunuyorum dedim, oda cok uzuldu ama hayatin icinde bunlar var dedi..

Bilmem hic yilbasini icerde gecirdinizmi ben hakime hakaretten ihtilal doneminde 28 gun hapiste kaldim, tamda yilbasina rastladi ve bir yilbasini icerde yasadim , cocuklarim ve esimden ayri kaldigim tek yilbasidir o , hurriyeti, ailemi , insanlari, havayi , suyu ve sukretmeyi ben o 28 gunde ogrendim, benim umudum vardi, ilk durusmada bilemedin ikinci durusmada cikacaktim orada hic umudu olmayan , idamlik, muebbet hapislik insanlarla tanistim , bana onlarla gorusme diye ozel uyaranlar olmasina ragmen ben onlarin gozunden yureklerine inebilmeyi yakaladim, her sucluyu kazirsan icinden insan cikarlar demislerdi..

Ne yazikki bugun disarda kaziyipta icinde insani yakalayacagimiz cok insan varken , bu insanlarin durumu tabiki beni uzuyor..

Simdi yilbasi yemegine oradan disariya gidecegim ama icim hep buruk olacak ve onlari dusunecegim..

Allah kurtarsin diyorum….

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Orlando FL
31. Aralik. 2010 saat 6.50 PM

“Ulucanlar-Silivri ” ve “Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu “

Degerli Arkadaslar,

Gecmiste Alkatraz cezaevini gezerken basim agrimis ,midem bulanmisti… Ama ona ragmen oranin muze olarak halka acilmasi cok anlamliydi, neden bizim ulkemizdede gecmisimizle yuzlesmekten korkariz neden eski cezaevlerini muze yapmayiz diye dusunurdum ama goruyorumki bugun Ulucanlar cezaevini muze yapiyorlar , demekki bizde gecmisimizle yuzlesmekten artik korkmuyoruz.. Bu mukemmel bir gelismedir, yapanlari ve hukumeti cok takdir etmek ve alkislamak gerekir..

Gecmisi gozler onune sererek insanlari sadece fikirlerini soyledi diye nasil hurriyetlerinden mahkum ettigimizi bazilarini nasil astigimizi gormek acisindan anlamli..

Bunlar olumlu ancak bugune bakiyorum , silivri’de gene insanlari fikirlerinden dolayi icerde tutuyoruz, CMUK tutuksuz yargilanmayi saglayacak ceza kanunlarindaki degisiklikleri yapmasina ragmen ehil olmayan ve hukuk nosyonu olmayan savci ve hakimlerimiz en kolay yolu tercih ediyor, insanlari hemen iceriye aliyor..

Siyasi irade bunlari birakin diyecek hali yok , ama devam eden dava ile ilgili gorus bildirmek yasal olmamasina ragmen onlarda bu uygulamalardan rahatsiz olduklarini alenen soyluyorlar daha ne yapsinlarki.. !!!

Dogru ve guvenli yargilamanin en onemli ogesi ,” hukuk egitimi ” , yarginin bagimsizliginda tabiki yarginin siyasi iradeye bagimli olmamasi , mufettislerin siyasi iradenin emrinde olmamasi gerekir , bunlar yargi bagimsizligi icin onemli , ancak ehil ve beyninde bagimsiz olan bir hakime karsi siyasi iradenin baski kurmasi o kadar kolay degil ..Ki siyasi irade mucadele etmiyor ustelik yarginin gecikmesi siyasi iradeye bile zarar veriyor..

Ancak o makamlara tayin yoluyla atanmis yargiclar icin onu oraya atayan iradeler sanki bu kisilerin icerde olmasini ister gibi bir davranisa giriyor, bugun Ulucanlari muze yapiyoruz, bu mukemmel gelisme ancak Silivride hala dusunce sucundan insanlari icerde tutuyoruz..

Insanin en dogal hakki olan hurriyet hakkini ve ailesi ile yasama hakkini ellerinden aliyoruz..

Bende bu yuzden soruyorum..
Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu..?

Sevgi ,saygi ve selam ile

Mujdat guler

Kararsiz politikalar 2011 yilina girerken krizi derinlestiriyor…!!

Degerli Arkadaslar,

Amerikan ekonomi emlak sektorunun ustune oturmustu , Konut sektoru hem issizlik hemde uretim sorunlarina cozum getiriyordu ve piyasalarda yaratilan muspet ortam ile konut fiyatlari arttikca muteahhitler daha cok uretiyor ve daha cok satiyordu , ev sahipleri de fiyat artışları oranında krediler kullandilar ve bu kaynaklari tuketimde ve islerinde isletme sermayesi olarak kullandilar , araba saticilari, mobilya ureticileri , alisveris merkezleri ve turizmcilerin yuzu guldu..
Sonra Amerika’daki konut fiyatları çöktü ve beraberinde İrlanda, İspanya gibi ülkelerin emlak sektörü inişe geçti. Finansman damarlarından biri böylece tıkandı. Ev sahipleri artık borç alamayınca harcamalarını kestiler. İşten çıkarmalar başladı.

2006 sonundan itibaren 2010 yilina kadar bu sorun 48 aydir amerika’yi bu hale getirdi , Emlak ve borsaya güveni kalmayan yatırımcılar devlet tahvillerine hücum etti ve faiz oranlarının aşırı düşük kalmasına yol açtı.

Sorunun dogdugu yer konut fiyatlarinin degerlerinin cok altina dusmesidir. Buna ragmen hukumet kriz ekonomisinden yararlanan , krizi firsata donduren yatirimcilari desteklemek istermis gibi icra satislarina gereken mudahaleyi yapmayarak emlak fiyatlarinin dahada asagiya dusmesine musade ediyor, radikal ekonomik tedbirleri almakta kararsiz kaliyor, kararsız politikalar krizi derinleştirmeye devam ediyor..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler