Blog

Turk is dunyasinin sorunlari ve cozum onerileri…

Degerli Arkadaslar,

Turk is dunyasini 50 yildir ic ticaret , 30 yildir dis ticaret yapmaya calisan yasi bir asri gecmeyen bir sirket gibi dusunmek lazim ..

Bir sirket dusunun eskiden merkez bankaniza para yatirirdiniz, merkez bankasi dovizleri alir kendi isinde kullanir sende bu parayi disardan temin eder , cifte odeme yaparak,deveye hendek atlatarak is yapmaya kalkardik…

Dis ticaret elemanin yoktu , haberlesme yoktu, ama basarmak isteyen bir kesim vardi, basarmak istiyordu ve basarildi ama bizim nesil sunu unuttu, ekonomide basarmak yeterli olmuyor, ekonomiyi bir agac dusunun o agac bu sene meyve verir ama onun suyu ve gubresi olan demokrasiyi vermez, onun meyvesini degerlendirirken saydam olunmaz ve meyveyi hirsizlara kaptirirsan o agac solar ve sonra curur yok olur…. !!

Gelinen yerde bence ana sorun budur , Demokrasiyi gelistiremedigimiz gibi Saydamligida saglayamadigimiz icin vergi mukellefi sayimiz az, kumese soktuklarimizdan aldigimiz yumurtalarla bu is olmuyor…

Kayit disi ile iktidar olan siyasi partilerden, kendi yapilari demokrat olmayan Diktatorlerden ulkeye demokrasiye tasimasini istiyoruz..

Bence is hayatinin en onemli sorunu Demokrasi ve saydamlik kisisel sorunlarin olmasinin ana nedenide buraya dayaniyor..

Turk is dunyasini bugun buraya tasiyan global dunya ile bizi ozdestiren Kasim 1983’deki reformlardir, o gazla bugune geldik ama simdi koklu uc reform yapilmasi lazim..
1. Demokrasinin saglanmasi .
2. Saydamligin saglanmasi ..
3. Denetimin ehil ve bagimsiz olmasi ..

Bugun her ucundende biraz daha uzaklasiyoruz, 10 milyar TL eger bir kisi vergi kacirabiliyorsa , denetimin ehil ve bagimsiz olmasinin artik zamani gelmedimi ?

ULkeyi idare edenlerin, burokratlarin , yargiclarin, medya mensuplarinin 3628 sayili mal bildirimleri yasasindaki 9 maddesindeki gizlilik maddesi olacak, kanunlarla onlara dokunamayacagiz.

Bakin cevrenize siyasetciden lider olmak istiyorsan , disarda abilerin olacak, icerde milletvekili olmak istiyorsan , lider adamin olacak, is adami olacaksan, tavlaci bakanin, aile dostu siyasetcin ve burokratin olacak, bunlarin yaninda is bulmak istiyorsanda adamin olacak, sen hem adamin yok , hem cevren yok, diplomam cok diyorsun kardesim burasi Turkiye eski koye yeni adetmi getireceksin yani !!!!

Turkiyede elinde 50 diplomasi olan , ulkeye hepimizden fazla katkida bulunmus insanlar Silivrilere yollanirken , ilkeli olmanin faturasi bu oluyor..
Ilkesiz olanlarin ise bahcesinde Petrol cikiyor..

O yuzden Turk is hayatinin en onemli sorununa katkida bulunki senden sonrakiler ilkesiz yasamak durumunda kalmasin …!!!

Ya hep birlikte ulkeye Demokrasiyi ve saydamligi getirecegiz yada getirecegiz..

Baskada bir cozum goremiyorum..

Turkiyenin, Turk is hayatinin, Turk gencinin, Turk aydinin, Turk siyasetcisinin, Sokaktaki insanin tek sorunu vardir, buraya odaklanmadan baska care yoktur..

Uretimle adam calistirmakla , ihracat yapmakla bu islerin cozulecegini sandim ama bir arpa boyu yol alamadigimi kendim gordum, dagin arkasinda umut aramayin lutfen, gunu kurtarmakla ve kisisel basarilarla bir yere gelinmiyor, sahsi kurtulmalarda cozum degildir, ulken iyiyse sen iyisindir….!!

Cunku yarin cok gec olacaktir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Mustafa Balbay !!!!

Mustafa Balbay arastirmaci ve sorgulayici yazarlarin yaninda ciraklik yasamis , nuktedan , hos bir insan … Son kitabinda;

Polisler geldiğinde ben 37 günlük oğlumu Yemen türküsü ile uyutmaya çalışıyordum! İddianamenin mantığıyla bakarsak ben belki de, hatta çok kuvvetli bir şüphe ile bir Ergenekoncu yetiştirmekte iken, ‘suçüstü’ yakalanmıştım! Bu zulüm değil midir?

Diyor , 6. Mart. 2009 ‘dan bu yana silivri’de ailesinden , okuyucularindan, bilgisayarindan ve hurriyetinden mahrum bir sekilde 20 aydir hapiste..

Tabiki yargiya intikal etmis bir konu , iddianamesini bile okumadigimiz, bir konuda gorus bildirmek son derece zararlidir.. Ben bu konulara girmeyecegim , daha oncede yakalanmis ve hapise girmis sonrasinda serbest birakilmis ve isine devam etmis, bu davada saniklarin tutuklanmasi yerine , tutuksuz olarak durusmalara girmesinin kime ne zarari vardir ?

Delilleri karartma veya yurt disina kacma tehlikesi olmadigina gore , tutuklamalarin bir iskenceye donusmesi yerine , artik bu kisilerin davalarinda tutuksuz olarak yargilanmasi hem turk adaletine hemde toplumdaki adalet duygusuna cok yarari olacaktir..

Gazetecilerin goruslerini bildirdigi icin cete suclamasi ile yargilanmasi ve kendi meslektaslarinin bile uzun zaman susup sonrasinda tepkileri gostermesi ne kadar yanlissa, yurt disindaki gazeteciler birligi ve insan haklari temsilcilerininde bu konuya duyarsiz kalmasi dusundurucudur..

Tabiki en onemli sorun , halkin tepkisiz kalmasi ve korku daglari bekler tarzi hareketleri tepkilerin olusmasinin onunude kesmektedir..

Eger bu islemler ozellikle bilincli yapiliyorsa cok basarili oldugunu soyleyip takdir etmemiz gerekiyor.. Bir tasla onlarca kus vuruluyor..

Ic dinamikler tamamen sindiriliyor, yeni tepki gostereceklerin onu kesiliyor , ozel mahkemeler , ihtilal donemlerindeki mahkemelerden daha etkin ve daha guclu hale getiriliyor…

Toplum sindirilerek , insanlar itiat etmeyi ogreniyorlar, en ufacik dogal tepki gosterenler bir bez acti diye eger 15 ay icerde yatiyorsa esasinda Mustafa Balbayin sucu cok ama cok daha agir oldugu icin sanirim o yuzden ozellikle icerde tutuluyor…

Sevgi saygi ve selam ile

Mujdat guler

Turk bayragindaki gibi ay ve yildiz arasinda kaldik……!!!

 
Posted by Picasa

Esasinda biz ay ve yildiz arasinda sikimis bir ulkeyiz, ay islami , yildiz demokrasiyi temsil ediyor diye dusunsek biz o ikisi arasinda takildik, kaldik..

Buyuk kurtarici ekonomik olarak batmis  bir ulkeyi alip, toplu igne yapamayan ulke insanina “Turk ulustur, zekidir, caliskandir ” diyerek moral verdi ve ulkede ekonomik bagimsizligi sagladi, buda siyasal bagimsizligi getirdi..


O Hasta yatagina yatana kadar butce hep arti bakiye verdi, hem iyi bir asker, hem iyi bir yonetici, hem devrimci hemde cok iyi ekonomistti..

Ondan sonra hic bir zaman denk butce saglanamadi, ulke hep borclanarak kalkinma modelini denedi .
Mendres doneminde moratoryum ilan ettik, Ecevit doneminde konkordato ilan ettik.

Simdi borcla kalkinma modelini aynen uygulamaya devam ediyoruz , 10 yil icinde 100 milyar dolar olan borcumuzu 300 milyar dolara cikarttik.. Muntazam dis ticaret acigi veriyoruz, ithalata bagimli bir buyume modelinde her sey cok iyi gibi gozukuyor aynen dun hakkinda harikalar yaratilan Irlanda, Ispanya ve Yunanistan orneginde oldugu gibi bu ulkelerde borcla kalkinma modelini tercih etmisti simdi dustukleri durum ortada…


Turkiyede devlet, ozel tesebbus , halkta sermaye birikimi yok tabiki borc alacaklar ancak  borcu borc odemek icin alirsan bu zararlidir ve muntazam borcun artar borcu eger yatirim icin alir , uretim yapar ve ihracaat yaparak , sattigin aldigindan fazla olursa dis ticaret acigi vermezsin, ulke olarak 30 milyar $ turizm geliri elde ediyoruz, 40 milyar $ kayit disi para geliyor, varlik barislari ile ulkeye 70 milyar $ kaynak girdi, yabanci sermaye olarak bu donemde 100 milyar $ dan fazla kaynak girdi bu inanilir gibi degil, emlak satiyoruz  bu yil 2.5 milyar $ kaynak giriyor, gorunmeyen gelirler adi altinda giren cift haneli milyar dolarlar giriyor , Yabanci sermaye her yil  10 milyar $ in altina dusmuyor , Bu kadar buyuk avantajlar varken ustelik 10 yil icinde 40 milyar $ ozellestirme geliri elde etmisken ve simdide 2B ler ve Kentsel donusumle ulkeye milyarlarca dolar girecekken , vergi gelirlerimiz hem artmis hemde vergiyi tahsil ederken dunyada en az gider yapan ulke olmamiza ragmen dis ticaret acigimiz devamli artiyor, borcumuz katlaniyor ,  ama gelirlerimiz nedeniyle butce acigi vermiyoruz..

Kazaniyoruz , buyuyoruz , harikalar yaratiyoruz ancak gelir dagilim dengemiz cok bozuk oldugu icin ukede henuz tuketiciyi uretemedik, onuda 150 milyar YTL kredi vererek kredi karti ve konut kredileri ile tuketici uretmeye calisiyoruz, hala yargi ve gelir adaleti sorunlarini cozemedigimiz gibi , saydam olup demokrasiye gecemedik , o yuzden ekonomiz hakkinda uc kredi kurumuda notumuzu dusuruyor.




Biz ise not artarken kredi kurumlarina ovguler yagdirip , not dusunce
basliyoruz bagirmaya, bu kadar borcla disariya bagimli iken siyasal
olarakta mecburen sahibinin sesi olan politikalar uretiyoruz…!
O bakimdan bu bayragin hep bu ulkede serefli bir sekilde dalgalanmasini istiyorsak ekonomik bagimsizligi saglamamiz gerekir, ekonomik bagimsizligimiz olmadan
SIYASI BAGIMSIZLIGIMIZ OLAMAZ..




Orlando 10.18. 2010  




Mujdat guler 

Adaletin yuksek siyasete kurban edildigi davalar! (1 )

Degerli Arkadaslar

Her ulkenin yargisinda “Adaletin yuksek siyasete kurban edildigi ” davalar vardir ve bu davalar o ulkelerin demokrasiye gecme ve demokrasiyi gelistirmede onemli yararlari olmustur..

Bizde Adaletin siyasete kurban edildigi davalar gundem yapilmaz.Medyada , kamu oyunda, Hukuk ve iletisim fakultelerinde bu davalar tekrar acilip davalar gorulmez, hocalar bu davalari iyice analiz etmezler, yazarlarimizinda bu davalarla ilgili hatalari gosteren  eserleri hemen hemen yok gibidir..
Hukuk fakultesi ogrencisine Dreyfus davasini sor ezbere bilir ama kendi ulkesindeki Dreyfus davalarinin hic birini ne bilir , ne hukukcu gozuyle analiz etmistir…

Bu davalardan bazilari cok unludur..

1. Nazim Hikmet davasi ..
2. Adnan Menderes Davasi ..
3. Coca cola Davasi ..
4. Batan bankalar
5. Deprem davalari …
6. Parti kapatma davalari
7. Meshur siir okudu davasi ..

Biz bu yedi  davayi iyi analiz edebilseydik, adaletin yuksek siyasete kurban edildigini ispat edebilseydik bugunku gibi gozumuzun onunde gene
“Adaletin yuksek siyasete kurban edildigi davalari ” goremezdik..

Nazim Hikmet’in disariya gitmesine neden olan  davalarda  yargiclarin yuksek siyasete kurban edilmesini iyi analiz edemedik…

Menderesi dogru yargilayabilseydik cok yararli olurdu , oradada ihtilali yapan ulkenin sahibi olanlar tetikci diye askeri kullandi ve aydinlik isteyen demokrasi isteyenler kullanildi orada tetikciligi yargiclar yapti !!!

 Yassi ada davalarinda Basol yazdigi kitapta “Onlari oraya koyan idare mahkum olmalarini istiyordu ” diyerek yargicin yuksek siyasete nasil kurban edildigini en guzel sekilde acikliyordu.. Dogru ve guvenli yargilama yapilmadigi icin kisiler  “Madur ” olarak algilandi, yapilan yanlisliklar gorulmedi sadece haksiz yere idam edildiler, ulkenin moratoryum ilan etmesi, gereksiz borclanmasi , siyasetin kendi zenginini yaratmasi , gereksiz devletlestirmeler hic konusulmadi  ve sonucta ulkeyi ele gecirmeye calisanlar, halkin oyuna guvenmiyenler 1965 te ilk secimde gene yenilgiye ugradi..

Orada yarginin hatalari hic goz onunde tutulmadi.. Sonucta hatalar 20 yil daha devam etti ve yargiclar siyasi bir kimlige burunduler sonucta 80 yilindada Ihtilalciler tarafindan memurlastirildi..

Memurlastirilmis yargiclar, bazen sn, Kenan evren gibi Anayasa mahkemesinde kendi uyelerini secme sansini iyi kullanip , Anayasa mahkemelerini muhalefet partisi gibi calistirdilar..

Coca cola davalarini bu ulke tahlil edebilseydir, adaletin yuksek siyasete nasil kurban edildigini cok iyi gorebilirdi.. Ozal ailesinin bu davadaki yeri, Semra hanimin Bas Hukuk musavirligi ,  Adalet bakanligi mustesarinin akrabasi Avukatin davayi takip etmesi ve haksiz yere kazanilmasi ,  sonucta 10 yil ulkeye yabanci sermayenin gelmemesi incelenmedi bile…

Yargi erkinin ehil olmadigi gibi birde bagimli oldugu bir ortamda, yargic birde hakem degilde , tarafli oldugunda bugunku durum ortaya cikiyor..

Iste dunu iyi analiz edemedigin anda biz nerde hata yaptikte bu 5 ornek davada neleri yanlis yaptik diyemedik.. Bugune geliyorsun ve bugun yargiclar gene aydinin, siyasetin ve dunyadaki esen ruzgarin arkasinda kaliyor.

sn, Erdogan’in siyasi rakibi secime giriyor, secilemiyor , secilemeyen yargitay Mustesari kendini yargitaya uye secerken ne tesadufse sn, Erdoganin davasinin oldugu yargitay dairesine uye oluyor ve oradaki ayni siyasi gorusteki hakimlerimiz bir anda siir okudu diye ceza veriyorlar ve mazlumun yaninda olan halkimiz siyasi dengeleri bozuyor , sn, Erdoganin siyasi olarak onu tam kapandi derken bu yanlis musluklari sonuna kadar aciyor, artik muhalefetler icin iktidar olmak degil muktedir olmak icin yargiyi ele gecirmek ve yargiyi siyasetin arka bahcesi yapmak herseyden once geliyor, Memurlastirilmis , vicdanla cuzdani arasinda sikistirilmis, hukuk egitim kalitesinin yetersizligi nedeniyle ehil olmayan hakimi artik mufettis ve HSYK ile yonetmek siyasi iradeler icin cok kolay olmaktadir..

Turkiye en buyuk radikal devrimini siyasi partisine, yargicina, denetcisine ve medyasina bagimsizligini verdiginde yapmis olacaktir, iste o gun Turkiye’de

“Adalet yuksek siyasete kurban edilmeyecektir  “”

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Guler1@aol.com

Geriye dogru bakildiginda neleri basardik, neler eksik kaldi…!!

Degerli Arkadaslar,

Son 50 yila baktigimda Turk is hayatinda neleri yaptik, neleri yapamadigimiza bir bakip , o gunleri yasamamis  arkadaslara  bir yol haritasi verelim istedim … Takdir siz okuyuculara birakilmistir…!!

1. Turk is dunyasinda sermaye ile sokagi baristiramadik…

2. Hangi alanlara yonelecegimizi bizim adimiza birilerine biraktik ,

3. DPT siyasetin emrine verdik, uzun vadeli planlar gelistiremedik..

4. Siyasal istikrarsizlik , koalisyon partileri ulkeyi yonetemedi ..!!
    Siyaset bir proje yarismasina donusturemedik ….!!!
    Dort donem secim kazanmis tecrubeli siyasi parti yetistiremedik..
    10 donem mecliste olacak milli bir kalkinma projesi olusturamadik..

5.Emek yogun isletmelere eleman yetistirecek mesleki egitime onem vermedik, ormancilik, aricilik, balikcilik, tarim , sarapcilik, bagcilik , zeytincilik , turizm , tenkoloji , bilesim , e-market , innovasion , savunma sanayinde , otomotiv sanayiinde yan sanayi olacak isletmelere onem vermedik ..

6. 20 yil degismeyecek ulke sartlarina , dunyadaki gelismeye uygun bir model uretilmesi lazim oldugunu kabullenemedik..

Son donemlerdeki basarimizin en onemli nedeni Kemal dervis zamaninda yapilmis radikal reformlarin yeni hukumet donemindede benimsenmesi ve gelistirilerek uygulanmasidir, yeni hukumetin yaratttigi ve basarili oldugu bazi modellerinde benimsenmesi ve millilestirilerek mecliste grubu bulunan partilerce kabul edilip revize edilip , iyi taraflari takdir edilip, kotu taraflari revize edilmelidir, muhalefet partileri yenicerililer gibi hep istemezuk demek yerine , katilimci olmali, iktidar  partileride astigim astik, kestigim kestik politikalarindan uzaklasmalidir, bu takim calismasini getirecek ve ulke kazanacaktir..

Turk is hayati once insaatta uyguladigi sat-yap modelini dis ticarete aktarmalidir , su anda uretim kapasitemizi kullanamiyoruz, her yeri calismayan fabrikalarla doldurduk ulkede 150 milyar dolarlik sanayi batakligi var, birde kullanilmayan 150 milyar dolarlik kapasite var…

Bakmayin siz sanayi odalarinin kapasite kullanma oranlarina, dar bogaz giderme , kapasite arttirimi ve entegre yatirimlari yapamadigimiz icin hakiki kullanilmayan kapasite oranlari cok yuksek ..

Bunu degerlendirmek oncelikle ele alinmalidir, egitim sisteminde mesleki egitime onem verirsek 15 milyon gencin sorunlarini cozmemiz mumkundur, eger bu nufusu ekonomik bir plan yaparak Turkiye Cumhuriyeti iyi kullanamazsa funyesi cekilmis bu bombalari kullanacak  kisi ve kurum bulunacaktir.  Turkler icin 7 milyarlik dunya nufusu global pazardir ve bu ulke insani dis satima oncelik verip yillik ihracatini arttiracak radikal kararlar almalidir !!

Biz G7 ler arasina sokacak elimizde  demokrasi plani ve onun entergrasyonu olacak kalkinma , yatirim , egitim planimiz yoktur, aksam yatip sabah kalktiginda adina reform denen gunluk konularla siyasetcilerimiz hala kendilerini kandirmaktadir..!!

Demokrasimizi gelistiremedigimiz icin is hayatinin en onemli hammaddesi olan Siyasi parti-yargi ve denetim bagimsizligini saglayamadik, Liberal ekonominin serbest birak ayagini iyi calistirdik, insanlara vergi kacirin, devletin arazilerini, orman arazilerini gasp edin, devlet bankalarini soyun nasilsa affederiz diyerek buyuk serbeslik tanidik ancak liberal ekonominin denetim ayagini ehil ve bagimsiz yapmadigimiz gibi  siyasilere bagimli oldugu icin donemin zenginlerini yarattik.

Is  hayati istikrar ister, bizde siyaset degistikce ona bagli olarakta yargi-emniyet-denetim ve medya degisiyor , bagimsizligini saglayamadigimiz bu kurumlari ele gecirme mucadelesi ulkeye cok sey kaybettiriyor..

Ulkenin gundemleri hala kelimeler, gunluk olaylar ve guc mucadelesi seklinde geciyor, ekonomik bagimsizligi kazanamadigimiz icin siyasal bagimsizligimizda dip yapiyor…

Buyuk avantajlarimiz var, iyi kalkiniyoruz ancak eski kotu aliskanliklarimiz hala devam ediyor ve en onemliside hala elimizde bizi Demokrasiye, saydamliga, Liberal ekonomiye ulastiracak bir programimiz bile bulunmamaktadir..

Ne yazikki, buyuyoruz derken , gelinen yer budur..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Ekim 2010 Orlando FL

Mesut’tan once , Mesut’tan sonra….!!

Degerli Arkadaslar

Alamanya yollarina yolladigimiz vatandaslarimiz siyasiler icin oy ve doviz kapisi, sermaye acisindan ise iyi birer musteri idi…Vatandas icinde zaman zaman noel baba gibi hediye getiren bu doviz sahipleri ulkemize cok buyuk katkilarda bulundular…
Onlarin dovizini , emegini , tecrubelerini cok yerde kullandik.. Onlar sayesinde ulkemize doviz geldi, turist geldi, ev aldilar, ev aldirdilar, fabrika yaptilar ve fabrikalarimizin hisse senetlerini aldilar…

Artik onlar icin yeni bir donem basladi.. Ucuncu jenarasyon Alman vatandasi olarak siyasette, sporda ve is hayatinda onemli yerlere gelmeye basladilar..

Artik onlari Avrupa parlementosunda, guzellik yarismalarinda birincilik kursusunde , sanatta ve sporda onemli yerlerde gormeye basladik..

Mesut ozil genc 21 yasinda kardesimiz cok onemli bir atak yaparak yaklasik son iki yildir Almanya’da futbol hayatinda zirveler yapti, sirasi ile once UEFA kupasinda final oynadi, sonra Alman kupasini gol atarak Werder Bremen’a kazandirdi, Almanya’ya 21 yas alti sampiyonlugunu getiren takimda yer alarak buyuk sukse yapti..

Almanya ile bu yaz katildigi Dunya kupasinda artik tahtina oturmustu, Kral tabiki futbolun Krali olan Real Madrid takimini tercih etti , bu onun sporda yaptigi zirvenin kisa bir tarihiydi..

Bu hafta Alman milli takimi formasi ile Atalarinin takimi ile oynadi, bir oyuncunun zeka , ayak ve takim oyunundaki dengesini oyle bir anlattiki, her seyi ile seyretmesi cok zevk veren bir oyuncu idi… Tum dunya ondan Turk kokenli oyuncu diye bahsetti..

Turkiye adina yaptigi tanitimin bedelleri milyon dolarlarla olculemez ama en onemli yaptigi sey , arkadan gelen milyonlarca Turk kokenli cocuklara yol gosterdi, Almanyada yaklasik 3 milyon Turk var ve bunlarin bir milyonu alman vatandasligini secmis vaziyette , Mesutun basarisi artik Turk genclerinin onunu acacak onlar once bulunduklari ulke vatandasi olmayi , sonra sisteme uyum saglayip, dogduklari ve doyduklari ulke ile uyumlu yasamayi ogrenecekler..

Almanyayi siyasette, ticarette ve sporda zirvelere cikarak temsil edecekler ama hic bir zaman icin Mesut gibi Atalarinin vatanini unutmayip, gol atsalarda hep iclerinde buruk bir sevinc kalacak , hep ulkelerine saygili olacaklar..

Turk kokenli olarak anilacaklar ve Turkiye’deki vatandalarinada ayri bir mesaj verip, bizden cok sey olur, sorun insanda degil sorun sistemde , demokrasi , saydamlik ve iyi egitimin oldugu yerde takim oyununun alt yapisinin iyi saglandigi yerlerde , Turklerin ne kadar basarili oldugunu onlarada anlatarak cok ama cok sey yapmis olacaklar..

Mesut gibi bir kandasimiz oldugu icin ben sahsen cok gururluyum, ona o sahada islik calan ve yuhalayanlara kizmamak gerek, onlar neden onun gibi olamadik diyerek tepkilerini gosteriyorlar, Turkun onemli ozelligi olan yukseleni asagiya cekmek ve karalamak istiyorlar , bunlari hep normal kabul edelim , zamanla bunlardan uzaklasacagiz, boyle insanlari ayaga kalkarak her yerde alkislayip onlari basimiza tac edecegiz, herseyin zamani var.. Henuz yolun ortasindayiz..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Orlando Ekim 2010