Kadina siddet ve Tecavuzlerde ihtisas Mahkemeleri kurulmalidir !!

Degerli Arkadaslar,

Yargiclarimiz hocasiz hukuk fakultelerinden mezun oluyorlar, siyasal baskilar karsisinda  degisen siyasi sartlara ayak uydurmaya calisirken cok zor sartlar altinda adalet dagitmaya calisiyorlar ..


Guc odaklarinin , mufettislerin baskilari altinda kalmis , ekonomik zorluklar, dava sayisinin coklugu, adli kolluk, katip , adli tip ve bilirkisilerinde yetersizligi ile yargiya olan guven azaliyor…

 Kadina siddet ve tecavuzlerle ilgili ihtisas mahkemelerini ele alacagiz , Ozgecan kizimiz gibi diger kizlarimizi ve kadinlarimizin oldurulmesinin onune ihtisas mahkemeleri , ehil ve guvenilir yargic, adli kolluk ve adli tip ile cozebiliriz tabiki oncelikle onemli bir zihniyet devrimi yapilip, siyasi olarak kadina esitlik saglamasininda sart oldugunu gormeliyiz..

Biz bugun kamu oyuna mal olmus kadina siddet ve tecavuz davalarindaki ihtisas mahkemesini genel olarak derine inmeden inceleyecegiz..


 Kadina siddet ve Tecavuz davalarinda ihtisas mahkemeleri ..
———————————————————————————

Oncelikle bu mahkemelerde gorev alacak yargiclarin 4 yillik sosyal egitim veren okullardan mezun olmasi , 3 yilda ozel sadece bu alanla ilgili egitim alma sartini saglayip bu mahkemeleri bu alanda simdi ihtisasli olmus hakimlerle kurup yola ehil ve bilgili hakim , ozel mahkemeye ait kolluk kuvvetleri, ozel adli tip uzmanlari ve ozel bilirkisilerle cozmek sarttir..

Bu mahkemelerde kadin yargiclarin daha cok olmasi onemli bir avantaj getirecektir, erkek yargic, erkek adli tip uzmani , erkek bilirkisi , erkek polis kadini anlamamakta ve kadinin yaninda olmadigi gibi ustelik erkegi korumaktadir..

18 yasin altinda olan suclarda hakimin takdir yetkisini elinden alip , kizimizin onayi vardi yoktu gibi akil tutulmasini yasalarla ortadan kaldirip , iliskiyi kurdun suc demek durumundayiz cezayida minimum 18 sene yaparsak kizlarimizi koruruz ustu yaslar icin ceza miktari ve sartlarini ulkede karar verecek cok ehil , aydin ve konusuna hakim insanlarimiz vardir.. O konu onlarin isidir..

Hukuk egitim kalitesi arttirip, hakimi ehil yapip, siyasal bagimsizligini ve ekonomik bagimsizligini verebilsek , onlarida denetimini saglamak icin mal beyanlarini saydam yapip, onlari denetleyen mufettisleri siyasal idarenin emrinden cikartabilirsek cozumlere ihtisas mahkemeleri ile gidebiliriz.
Bu yapi icinde adaleti saglamak mumkun olmadigi icin ;

Ulkemizde bu yuzden insanlar kendi adaletlerini kendi yapmaktadirlar, cahili adaleti silahla, kavga ile cozmeye calisirken uyanigida kendi hakimini, kendi bilirkisisini, hakime yakin avukati, yargitay uyesini ve bu islere aracilik edenleri bularak cozmeye calismaktadir..


Turist gelirimiz ulke icin en onemli gelirlerden biridir, turiste tecavuz edilmekte, oldurulmekte katiller ve tecavuzculer ozel olarak korunmaktadir, cunku hayvana tecavuz ederek buyumus bir erkek neslin , turiste tecavuze bakis acisinin farkli olmayacagini dusunmek durumundayiz..

Ihtisas mahkemelerinde agirligi kadinlara birakalim,  siyasette konunun kanunlastirilmasi  ve savunmasinda ,  kadin milletvekilerine  birakalim kadinlar bu konuyu cozecektir..

Erkek hakimiyetinin oldugu erkek beyinlerin hakim oldugu yasalar, yargilar, emniyet teskilati , adli tip ve psikologlarla cozemedik birakalim kadinlara kadinlar kendi sorunlarini kendileri cozecektir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Ozgecan Aslan anisina !!

Degerli Arkadaslar

Ozgecan Aslani kaybettik… Icimiz yandi, genc bir insanin basina gelenler , kadina karsi siddetin geldigi tehlikeli boyutlari bir kere daha hatirlatti..

Buradan alinmasi gereken en onemli ev odevlerimizi asagida kendime gore siralamak istedim…


1. Adil gelir dagiliminin olmamasi … 

Eger adil gelir dagilimi olsa universitede okuyan bir kizimiz rahatlikla arabasini almali ve okuluna arabasi ile gitme hurriyeti olmasi gerekirdi … Eger adil gelir dagilimi olsa sosyal devlet olur universitelere devlet bedava ulasimi saglayabilirdi, ortada saygin, guvenilir bir devlet ve yerel yonetim olsa idi toplu tasim araclarinda suruculer belli denetimden gecen guvenilir kisiler olurdu.  Ortada ticaret-siyaset ve denetim ucgeni bu konuda sinifta kaldi..

Adil gelir dagilimi olsaydi olduren cocugun aile duzeni olurdu, ailesi ekonomik kriz nedeniyle dagilmis annesi yok , anne sevgisi olmadan babasi ile yasamis, sorunlu iyi bir egitim almadigi belli, potansiyel bir suclu ama kimse bu cocugu alip psikologo getirmemis ve toplumda boyle bir otokontrol yok ne yazikki, ulkemizde boyle pimi cekilmis bir cok saatli bomba ne yazikki icimizde bence esas sorun burada…


2. Adil yargilama olmamasi ve adalete guvenin azalmasi  ..

Eger adil yargilama olsa ve adalete guven olsaydi, tecavuzculer icin caydirici cezalar alinmis, tecavuzun onu denetimler ile kesilmis olurdu, ne yazikki kizlarimiz suclu oldu, turistler suclu oldu tecavuzculer , kucuk cezalar alarak ellerini kollarini saglayarak toplumun icine girdiler, dogrusu bu kisilerin uzun sure icerde yatmasi ve ciktiklarindada ayni sehre gelmemeleri ve disarda tecavuzcu damgasi ile diger insanlarin onlarin oturdugu yasadigi yerleri bile bilmesi gerekirdi, insanlar kurtlar vadisi modeli gibi , suc islediginde suclarini tam cekecegine, yakalanacagina , hayatlari boyuncu boynuzlu esek durumuna dusecegine inansa bunlarin hic birine cesaret edemezdi..
Yakalanmam, yakalansam bile af cikar ve cikarim mantigi toplumda suc oranlarini arttirmaktadir..

Toplum icindeki gunluk ofkeler, siyasetin ofkesi, medya, diziler , filmler ve uyusturucu dengesiz insan uretmemizi sagladi…

3.  Insanlarimizin ofkesi ve sucluya karsi yapilanlar..


Bakan bey cikti , benim kizima yapsa ben cezasini verir ve sonuclarina katlanirdim demesi , hukuk devleti anlayisina bence uygun degildi..
Birileri asalim dedi, idami savundu.. Idam cezasi ciksa bile saniklarin bundan yararlanmiyacagi unutuldu ve idamin cezalari caydirici veya azaltici olmasi konusuna hic deginilmedi..
Birileri icerde oldurelim dedi , icerde irzina gecelim diyenler oldu…
Bunlar toplum olarak ne kadar hastalik bir yapinin icinde oldugumuzu gostermesi acisindan cok anlamliydi…
Birileride din tacirligi yaparak kizlarimizin giyimlerinin bu tur olaylarda neden oldugunu savundu, boyle bir ters anlayis kizlarimiz istedigi gibi giyinir kimsenin onlara giyimleri nedeniyle saldiri yapmasi hakkini vermez tabiki… Hirslarimiz, ofkelerimizle cileden cikmanin , o katille bizi ayirmayan ortak ozelligimiz olarak beni daha cok korkuttu…!!

SUCU YARATAN ORTAMI NASIL DUZELTIR, BATAKLIGI NASIL KURUTABILIRIZ ?

Bu ulkede bu batakliktaki tek sinek Tarsuslu sofor degildir, bu bataklik cok sinek uretir, cok Ozgecanlari kaybederiz, biz Batakligi gelismis demokrasi, adil yargilama ve adil gelir dagilimi ile cozebiliriz ne yazikki cozum idam’da , kissasa kissas cezalandirmada degil, biz hukuk devletinden, insan olmaktan , sevmekten hic ama hic ayrilamamiz gerekiyor…

Kizimiz okula giderken ona guvenilir bir ortam saglamamisiz, cantasinda sapiklara karsi gaz ile geziyor, cesur ve iffetine duskun , canini veriyor ama namusunu vermiyor, bu cocuklar birer pirlanta bunlara bu azabi cektirmek yazik degilmi , bu kizlarimiza kizim canin her seyden onemlidir, boyle bir olayda baktin icinden cikamiyorsun , aman canini koru demeliyiz, kizimiza sonra mahkemelerde gonul rizasi ile yapti , tepki vermedi dememeliyiz .

Bir sapigin camuru ile kizlarimizin iffeti kaybolmaz, biz once bir beyinsel refomlar arifesindeyiz, bu sapik gencleri nasil uretiyoruz, evli bir cocuk neden aile ile ilgili sex danismani kullanmiyor, demekki evindeki sex hayatinda bir dengesizlik var bunlar sucu doguran en onemli nedenler, bunlarin cozumleride ehil ve guvenilir, siyasallasmamis kendini topluma adamis ehil , ekonomik ve siyasi bagimsizligini saglamis yargic, denetci, saglik ve egitim gorevlileri ile saglanir burada sucu o katile atip , kendimizi kurtaramayiz..

Once insan olacagiz..Sonra sorumlu insan olacagiz..

Sevgi , saygi ve selam ile

Mujdat guler

Istanbul 17. Subat. 2015

Baskanlik sistemini konusmak ulke icin luxmudur , yoksa ihtiyacmi ?

Degerli Arkadaslar,

Turkiye dikta anayasasini degistirecek sivil anayasaya ihtiyaci var, mevcut anayasayi degistirebilecek meclis cogunluguna iktidar partisi 12 yil icinde elde edemedi, anlasarak anayasayi degistirmek konusundada muhalefet ipe un serdi .

Ideal  sivil anayasayi , bagimsiz yargi ve denetimi, saydamligi , kuvvetler ayriligini savunacak bir siyasi parti ne yazikki siyasi arenada yok..

Meclisteki partiler ve yeni anayasa icin kurulan komisyondada bir arpa boyu yol alinamadi..
Turkiye once sivil anayasayi konusmak yerine, Baskanlik sistemini tartismaya acti..

Bu tartisma seviyeli , bilgili ve kamu oyunu aydinlatacak sekilde yapilsa cokta basarili olur ama once sivil anayasanin konusulmasi ve ulkeyi demokrasiye tasiyacak kuvvetler ayriligini saglayacak sivil anayasayi , senato sistemini ve onun ustundeki Baskanlik sistemini tartismaya acmasi cok yararli olur diye dusunuyorum.

Baskanlik sistemi  isteyenlerdende bu konuda nasil bir model turkiye icin iyi olabilir konusunda fikir tartismasinin aciliminin  olmadigini , Erdogana karsi olanlarin  ben Baskanlik sistemine karsiyim dedigini goruyoruz… On fikirli olmak yanlis tabiki meselenin enine boyuna mecliste, kamu oyunda ve universiteler ile STK tartisilmasi gerekiyor..

Ingiltere ve Amerika demokrasinin iyi kullanildigi iki ulke , ingilterede ulus devlet anlayisi hakim , digerinde Baskanlik sistemi , kongre ve senato var orada ise ulus devlet yok , insanlari bir araya getiren Amerikali olmak cok farkli kokenden gelen ama Amerikali olmaktan mutlu insanlar var, afrikali amerikaliyim diyor, ispanyol amerikaliyim diyor ..

Sn, Erdogan ve AKP’nin  ulkede 12 yillik bir gecmisi var, 12 yilda ulkede demokrasi , sivil anayasa, yargi ve denetim bagimsizligi , medya bagimsizligi, saydamlik , kayit disi ekonomi , gelir adaleti ile ilgili karnesindeki notlar belli.. Kuvvetler ayriligi yerine , kuvvetler birligi konusunda cok caba harcadilar birde yargiyi ve emniyeti cemaata kaptirdik diye bar bar bagirmalari enteresandi tabiki !!

Sivil anayasa, bagimsiz yargi,bagimsiz denetim ve saydamlik konularinda anayasanin kuvvetler birligi sistemindeki hatalari konusup ,kuvvetler ayriligi sistemine gecmeyi konusmak bir zorunluluk ama Baskanlik sistemini once bunlari konusmadan konusmak ise luxtur diye dusunuyorum..

Meclisteki partilerin temsilcileri , STK ve kamu oyu tarihi gorevi ustlenmeli, anayasanin yapimina bir tuglada koymalari en azindan turkiyede ilerde tek basina iktidar olarak anayasayi degistirecek partinin yapacagi anayasa ile ilgili kamu oyunda bir anayasa kulturunun olusmasinda gereklilik vardir..

Sevgi ve selam ile

Mujdat guler

Girdigi tum secimleri Kazanan Erdogan ve ilk defa Erdogansiz secime girecek AKP





Degerli Arkadaslar,

Bu yil 7 Haziran secimlerden ilk defa AKP secime Erdogansiz girecek ama Erdogan 

Yaptirdigi yeni sarayla ve cumhurbaskanliginin hem mali hem idari hemde anayasanin verdigi yetkileri sonuna kadar kullanip , Baskanlik soylemini ortada dolastirarak birinci gundem olmayi beceriyor..

“Erdogan gitti , AKP bitti “sozunun onune gecebilmek icin ona oy veren secmenin oyunu guvenceye aliyor , nasilsa Erdogan iktidarda ve gene tek adam ulkeyi yonetiyor diye secmende bir algi olusturulmus vaziyette..

Erdogan sonrasi parti ne olur anlayisinada yeni hedef koymus vaziyette ve Erdoganin atadigi vekiller direk olarak o projeyi anlatiyorlar..

7 Haziran secimlerini anayasayi degistirecek cogunlukta kazanacagiz ve Turkiye baskanlik sistemine gececek diyerek vizyon koyuyorlar…

Bu konuda devamli her secimi kazanmis ve cumhurbaskani olmadan , sarayini yaptirmis , planlarini baskanlik sistemine gore duzenlemis bir kadronun mevcut muhalefet yapisi ve ulkedeki dengelerle bunu gerceklestirme sanslarinin olmadigini soylemek yanlis olur..

Muhalefet 9 secimdir sapkanin icinden tavsan cikacak , Erdogan bir yerde hata yapacak ve bizde o hata sayesinde iktidar olacagiz diye dusunuyor..

Ati alan uskudari gecti, Bagdata gidiyor , bizim muhalefet hala bir kere attan dustu ya gene duser diye bekliyor…

Ulke gunah kecisi ariyor, STK ve siyasete katilip , demokrat , saydam ve sorumlu vatandas olmayi arzu etmiyor… Erdoganda bu halki iyi taniyor ve ben agactan dustum bu ulkede her kademeyi, ulkeyi benden daha iyi bilen bir kimse yok ben bu ulkeyi en iyi yonetirim ve kimse benim onumde durmasin Tum yetkileri elinde olan Tek adam olarak bu iste basarili olacagim diyor…

 7 Haziran secimleri partilerin secim yarisi degil, Baskanlik sistemini saglayacak 400 milletvekiline donusmus durumdadir  ,  bu secimi kaybetmis bile olsa AKP 5 yil daha tek basina iktidar olacak ve bu yolda kaybetmis olsada kazanmis olacaktir.. !!

Erdogan anayasayi degistirecek meclis cogunlugunu saglayamasada  ulkede Baskanlik sistemine gecmistir, bu boyle devam edecektir , dahada guclenip bu gucunu dahada arttiracaktir..

Cumhurbaskanligi seciminde birinci turda aman secilmesin diye gunu kurtaran muhalefet partileri simdi hic bir sey yapmayip aman Baskanlik sistemi gelmesin diye gunu kurtarmaya calisacaklar..
Meclis cogunlugnu saglayacak vekil cikarmadilar diyerek basardik diyerek birbirlerini tebrik edeceklerdir.. !!

Yeni Turkiye vatana ve millete hayirli olsun..

Sevgi , saygi ve selam ile

Mujdat guler


ALEXİS TRİPRAS’ IN KAPİTALİST DÜNYAYI TİTRETEN MANİFESTOSU !!

Degerli Arkadaslar

80 li yillarda Mitterand Fransa’da iktidar oldugunda ozellestirilen bir cok kurumu devletlestirmis, sermayeye ozel vergiler koymus ve tam bir cadi avi baslatmisti o tarihlerde is adamlari isvicreye hem paralarini hemde kendilerini atiyorlardi devlet sermayeye ve vatandasina savas acmisti..

Sonralari bu sistem yurumedi ve fransa ureterek, liberalizmi daha dogru  uygulayarak bir cok alanda cok buyuk basarili olan demokratik , sosyal ve liberal bir devlet olarak daha fazla gelisti.. Sanayide, turizmde , teknolojide onemli atilimlar yapti ve G20 ler arasindaki yerini hep korudu..

Yunanistan simdi ayni yol ayrimindan geciyor , sosyal demokrat olma ile devletciligin agir bastigi modern kominizm arasinda gelip gidiyor..


Liberal ekonominin once serbest birak mantigi ile sermayeyi rahat birakmali sonra denetleyerek onlarin istihdama, uretime, ihracaata katki vermesini saglamali .


Ancak Tam demokrasiler olmadigi icin liberal rejimler dunyada gelir adaletinin acilmasini sagladi, % 1 lik kesimin % 50 lik geliri aldigi dunyada  liberal rejimler genelde ;

a. Vergi adaletini saglamaktan uzaklasti
b. Ozellestirmeler ile devletin icini bosaltti
c. Devlet bankalarinin icini bosaltti
d. Hazine arazilerini ulufe diye dagitti
f. Orman arazilerini dagitip imara acti

 dogru calismayan liberal ekonomi , yerini boyle karma ekonomilere devletcilige ve demokrasiden uzaklasmaya kendini itiyor, ideal sistem olan sosyal demokrasi, bagimsiz yargi ve bagimsiz medya ile bagimsiz siyasetten uzaklasiliyor…

Bunlar tabiki gelir adaletini bozdugu gibi ulkede fukarlasmanin artmasina neden oluyor.. Turkiye sosyal devlet olma mantigini zor durumdakilere yardim yaparim cozerim anlayisini benimsemis vaziyette..

Baskilar altinda kalan vatandaslar sonucta sandikta sosyal devleti savunan hatta biraz ileri gidip yari kominizm dedigimiz rejimleri bile savunan partilere oy verebilirler….

Alexis simdi oyle seyler soyluyorki sermayenin kacmasina davetiye cikartiyor , sermayeyi serbest birak ve sonra denetleyi birakmis diger bir cadi avi baslatacak gibi bir programi var..

Basina yansiyan tedbirlerine bakarsak

1. 500 bin Avro üzeri geliri olan herkes için gelir vergisi yüzde 75’e çıkarılacak.
2. Avrupa ortalamasına göre büyük şirketlere konan vergiler arttırılacak.

3. Lüks tüketime özel vergi konulacak.
4. Bankaların gizli önemleri ve yurtdışındaki sermayeleriyle savaşılacak.

5. Bankalar millileştirilecek.
6. Stratejik önemdeki eski kamu kuruluşları (demiryolları, havaalanları, posta ve su hizmetleri) yeniden millileştirilecek.

Bunlari yaparsa ve iyi yonetemezse sosyal demokrasi egenin bu yakasinda yara alir , Turkiyedede sosyal demokrasiyi savunan Ecevit iktidar olsada hic muktedir olamadi, cogu donemdede Basbakan olurken MC hukumetlerinde Erbakan ve Turkesle Milliyetci-Muhafazakar -Sol diye bir asure ile tabiki basarisiz oldu..

Sonralari DSP ile gene Basbakan olsada oradada Dort akimci ANAP -Milliyetci Bahceli  ile yeni asuredede basarisiz oldu..

Nerde buldun diye soracagim diyen Maliye bakani iktidarin bitmesine neden olup , ulkede Nerden buldun diye sormayacagim diyen AKP iktidar oldu ve varlik barislari ilede devamli kayit disini destekledi..

Turk halki es dost liberalizmini ve kayit disi ile saydam olmayan bir yapiyi kabul etti.. Benim varligim kayit disi aman kayit disina dokunma git istersen devletin tum varligini sat , ulkeyi borclandir ama bana dokunma birde hazine ve orman arazisini birlikte paylasalim , bankalardanda bana kredi karti ver tuketici kredisi ver ben uc maymunu oynarim dedi..

Egenin diger yakasinda % 67 katilimla yapilan secimde sol partiler buyuk bir oy aldi yani yunanistanda saydam olmayi , kayit icine gecmeyi , devletin daha adil oldugunu ozellestirmelerin yolsuzlugu arttirdigini ve insanlari yoksulluga ittigini , bankalar sektorunde ozel sektorun onlari fakirlige ittigini, devletin demiryollarini, hava yollarini , posta ve sular idaresini ele gecirmesini arzu ediyorlar..

Bu model basarili olursa egenin bu yakasida ruzgardan etkilenir , basarisiz olursa turk halkide fukaraligina devam ederek , sosyal yardimlarla “Devlet babaya ” el acmaya mahkum edilmis olur.. 

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Sosyal yardimlarla sosyal devlet olabildikmi ?

Degerli Arkadaslar
Akp ‘nin 12 yillik iktidarinda basarili olduklari ve basaramadiklarini bu blogta bir kac yazida isledik…
Mukemmel yaptigi bir cok is nedeniyle halk tarafindan 9 kere secim kazanmasina neden olacak yaptigi bir cok yararli isler vardir ama sosyal yardimlar, hazine ve orman arazileri ulufeleri , sermayeye verdigi ozellestirmeler vd ulufeler iktidar olmasindada onemli katkisi oldugu kesindir burada bugun sosyal yardimlari isleyecegiz.. 
Turkiye gelir adaletini , yargi adaletini saglayamadigi icin insanlar fukuraliga itilmis vaziyette hukumetlerde gelir adaletini dagitamadigi insanlara sosyal yardimlar yaparak onlari siyasete oy vermeye mahkum ediyor, insanlar kendilerine devletin icinden gelen yardimda o Baba degisirse bizim yardimlar gelmez diye yardimi yapan iktidarlara onlarda oy yardimi yaptikca bu kisir donguden kurtulamayip sosyal yardima mahkum bir hayat yasamakta , ekonomiden hak ettigi gelir payini alamadigi icin fukuralasmaya devam etmektedir… 
Sosyal yardimlarin durumu asagida yer aliyor..
1.2 milyon kişiye: Yaşlılık aylığı bağlandı.
96 bin asker ailesine: Ayda 250 TL ödenek.
9 milyon kişiye: Sağlık primi ödemesi.
285 bin dul anneye: Ayda 250 TL destek.
1.7 milyon kişiye: Yardım kartı desteği.
600 bin engelliye: Engelli aylık maaşı.
18 bin sahipsiz kadına: Sığınma evi desteği.
Her ilde yoksul aileye: Ramazan ayı yardımı.
Her ilde yoksul aileye: Kurban Bayramı desteği.
Her ilde yoksul aileye: Kışlık kömür çuvalı.
Her yoksul aileye: Çocuk okutma desteği.
Bunlari bir tabloya koyarsak
3 milyondan fazla aile: Sosyal yardım alıyor.
2.5 milyondan fazla kişi: Düzenli yardım alıyor.
2 milyona yakın kişi: Geçici (süreli) yardım alıyor.
1 milyondan fazla kişi: Yaşlılık, engelli maaşı alıyor.
Neredeyse 18-20 milyona yakın kişi “yoksulluğundan-muhtaçlığından-garipliğinden” devlete ve sosyal yardım kurumları ile vakıflarına esir düşmüş durumda. Türkiye’de toplanan vergilerden yoksula, çaresize, muhtaca sunulan yardımın parasal tutarı yıllık 20 milyar TL’yi geçmiş durumda.
Bu insanlari bu hale dusurmek sistemin hatasidir.. Kayit disina mahkum olmus bir ekonomide, uyusturucu tacirleri ortada dolasir, bankalar, hazine kayit disina muhtac hale gelir..
Bir taraftan fuhusla, insan kacakciligi , uyusturucu ve silah ticareti ile organlari ile kayikci kavgasi yapan idareler diger taraftan bu yollarda elde edilen gelirleri varlik barisi yaparak bunlari borsalarda, emlakta ve bankalarda aklamaktadir..
Sosyal devlet olmanin yolu devleti ” Devlet Baba ” gibi gostererek onlara yardim etmek degil, onlari fukara duruma dusurmeyecek is ortamini , gelir adaletini saglayarak insanca yasamasini saglamaktir..

Sevgi , saygi ve selam ile
Mujdat guler

Gaffar Okan anlayisi Kurt aciliminda ornek olarak ele alinmalidir…!!

Gaffar okan , bugun aramizdan ayrilmis cok degerli bir emniyet muduru idi, Once insan oldu, farkliliklar yaratti ve insan kimligi ile oradaki halki PKK’dan daha cok kucakladi..


O yuzden olumunde binlerce insan goz yasi doktu..


PKK nin zor sartlarina eger insanlar gidiyorsa bu bizim hatamizdir, gerek insan olarak, gerek devlet olarak gerek burokrasi ve medya olarak onlara PKK’dan daha cok kucak acip onlara once devlet vardir ve devlet benim icin hizmet etmektedir dedirtmek durumundayiz..


Bunu saglayacak olanda Gaffar okan ve onun gibi dusunen 
Dagda olen cocuk icinde, olen asker icinde aglarim  diyen once insan olan yoneticilerdir..
Sonucta bunlarin hepsi bizim evlatlarimizdir, demokrasiye gecip, saydamligi saglayarak, gelir ve yargi adaletini sagladigimizda ulke kaynaklari adil olarak dagitildiginda egitim duzeyi yuksek , is olanaklarina sahip olan gencler dagda umut aramak yerine , ovada kalarak ulkesine iyi vatandas olarak katki verip, ondan sonra gelen insanlarin dagda umut aramasinin onune gecmelerini saglamaliyiz..


O yuzden bu isi yapacak once insan olan burokrat, siyasetcilere ulke olarak ihtiyacimiz vardir, gaffar okan’in olumunden aglayan o insanlar neden agladi ve gaffar okan bunu nasil gelistirdi, bu bayragi daha yukariya nasil tasiyabiliriz ..


Bunu once anlamali, sonra uygulamali sonrada cocuklarimizi kurtarmaliyiz…!!


Sevgi, saygi ve selam ile


Istanbul 24 Ocak 2015 

Tarikat -Siyaset-Ticaret ve Ugur Mumcu…!!

Bugun Ugur Mumcu’nun olumunun 22 yilini geride birakmis bulunuyoruz..

1988’de Tarikat-Siyaset ve Ticaret ustune guzel bir kitap yazmisti.. 

O yillarda ANAP icinde Basbakan Ozal bir tarikatin uyesi idi ve siyasetin onemli yerlerinde mensubu oldugu tarikatin onemli kisileri yer almakta idi ve ticarettede o tarikatin onemli is adamlari artik cok onemli gelismeler gostermeye baslamisti.. 

Yillarca yer altina itilmis , siyasi baski altinda tutulmus bu insanlar Ozal sayesinde artik yavas yavas yer ustune cikmaya baslamislardi..

Sonrasinda Gulen cemaati ticarette ,burokraside, emniyette ,medyada  onemli bir yer edindi.
Modern  marketing sistemleri, dunya ile entegre olmalari, dershanelerden baslamak uzere , insan yetistirmeye onem vermeleri onlarin insan kalitesinin yuksek olmasina neden oldu, planli yapilan calisma ile her yerde her kesimde okullarda yetistirilen talebeler ile onemli bir network kuruldu..

Bu kesim yer altindan gelmiyordu, hocalik anlayisi , insan yetistirme ve insan yerlestirme , guclu olma ve gucu paylasma bu cemaatin ana islevi oldu, siyaset yapmadilar , siyasallasmak yerine , burokrasiyi, yargiyi , medyayi ve emniyeti ele gecirerek , siyasi partiler ustunde bir guc olmayi hedeflediler …

 Onlarida bu emellere iten , ulkede demokrasinin gelismemis olmasiydi , cok baski altinda kaldilar ve hor gorunduler , liderlerine ulkede yasama sansi bile verilmemesi , tarikatin daha fazla gelismesine neden oldu …

Diger tarikat zaten bu isi yillardir yapardi ve onlarinda onemli bir gucu vardi, biri bu isi yer altinda yapardi, digeri yer ustunde yapmaya basladi… Digeri imam hatipleri ve diger kanallari kullanirdi, bu kesim her egitim kurumunu kullandi ve yer ustunu birakin dunyanin her tarafina yayildi..

Dis ticarette, medyada onemli gelismeler yaparken , sanayiciliktede cok basarili oldular…

Bunu yaparkende yanlarina aldiklari maas verdikleri , menfaate ortak ettikleri , milliyetci, ataturkcu, kemalist gencler icin artik cepleri ulke menfaatlerinin onune cikti..

Bu cesmenin suyu nereden gelir diye kimse sormadi, benim masrabama ne kadar su geliyor onun hesabi ile vurdumduymaz gunluk cemaatci, aksam ataturkcu gencler uretmeye basladik..

Bu genclerin yozlasmasi kacinilmazdi, onlar icin ataturkculuk bir moda hayat ise

Tarikat-siyaset -ticaret ucgeni icinde yer almakti.

Tarikat savaslari icinde yer alip ayri ayri tarikatin uyesi olarak guc savasi veren bu genclerimiz keske cumhuriyet degerleri , demokrasi, saydamlik ve bagimsiz yargi icinde ayni savasi verselerdi. 

Ulke iki tarikatin kavgasina odaklanmis kim kazanacak diye bakarken , cumhuriyetin dustugu durumu gorup gencler bu konuda taraf oluyor ve bir digerine vurun kahpeye diyor bunlarin hepsi yanlistir , bu ulke hepimizin yasamasi icin buyuk, cumhuriyet herkesi kucaklayacak kadar gucludur.. Cumhuriyeti demokrasiye donusturdugumuzde bu acilarin hic biri yasamayacak insanlar yer altinda olmak yerine yer ustune cikacak, tarikatlar gucu devleti ve siyaseti ele gecirmede aramak yerine kendi asli islerine doneceklerdir..

Iste bu nedenle 1993’de ugur mumcular v.d  olduruldu… Guvenilir ve arastirmaci bir yazar genclige ne oluyor diyebilir ve onlarin dustukleri bu gaflet uykusundan uyanmalarini saglayabilirdi olmadi ve her sey 1994 de basladi iste o gunden sonra her sey yavas yavas gelismeye basladi, bu sistemede en buyuk katkiyi ulufeden pay alan sermaye verdi, nerden buldun diye sormayacaklar, ozellestirme ile devletin tum imkanlarini nasilsa bize verecekler diyerek sermaye bu yapiya evet dedi, yozlasmis bir sermaye, yozlasmis bir medya, ehil olmayan ve siyasallasmis yargi sayesinde ulke yozlasmis halki uretti, bu batakligin icinden gul cikmasini beklemek tabiki yanlisti..

Bugun ugur mumcu icin goz yasi doken kardeslerimiz once bu sisteme yaptiklari katkilari dusunsunler sonra hungur hungur aglamaya devam etsinler.. Taraf olmak yerine artik herkesi kucaklayacak olan Demokrasi, sivil anayasa, bagimsiz yargi ve saydamlik icin mucadele etmelidirler… 

Sevgi , saygi ve selam ile

Istanbul 24. Ocak. 2015