Yazar: mujdatguler
Dogum gunun kutlu olsun Mavi gozlu !!!
Degerli Arkadaslar,
Turkiye hep korkulari ile yasadi, dusunce ozgurlugu hic bir zaman yerlesmedi ve dusunce ozgurlugu olmadigi icinde demokrasiye ulasamadi, saydamlik ve hukuk devleti ile bulusamadi…!!
Bir donemler en onemli korku Reformlarin ve Ronesanslarin ulkemize gelmesi idi, o yuzden derebeylikleri ortadan kaldiran bu yeniliklerden hep uzak duran Osmanli padisahlari ve padisahligin nimetlerinden yararlananlar , 17 yuzyilda amerika ve avrupada demokrasi hareketlerininde arkasinda kaldi , korkunun ecele faydasi yoktu , zamaninda yapilmayan reformlar sonucta padisahliginda sonunu hazirladi..
Nazim hikmet o donemlerde dusunce olarak gelisimden, sosyal adaletten ve sosyal devletten yanaydi.. Sosyal devlet ve sosyal adaletide o donemlerde Rusyadaki sistemde buldu ve bunun etkisinde kaldi, hakkinda o yuzden asagidaki davalar acildi…
- 1925 Ankara İstiklal Mahkemesi Davası
- 1927–1928 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1928 Rize Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1928 Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1931 İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi Davası
- 1933 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1933 İstanbul Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi Davası
- 1933–1934 Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1936–1937 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
- 1938 Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası
- 1938 Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası
Alaturka Demokrasi , Alaturka Liberalizmde 2015 e girerken neredeyiz !!
Degerli Arkadaslar
Ulkemiz insani her gun degisen gundem, komplolar , parelel devlet iddiasi, cemaatlerin secilmis hukumeti bile zorlayacak kadar devletin icine sizdi iddialari ile akil tutulmasina ugradi..
Yargının , medyanin ve denetimin siyasilere bağımlı olduğu , milletvekilini siyasi parti liderinin sectigi sistemde demokrasiden söz açma mümkün değildir.
Bu olsa olsa Alaturka Demokrasi’dir…
Hukuk devleti olamayan ülkeler gelir dağılımındaki dengeyi sağlayamaz, liberalizmin birinci halkası olan ‘serbest bırak’ uygulanır ancak liberalizmi ayakta tutan demokrasinin olmazsa olmaz koşulullarından bağımsız ve ehil denetim-yargının olmadığı yerde ülkenin kaynakları artmaz, dar olan kaynakları da denetim yapamadığınız için kişilere faiz diye ödersiniz… Yolsuzlular gelir dagilimi dengesini bozar ve % 10 luk bir kesim kaynaklarin % 77.8 ine hakim olur..
Bu liberalizmin adı da Alaturka liberalizm olur…
Eş dost hukuku, baskı-sindirme ve satılık bilirkişi raporları ile karar çıkartarak bir anda çetenin aklandığını, şikayetçinin ise madur duruma düştüğünü ülkemizde büyük olaylarda görmek mümkündür. Türkiye bugüne kadar işte bu yüzden banka-ihale-hazine-hayali ihracat soygunlarının hiçbirini çözememiştir. Bu yolsuzlukların ülkeye getirdiği maddi zarar, 100 milyar Dolarları aşmış ancak en önemlisi ülke köşe dönücülüğü, ilkesizliği ve yapanın yakında kar kalırı ilke haline getirmiştir.
Sayıştayın bile hesap alamadığı ülkede bir de beyan esası olmadığı gibi yargı ve denetimde kimin emrinde oldugu kavgalari arasinda , insanlar hiçbir şeye inanmamış ve sonuçta böyle ucube bir durumla karşı karşıya kalınmıştır
Yarı demokrasi, eş-dost liberalizmi, eş-dost hukuku ile AB’ye girmek mümkün olmadığı gibi gelişmiş ülke olmak da mümkün değildir.
İktidar olduğunda mali milatı kaldır, mali aflar çıkar, kayıt dışı ekonomiyi sisteme katarak ülkede kaynak sorununu çözmek için ‘Kayıt dışına bırakalım çalsınlar, bırakalım vergi vermesinler gibi liberal bir yaklaşım içinde olmak liberalizmin dibine atılan en büyük bombadır. Kayıt dışına bağlı kalkınma modeli ile Liberalizm ve Demokrasi yaşatılamaz, bunun adı olsa olsa Alaturkalıktır.
Kayıt dışı ekonomi, eş-dost hukuku, eş-dost liberalizmi iflas etmiştir, hala aynı yolları denemek çözüm değildir. Turkiye bugune kadar yaptiklarinin tamamen tersini yaparak siyasi partisini, yargisini once ehil ve bagimsiz, medyasini bugunku gibi sermayenin, cemaatin, kemalistlerin elinden kurtarip halkin medyasi yaparak cozumlere gidebiliriz..
Bugun Liberalizmin ve Demokrasinin cok uzagindayiz , once insanimizi liberal ve demokrat yaparsak, liberalizmi ve demokrasiyi eve, is yerine, sokaga getirirsek meclise getirmek zor olmayacaktir..
Sevgi, saygı ve selam ile
Müjdat Güler
Before the Christmas Diner 2010
Sevgi ve selam ile
Istanbul 2 ocak 2015
Cumhurun reisini siyasiler Atiyor , halk onayliyor !!
Milletin vekili , milletin Cumhurbaskani diyoruz ne yazikki cumhuriyet ve Demokrasi henuz olusumunu tamamlamadi .. Demokrasinin gobegi olan Fransa ve Amerika’dada aynen bizde oldugu gibi Cumhurbaskanliklari onemli donemlerde Askerin vesayeti altinda oldu…
Sonralari bu gorevlere siyasilerin atadigi liderle secildi ancak tabiki bizde bu atamayi cok ay sayida milletvekili yaparken bu iki ulkedede cumhurun adaylari uzun bir maratondan sonra adaylik secimlerini kazandiktan sonra halkin karsisina cikiyor …
Cankayanin olmazsa olmazi Askerken simdi ayni hakimiyeti siyasetciler yapmaya basladi..
Atanmis vekiller AKP ‘de sn, Erdoganin ben kendimi atadim anlayisina uymak durumunda kaldilar cunku onlari atamis bir lidere karsi soyleyecekleri tek sey yoktu… Atanmis vekillerin MHP ve CHP deki liderleri arka kapilar ardinda modelden adaya gittiler , modele uyan bir adayi atadilar, Parti icinden 20 aday kendi aralarindan halk icinden veya kendi iclerinden kriterlere uyacak bir kisiyi aday gosterme yurekliligini gostermediler, biat ve itiat etmekten baska yol bulamadilar..
Meclisin diger partiside kendi icinden bir adayi secti , Selahattin Demirtas bu secimlerden en karli aday cikti cunku kendini iyi anlatma sansi yakaladi , keske CHP ve MHP secimi kazanmak icin degil ileride partilerinin ve ulkenin basina gecebilecek bir adayi bu secimlerde halkin karsisina cikartabilseler cok daha iyi olacakti..
AKP siyasi bir tabandan gelen sn, Erdogani aday gosterdi cogu nitelikleri cankaya icin uygun olmasada kendi ve partisi acisindan onemli gordugu Cankaya makamina aday oldu ona buyuk avantajlar partisinede buyuk avantajlar saglayacagi kesin ama Turkiye icin bugun demokrasiden, sivil anayasadan , hosgoru ve saydamliktan uzaklastigimiz gun olarak tarihe gececek..
Erdogan kazanacak ama ulke kaybedecek , ulkenin kazanmasi icin sn, Erdogan siyasi kimligini daha cok kullanan ve cankayanin 1982 anayasasasi ile sagladigi imkanlari tamamen kullanan , yari baskanlik sistemine geciste tum yetkilerini sonuna kadar kullanan bir Cumhurbaskani olursa ilerde halkin aday gosterecegi bir adayin bizi sivil anayasa yapildiktan sonra halkin sectigi vekillerden olusmus Millet meclisinin kararlarini denetleyen bir senatonun tesisi ile tepede siyasetten gelme bile olsa sistemin onlara anlasmayi ogrettigi bir Cankaya modelinde ulke gercek demokrasiye gecebilir bugun olanlar demokratik diktatorlukler icinde kisilerin menfaatleri ve kisilerin gunluk planlari ustune kurulmus Hisseli Harikalar kumpanyasindan baska bir sey degildir…
Bu mevcut anayasa ile 5 yil sonra halkin Cumhurbaskanini secmek istiyorsak once bu kriterlerden
(Blogda 10 mayis 2014 gunu sahsi kritelerimi belirttigim yazimi okuyabilirsiniz ) bugunden itibaren onca adayi belirleyecek onumuzde 3 koca yil var , sonrasindada onun secilmesine onay verecek 20 adet halkin vekilini bir dahaki secimlerde meclise sokacak bir parti etrafinda birlesmek gerekir.. Bugun aglama gunu degil akilli plan yapma gunudur..
Mujdat guler
10. Agustos. 2014
Istanbul
Markalar liginde ulke ve firmalar olarak ligin neresindeyiz !!!!
TURKIYE ULKE OLARAK MARKASINI NASIL GELISTIREBILIR,!!!
MARKA OLAN TURKIYE NASIL GLOBAL DUNYA MARKALARI URETEBILIR !!!
Global marka olmus firmalara baktigimizda Global marka olmada sirasi ile
1. Ulke
2. Ulkenin vatandasi
3. Markaya verilen tesvikler..
4. Risk sermayesi ..
5. Argesa’ya ayrilan kaynaklar..
6. Uretimin alt yapisi olan demokrasi, saydamlik..
7. Ulke halkinin, kurumlarin ve yarginin yabanci
sermayeye bakis acisi
8. Disarda yapilan yatirimlarda arkanda kamu oyu ,tesvikler ve
siyasi destegin olmasini sayabiliriz..
Yani Global marka olmanin cok ama cok onemli marhaleleri var.. Bizde avrupaya
girmis avrupanin artik bu isleri emek yogun isletme olarak turklere
biraktikleri isleri yaptigimiz markalarimiz var, Beko Vestel gibi , dunyaya
girmis hic bir markamiz yok..
Amerika’da marka tesvigi alan firmalarimiz var ama yilda 2.2 milyon dolarlik
tesvikle marka olmak , global oyuncu olmak mumkun degildir..
80 den sonra dis ticaret yapan bir ulkede gelinen yeride basari kabul etmek
gerekir, Global marka olma yolunda hemen bu islerin olmayacagini bilmekte
basaridir, nasil olmasi gerektigi konusunda sanirim ortada tam bir mutabakat
yoktur.. Yerli markalarimiz olustu, bunlarin bazilari sinirlari asti , global
marka olma yolunda henuz yolun basindayiz…
Marka olmak icin isim projenin sadece bir ayagidir, dogru ismin avantaji
vardir.. Ama uretim hatti yerli isimle cok basarili olmus, Toyota gibi
orneklerdede bu engelde asilarak marka olunur, isim engel degildir..
ulke olarak markalar liginde 45 inci siradayiz , G 20 ler arasinda dunya 17
sincisi, yatirim yapilabilir ulkeler arasinda 70 ci siralarda dolasiyoruz, insan
haklarinda egitim kalitesinde cok asagilardayiz.. Bu kadar buyuk bir ulkenin once
ulke olarak marka olmaya ozen gostermesi gerekiyor.
dunyada artik en cok gidilmek gorulmek istenen yer olarak Istanbulun birinci
secildigi Istanbul gibi bir dunya markamiz var.. Istanbul –Bogaz bunlar turkiye icin cok
onemli markalar.. Allahin yarattigi dunyanin en guzel sehirlerini plansizlikla kulun yarattigi uydurma sehirlere benzetmeye calisarak o guzelligide bozmak icin elimizden geleni yapiyoruz..
anlayisimiz, hem uretim kalitemiz iyi degilse, arkaya dolanip iki puan alanlar
cok yerde ondeyse ; siz en iyi urunude uretseniz ulke sartlari sizin onunuzde
engeldir ve dunya markasi olmaniz hemen hemen imkansizdir..
Ozil turk markasi, cunku ana vatani turkiye ama turk kokenli bu arkadas ne
yapti, alman takimini secti , alman milli takiminda zirve yapti ve vitrine
dunya kupasinda cikti, 50 yil sonra dunya kupasinda oynamis bir takim yerine
marka olmus bir ulkeyi secti sonuctada Real madrid’e transfer oldu.. Bu yil
gene dunya kupasinda almanya olarak dorduncu yildizi taktilar , bizdede cok
mesutlar var ama Turkiye formasi ile bir Yildiz takmayi birak Arda gibi avrupa
sampiyonlar liginde final oynamayi , ispanya kral kupasi, avrupa sampiyonlugu
ve la liga sampiyonlugu gormus usta ayaklar dunya kupalarini TV lardan
seyretmek mecburiyetinde kalmistir..
Turkiye iste boyle bir yol ayriminda, Tasarimci bir ulke olarak global dunya
markalari yaratip , dunyada bir cok ulkeyi uretici gibimi kullanacak yoksa
bugun yaptigi gibi tasaronluk yapmayami devam edecek…
Ulker , Eroglu ve Damat gibi bazi dunya markalarini satin alma modeli ve yabanci markalarla yapilan uretim ortakliklari ve fason uretim yapma modelide dunya markasi yaratmamizda onemli bir orta egitimdir..
Dunya markasi olma yolunda bu ortakliklar bize is design’i nasil yapilir onu ogretecegi icin cok rahatlikla markalar uretecegiz ama biz dunya markasi olmada
demokrasimizi , siyasi partilerimiz, saydamligi, insan haklarini , yargimizi ve denetimi dunya markasi yapmamiz gerekecek…
Bence en onemli yol ayirimi burada…!! Biz global dusunup , global bir demokrasi olursak alaturka zihniyetten uzaklasirsak once insanimiz, sonra ulkemiz sonrada firmalariz marka olur..
Sevgi,saygi ve selam ile
Konut Balonu Nedir , bu balon ne Zaman patlar !!!
- Muteahhitlerin oz kaynak yetersizligi
- Ev degerlerinin cok dusmesi
- Ulkedeki krediler icinde mortgage kredilerinin payinin % 50 den fazla olmasi…
- Muteahhitlerin riski daha ziyade malzeme ureticileri ve alicida o yuzden bankalari rahatsiz edici boyutlarda degil muteahhit iflas eder, vatandas aglar kismi gozyaslari topraga duser ama bu medyaya bile yansimaz cunku ayni muteahhit ismini ve sehrini degistirip yeni bir projeye baslar ve gazete ilanlarina devam eder devlette trafik polisi gibi bakar olan zavalli vatandasa olur bunlar kismi yol kazalaridir konut balonu olarak algilanamaz..
- Bizde insanlar % 25 gibi para koyduklarindan ve ev degeri arttigindan henuz boyle bir tehlike yoktur siyasal istikrarsizlik olursa ekonomi cokerse ev degerleri koydugunuz pesinatida alir gotururse iste orada konut balonu olusur bizde henuz boyle bir sey yoktur
- Bankalarin toplam kredileri icinde konut kredilerinin payi % 10 civarindadir bankalar bu montandaki konut kredilerini tuketici kredisi oldugu icin ve her sey bankalarin lehinde oldugu icin yonetmesi kolaydir, vatandas evini kaybeder kismi yol kazasidir bankayi etkilemez ve bu konut balonu demek degildir..








