Anayasa yapiminda bir tugla’da siz koyun !!

Degerli Arkadaslar,

Turkiye 30 yildir tum sorunlarini “Askerin yaptigi dikta Anayasa’sina bagladi ” bu anayasa bir cok kereler degisikliklere ugradi, siyasi partilerimiz anayasanin onlara sagladigi sorumsuz yetkileri ve gucleri sevip ,  hic bir zaman icin sivil bir anayasa yapmaya yanasmadilar, bazende bu degisiklikleri yapacak meclis cogunluguna sahip olamadilar, sorun ciktikca bu anayasanin gelismis turkiye’yi tasiyamiyacagi goruldu … Bu anayasanin mimarlari ne dusunduler , nereye geldik ve 30 yil sonra neredeyiz bunu bir inceleyelim arzu ederseniz ;

1982 anayasa’sini hazirlayanlar kuvvetler ayriligi yerine , kuvvetin tek bir gucte olmasini arzu ettiler..

Cumhurbaskanina hic bir sorumluluk yuklemeden buyuk yetkiler verdiler, sn, Evren cumhurbaskani olacak diyerek kisiye uygun anayasa yaptilar… Iktidarada nasilsa General Turgut sunalp’in partisi gececeginden , Basbakan ve Cumhurbaskani paslasarak ulkeyi Demokratik diktatorlukle yonetelim diye yola ciktilar,  sozde cok partili sistem adinda Demokratik diktatorluk hedeflenmisti bunu saglamak icinde ;

1. Yargici ve denetimi siyasetin emrine verelim, memurlastiralim  !!
2. Bu halk vekilini secemez, onun yerine vekili biz atayalim !!!
3. Denetimi ve medyayi siyasetin emrine vererek


Dunyada Parlementer sistem ile diktatorlugu yurutmeyi dusunduler.

Sonrasina ipin ucu 1983’te  sivillerin eline gecti, Cankayanin askerleri Yekta gungor Ozden baskanliginda ulkede ozellestirmelere mani oldu , siyasi muhalefet partisi gibi calisti, cankaya’da elindeki yetkilerle kendi ekibini kurup, oradan 7 sene Memleket iki basli yonetildi…

30 yil mevcut dikta anayasasi ile Turkiye demokrasiye gecis mucadelesi versede , demokrasi, saydamlik,yargi bagimsizligi konusunda sinifta kaldi..

Muhalefette mevcut anayasayi , sistemi , yargiclari ve medyayi sikayet edenler, iktidara gelince kurumlara bagimsizligini vermek yerine, aman bu yetkiler ne guzelmis kalsin  diyerek yetkilerini  bu sekilde kullandilar…

Simdi ulkenin onune gelen bir sans var.. Toplumun her kesiminden sivil anayasa talepleri var, ancak bu anayasanin nasil olmasi gerektigi konusunda dogal olarak herkesin gorusleri farkli ,simdi bu gorusler ele alinacak sonucta karari sectigimiz vekiller verecek..

Turkiye interneti kullanan ve sonucta saydam olmaya calisan bir ulke..

TMBM meclisi Baskani sn, Cemil cicek meclis baskani secildikten bu yana meclis sayfasini elinden geldigi kadar mukemmel bir sekilde calistiriyor..


Katilimci demokrasi icin insanlara gelin Anayasaniza sahip cikin.


Anayasa’nin yapiminda bir tugla’da siz koyun diyor…

Bu mukemmel girisimi destekliyor ve sevgili arkadaslarima siteye girip bu konuda gereken destegi vermelerini ve kendi goruslerini bildirmelerini rica ediyorum..

Beni dinlemediler, kendi bildiklerini yaptilar diye hemen yan gelip yatmayin, buza yazi yazmiyorsunuz, ilk yazdiginiz notunda hemen kabul gorecegini ve yapilacagini dusunmeyin ama siz vatandas olarak ustunuze duseni yapin, bugune kadar basimiza ne geldiyse, kendi isimizi baskalarina birakmaktan geldi, ulkenin patronu olarak yan gelip yatip, tum sucu memurumuz olan Politikacilara birakmak yerine, sivil anayasa’nin yapiminda bir tugla’da siz koyun lutfen..

http://yenianayasa.tbmm.gov.tr

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Dunya siyaseti nereye gidiyor !!

 Degerli Arkadaslar, 




Cok partili secime gecildikten itibaren Merkez sag partileri Turkiye siyasetini yonetiyor, once bunu bir inceleyelim ve sonra dunya siyaseti nereye gidiyor biz bunun neresinde kaliyoruz bir inceleyelim istedim…


Merkez sag partileri halki son derece  iyi taniyan siyaseti meslek haline getirmis, uyelerinin cogu halkin icinden gelme  partilerdir..Vitrinlerine zaman zaman moda yapan urunleri koysalarda ozleri hic degismez onlari basariya tasiyan karizmatik, bilgili ve siyaseti cok iyi bilen liderleri , projeleri  ve kadrolaridir.


Onlari yok edende liderlerinin uc secim sonrasinda kendini halktan kopartip, kadro partisinden uzaklasmalari,  cevresinde tamam efendim diyenleri cok bulundurup halktan kopup tahkikat komisyonlari, yargiya, medyaya baskilari ve yolsuzluklar olmustur.. Mendres ve Ozalin yok olmasinin nedenleri yukarda sayilmistir.. 


Menderes ve Erdogan uc donem arka arkaya secim kazanmis liderlerdir. Suleyman bey dunyadaki en onemli siyaset adamlarindan biridir ,  cok buyuk haksizliklar yapilmasina ragmen sapkayi kurtarmasini bilmis ve tekrar geri donus yapabilmistir , cunku kazanmak onun icin bir hayat bicimidir ve halki cok iyi tanir.

                     Merkez sag partilerinde % 50 oy almadaki formul hic degismez !!!
                    
                      a. Ekonomik durumlar nedeniyle arka planda kalmis halk,
                      b. Sistemden daha fazla pay almak isteyen yandas is adami, esnaf
                      c. Devletin imkanlarini emrine serdiginde senin yaninda olacak ;
       
                      c.1   Her mahallede  yandas milyonerini yaratarak,
                      c.2   Herkese iki anahtar verecek yapilanmayi  saglayip ,
                      c.3  Saglik ve ulasim sorunlarini cozen 
                      c.4  Devletin imkanlarini ulufe olarak halka dagitan modeli yaratan partilerdir.



Musteri profili degistikce , vitrindeki urunlerde degismeye mahkumdur..


CHP ‘si yapi olarak cumhuriyeti kuranlarin partisidir ve bir kesime hitap eder, ulkenin sahipleri oldugunu ve ayricalikli olduklarini soylerler o partiyi ilk defa merkez saga kaydiran halka yaklastiran merkez sagin iktidar olmasina neden olan olaylari inceleyen ve iktidar olanda sn, Ecevittir .. CHP yapisi ile omurgasiz cok hareket edebilir cunku iktidar olamama hirsi ve iktidar olmak icin her sey mubahtir anlayisi onlari omurgasiz yapmaktadir.


Tum siyasi partilerin veya yeni kurulacak siyasi olusumlarin denemesi gereken tek yol vardir..

Saydamlik, Demokrasi, Teknoloji , Yargi bagimsizligi, medya bagimsizligi, siyasi  partilerin bagimsizligi ve gelir adaleti ulkemizde iki secim sonra iktidar olacaktir..

 Hem muhafazakarim, hem milliyetciyim, hem demokratim hemde yenilikciyim modeli allahin izniyle 10 yil icinde tarihin derinliklerinde kaybolacaktir..
                 
Ne yazikki meclisteki partiler ve su anda meclis disindaki partilerin modeli meclisin aynidir
farklilik yaratamamakta ve dunyadaki siyasi olusumlarin disinda kalmaktadirlar..
   
AKP’yi  iktidara tasiyan Kadrolari idi , simdi ise Lider partisi oldu, esas tehlike buradadir, o yapilanmanin bu sartlarda radikal reform yapmasi zordur .

Projeden, Kadroya, Kadrodan siyasetin finansmanina giden , halka gore politika uretebilen gorusler icin Turkiyede iktidar olmak hicte zor degildir, AKP liglerde top oynamis toplama takimla bunu yapti, Menderes ve Bayar , tum sistemi karsisina alarak basardi, sn, Demirel sapkasi ve yureginin disinda birde Yassiada’daki haksizliklara karsi mucadeleyi kafaya koyarak iktidar oldu, Ozal haksizliklara tahammul edemeyip, iktidara soyundu, geriye dogru baktigimizda bu ulkede halk cesur yurekleri, dogru projeleri ve onu sevenleri destekliyor, hic kimse ben bu ulkede cok rahat secilebilirim diye kendini rahat gormesin, hic bir siyasi goruste ben bu devlere karsi nasil iktidar olurum diye uzulmesin..


Halkin cogunlugunu kucaklamayan, demokrasiyi gelistirmeyen,saydamliga , yargi ve gelir adaletine yatirim yapamayan siyasi goruslerin yasama sansi yoktur..


Siyasi goruslerin halkin gorusleri olmasi icin halkin  siyasetin giderine katilimda bulunarak  partileri gelirleri nedeniyle kayit disina mahkum etmemeleri gerekir, ekonomik bagimsizligini saglayamamis bir partinin bagimsizligindan soz acmak mumkun degildir, siyasi partiler yasasini degistirmedende mevcut siyasi partiler yasasi ile kim gelirse gelsin elindeki yetkileri vermiyecektir , vekili atayabilecek yetkilere sahip bir liderin her seyi yapmasi halki kul gibi gormesi cok normal kabul edilmelidir..


Isimler ve gecmisler ustunde kalmamak , talebin isteklerini iyi izlemek gerekmektedir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com



Halkin sectigi Cumhurbaskanimiz ilk olmayacak !! ( 1)

Degerli Arkadaslar ‘

1982 Anayasasi halkin oylamasina sunulurken  halk olarak iki oy verdik, birincisi anayasa evet diyorduk , digerinde TC’nin yeni Cumhurbaskanini seciyorduk, anayasa buyuk bir cogunlukla evet oyu alirken , sn. Evren’de halk oyu ile secilmis ilk Cumhurbaskanimiz olarak anayasadaki verilmis onemli yetkilerle Cankaya’ya gecip Cumhurbaskani oluyordu.. Kasim 1982 ye gelmeden :

1982 yillarinin ortasinda ulkenin en buyuk Banker krizi yasandi, bazilari kumar oynamis ve yuksek faiz beklentisi ile paralarini kaybetmislerdi..

O tarihte ekonominin basinda sn, Ozal vardi, oradaki ekibide sonradan kuracagi Anap’in cekirdek kadrosu olan sn, Kaya Erdem , Ekrem Pakdemirli ve Husnu dogan vardi..

15 Temmuz 1982 gununu hic unutmam , sabah ucagi ile ankaraya DPT’ye gidiyorduk..

Tabi ilk is hemen Prof, Ekrem beyin makamina cikmak oldu ancak Hoca yoktu ve gelmiyecegini soylediler, bizde sorunu  Yabanci sermaye dairesi baskani olan sn. Husnu dogan cozer diyerek onun odasina gittik oda yoktu..

Sonucta olayi ogrendik, Ozal ve sn, Erdem bankerlerin zararinin hazine yuklenmesine kizmislar ve Sideye dogru yola cikmislar ve ekipleride onlarla birlikte makamlari terk etmisler ..

Sn, Ozal liberal ekonomide kumar oynayan kaybeder bunu halka odettirmek yanlistir diyerek itirazlarini koydugu olaya sn, Evren ve ekibi itiraz etmisler nedenide acik bir muddet sonra yapilacak Cumhurbaskanligi secimlerinde halkin bu olay nedeniyle oyunu vermiyecegi dusunuldugunden

sn, Evrenin cankayaya cikmasi daha onemsenmis ve sonucta
Batan bankerlere parasini yatiranlarin zararlarini hazine ustlenmis bu kaynaklarida Kastelli fonu diye vatandasin yaptigi islemlerin ustune vergi olarak konarak fon yaratarak elde etmislerdir..

Bankerlik krizi ve bu tarz hareketler Turkiyede liberalizmin onunu kapadigi gibi yapanin yaninda kar kalmasini saglamis ve uc bes ay Kastelli icerde yatirilmissada bir cok banker bu isten zengin edilmis ve kirli para aklanmis, ulkede bu yolla sebepsiz zenginlesme yaratan acaip bir tipleme is adamlari uretilmis , halkin icindede kumar oynasada nasilsa devlet benim zararimi karsilar diyen kumarci tipler uretilmistir.

Yapanin yaninda kar kaliyor mantigi ile millet devleti , bankalari, gumrukleri soymus, yetmemis hazine arazilerine gecekondu yapmis , yetmemis orman arazisini gasp etmistir..

Sonucta gene ikinci sefer Halkin oyu ile Cumhurbaskanligi secimlerine gidecegiz..

Adaylar liberal ekonomiden , demokrasiden taviz vermek yerine, sivil anayasanin yapilmasinda, gelir ve yargi adaletinin saglanmasinda iktidarda olanlar uygulamalari ile icrada yer almayanlar projeleri ile one cikmalidir..

Son iki yildir cumhurun seciminde son viraya girerken hafizalarimizi bir yoklayalim cikan vergi ve sigorta aflari ,  nedense hapishanedeki adamda, ogrencide, memurda, emeklide, ormani gasp etmis, hazine arazisini gasp etmis kardeslerimizde, asker kacaklarida tesaduf budur ya , hep bu iki yil icinde hatirlandi. AKP’nin 10 yidir iktidar oldugu dusunulurse hepsinin iki senede olmasi tesaduf degildir ve cumhurbaskaninin halkin secmesi ile direk alakalidir..

Halka bu yetkinin verilmis olmasi halka dogru hizmetlerin getirilmesini saglayacaktir, bu yapilirken bazen yukardaki sn.Evren olayinda oldugu gibi , bazende sn, Erdogan donemindeki devrilen camlarda olsa, genede ben bu yetkinin halka gecmis olmasini Demokrasimiz icin buyuk bir sans olarak goruyorum, insallah halk ilerde kendi milletvekilini ve hatta kendi siyasi parti liderinide secme hakkina sahip olur, son 30 yildir tek kisi milletin vekilini seciyordu, onun atadigi vekiller parmak kaldirarak siyasi parti liderlerini cankayaya tasiyordu bu sona erdi ve tesaduf bu ya, 2007de sn, Gul’e karsi yapilan baskilarda secimi halka biraklim tarzi cikan Anayasa degisikligi ilerde bu ulke tam Demokrasiye gectiginde iste o olay bizi demokrasiye tasidi diye anlatilacaktir.

Tabiki sivil bir anayasa yapilmadan, siyasi partiler yasasini degistirmeden, yargiyi ehil ve bagimsiz yapmadan, medyayi kayit disindan kurtarmadan cankaya secimlerinde Halkin secim yapmasinin mevcut duzeni etkilemiyecegini gorecegiz ama sonucta ulke yavasta olsa demokrasiye gecis yolunda onemli mesafeler almaktadir..

Bugunluk bu kadar devam edecegiz efendim bekleriz…

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

not. Yukardaki resim Cankaya’nin kis manzarasi!!

Siyaset , Ticaret , Rusvet ucgeni ve 28 subat vekilleri !!

28 Şubat’ın vekillerine finansal darbe

Degerli Arkadaslar,
Darbeleri arastirma Komisyonu herkesi dinliyor ve darbeleri arastiriyor.. Darbeleri kim neden finanse ediyordu, darbeler neticesinde ekonomik olarak kimler menfaatleniyordu bunlari gundeme almayi dusunuyorlar..
Once transfer olan Milletvekillerinin hesap hareketlerini istiyorlar,  sonrasinda 91 senesinden itibaren Turkiyenin vergilerinin % 88 ini faiz diye alanlarin belgelerine ulasacaklar, gucleri nereye kadar gidecek bunu hep birlikte gorecegiz, meclis arastirma komisyonlari bizim ulkemizde kamuoyuna mal olmus konularda onemli arastirmalar yapti ancak halk bu arastirmalara sahip cikmadi ve ustlenmedigi icin o arastirmalar meclisin kutuphanesinde kaldi..

Turkiyede her ne kadar bu hukumet doneminde vergi gelirlerinin % 88 ini faiz diye odememis bile olsak 10 yil icinde yatirimlara 71 milyar ayirirken , Faiz odemelerine bu iktidar doneminde  400 milyardan fazla kaynak ayirdik.

Faizciler  hazineyi yasal yolla soydular , hukumette iktidar olabilmek icin tabiki kopruden gecerken ayiya dayi dedi.. Iktidar akilli millet rusvetin, haracin, devletin ormanini ve arazisini soyarak elde edilen gelirin hesabinin sorulmasini sevmez , temiz eller der ama saydam olmayi , denetimin ehil ve bagimsiz olmasi icin mucadele etmez, sistemden nimetlenirse sistem mukemmel, nimetlenmezse tukaka demesi ile meshurdur..

Zaten AKP hukumetide “Nerden buldun diye sormayacagiz” diyerek iktidar oldular.. Tabiki iktidarda kalabilmek icin gucleri yettigi kadar kayit disi ile mucadele ediyorlar , radikal bir reform yapacak siyasi tabani olmadigi icin belki gelecek 10 yil icinde radikal reformlar yapabilirler..

Orman ve Hazine arazilerini satacagiz , Bedelli askerlikten paralar gelecek ama bu acik oyle kolay kolay kapanacak acik degil , cok iyi vergi topluyoruz , toplarken giderlerimiz cok dusuk bunlar basari  ama vergiyi tabana yayamadik, vergi alamadigimiza hala toplanan vergilerin onemli bir bolumunu faiz diye dagitiyoruz ..

Gelir seviyesi dusuk insanlardan aldigin vergileri bu insanlara faiz diye dagitarak faiz ve borc sorununu asagiya indirmek mumkun degil ..
Hukumet bunlari bilmiyormu, herkesten iyi biliyor, cozumleride ayaklari yere bastiginda saglayacak, ben buna yurekten inaniyorum!!!

Rahetmli sn,  Erbakan kayit disina  karsi savas acti, Havuz sistemi kurdu, devletin parasini mevduat diye alip, faiz diye devlete satan cetenin onunu kesti ama kayit disi askeri, medyayi, is hayatini, siyasetciyi kullanarak  hemen alasagi ettiler..
Tabiki Darbeleri arastirma komisyonu rapor hazirlar, takibi meclisin, savcilarin ve emniyetin isidir .

Bugune kadar tek basina meclise, yargiya ve denetime birakilan kamu oyuna mal olmus hic bir konuyu neticelendiremedik, bunun ana nedeni halk kendi davasina, kendi raporuna sahip cikmamaktir..
Ama halk bu olaylarin takipcisi olup, aklini kullanirsa , mesele hallolur..
Turkiye aklini bulmak durumunda, simdilik aklini ariyor, bakalim hangi kosede bulabilecek..

Hayirli Ramazanlar,

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Mehmet Agabey’den savcilara dilekce !!

Sayın Yargıçlar, Sayın Savcılar,

Adaletin saygıdeğer dağıtıcıları…
1943 yılında İstanbul’da doğdum. Annem iki kız çocuğundan sonra pes etmiş ve bir üçüncü çocuk istememiş. İstiklal harbine katılmış bir subay olan babam ise “Hanım biri senin, biri benim, bu da memleketin olsun” demiş ve annemi ikna etmiş, öyle doğmuşum.

Hakikaten hayatım da hep ülkenin çalkantılarıyla, geçiş noktalarıyla bütünleşti ve ne mutlu ki memleketin, Türkiye’nin malı oldum.
1966 yılında Milli İstihbarat Teşkilatına’a girdim ve İstanbul’da işe başladım, 1975 yılına kadar İstanbul’da kaldım. 1998 yılı sonuna kadar devam eden istihbarat hayatımda hep aktif görevlerde bulundum. Meslek hayatım casusluk, organize suç ve terörizm konuları ile uğraşarak geçti.
Sol İhtilal Hazırlıkları

İstanbul’daki görevim, 1970’li yıllarda kaynayan Türkiye’nin durumuna uygun olarak çok hareketli geçti. O tarihlerde içlerinde Faruk Gürler, ve Talat Turan’ın da bulunduğu bir grup subay, bazı sivil unsurlarla işbirliği ile Mart 1971’de sol bir darbe planlamışlardı. SivilUnsurlar arasında Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, İlhami Soysal, Doğu Perinçek, Mihri Belli, Hasan Cemal, Ali Kırca, Uğur Mumcu, Altan Öymen, Fakir Başkurt, Mümtaz Soysal gibi isimler vardı.

Hasan Cemal’in “Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım” isimli kitabına göre darbe başarılı olsaydı Doğan Avcıoğlu Başbakan, Uğur Mumcu Gençlikten sorumlu Bakan, Altan Öymen Basın-Yayın Genel Müdürü ve Hükümet Sözcüsü, TÖS Başkanı Fakir Baykurt Milli Eğitim Bakanı, Mümtaz Soysal Dışişleri Bakanı, İlhami Soysal da MİT Başkanı olacaktı.

İllegal TİİKP örgütünün lideri Doğu Perinçek’e de darbenin gerçekleşmesi halinde herhalde önemli bir görev verilecekti. İhtilalin zeminini hazırlamak için, Deniz Gezmiş, Deniz Harp Okulu öğrencisi Sarp Kuray gibi Marksist gençler kullanıldı. Bunlara silahlı ve bombalı eylemler yaptırıldı. 27 Mayıs’ta olduğu gibi gençleri sokağa dökecekler, bu kargaşa ortamında meşru sayılabilecek bir darbe ile iktidarı ele geçireceklerdi.

12 Mart 1971’de Memduh Tağmaç Başkanlığındaki ordu, hükümete muhtıra vererek ve emir-komuta zinciri içerisinde darbe yaparak bu sol ihtilal teşebbüsünü açığa çıkarttılar.

Mehmet Eymur

“Atin.org” sitesinden alintidir, iddiasini , delillere dayandirarak gercek oldugunu okuyucuya vermeyi ihmal etmiyor  ve sonucta ulkemizde demokrasiye karsi her turlu hullenin yapilabilecegini acikca ortaya koyuyor…

Kendisini tesadufen tanidim , bizim okuldan mezun , ulkede istihbaratci yetistiren bir mektep olmadigi icin isin mutfagindan yetismis, analiz yeteneginide mesleginde ilerletmis bir kisilik, analiz kitabinda bu konuda ne kadar usta oldugunu gormek kismende olsa mumkun oluyor.. Iktisat ve hukuk bilgisinin olmasi , arastirmaci vasfi , analitik dusuncenin zirvesini zorlayacak bir beyin ve iyi bir hafiza… !!
Hocasida bu ulkenin en iyi Istihbaratcilarindan biri olan Hiram abbas..
Bu degerli insanida bir suikast neticesinde kaybetmistik ..

Temiz eller ve yolsuzlukla mucadelede ,Hiram Abbas ve  Korkut eken ile iyi bir is birligi yaparak bulunduklari yerden o gunlerde 1. Mit raporunu yazmislar.. Bu rapor nedeniyle yargisiz infaza tabi tutuldular , o donem saydamligin ve yapici tenkidin kabul gormeyecegi bir donemdi , sonucta gorevlerinden alindilar..1. Mit raporunu ulke olarak iyi yorumlayip, saydamliga gecip, denetimi ehil ve bagimsiz yapsaydik, vatan icin hizmet edenleri suclamak yerine odullendirseydik bugun daha ileride olur, demokrasiyi ve saydamligi oturtmus olur, gelir dagilimi dengesini saglamis , kurumlara sayginlik kazandirmis olurduk…

Bu tarz vatan evlatlari ana kucagi olan devletin elinden sokaga atildiklarinda , ekonomik sikintiya duserler, hatta sn, Eymur’un dedigi gibi cocuguna sut parasi bulmakta zorlanirlar iste o donemde bunlara ana sicakliginda sarilan insanlar vardir, bunlar kasik ile verdiklerini sonra kepce ile isterler, artik ana kucagindan ayrilmis bu insanlar icin hayatta tutunmak onemlidir, vicdanlari ile cuzdanlari arasina sikismak durumunda kalirlar…

Garip olan bu arkadaslarin yaptiklari degil, garip olan bu degerlere sahip cikmamaktir.. Sonucta ikinci sefer devlete geri cagrilmislar , buda bir ozur ve itibarin iadesidir.. Ancak gayya kuyusu olan bu ulkede gene siyasi cekismelerin icinde kalmislar gene gorevlerinden alinmislardir..

Kuruma ve calisanlarina  ekonomik ve siyasi ozgurlukleri veremediginiz zaman bagimsiz bir istihbarattan ve sonucunda bagimsiz bir devletten soz acmak mumkun olamaz..Mustesarlari hep asker yaparsaniz askerin sistem ustunde cok buyuk etkisi olur, sivil mustesar atamada o kadar zorlandikki sanki buralar askerin tapulu mali gibi algilandi .. Kurum simdi kotu gecmisini saydam olup , hatalarindan ders alarak temizleyebilir , bunu yapmak ve kurum sayginligini kazandirmak gerekiyor..

Bu kurumda gecmiste emegi gecen boyle degerli insanlari yasarken haklarini teslim edip onlari yanginda ilk kurtarilacak malzeme kabul edip, tecrubelerinden her alanda yararlanmak gerekir  , bazi yaptiklarini  yapmamak ama dediklerini yapmak gerekecektir..

Gerek yazdigi kitaplari, gerek internet sitesi , gerek TV programlari ile ulkeye katki vermek hem kendi itibarini hemde kurumun itibarini arttirmak istiyor, yasarken her kul gibi  hatalari olsada , artilari fazla olmasi nedeniyle ovguyu hak ediyor…

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Aziz NESİN ‘i olum yildonumunde rahmetle aniyoruz !!!

Gencligimizin ilk yillarinda Aziz Nesin;i okumaya basladik, hayata basladigimizda yasadigimiz olaylar bize hic garip gelmedi, cunku bize bunlari Aziz Nesin anlatmisti…

Okulda okuduklarimiz teori idi onun kitaplarinda ise bize vaka seklinde olaylar pratik olarak anlatiliyordu…Onun sayesinde hayata cabuk adapte olduk, esprileri ile yarattigi sahislar ve yoneticiler hayatta her gun karsimiza cikti , biz onlari taniyorduk onlar ise bizim onlari tanidigimizi bilmiyordu ve bunlar hep bizim icin avantaj oldu bize bu sansi saglayanda Aziz nesin’di..

Bu konusmasinda ;

Yasadigi cevre ve egitimi nedeniyle imam hatiplere karsi buyuk bir tepkisi var bu demek degilki her imam hatipli devlet dusmani olacak ve iran ile suud’un  etkisi altinda kalacak , devletin tum kurumlarini ve askeriyeyi ele gecirmeye calisacak …

Bu kisiler siyaset yapmak istediler ikide bir partilerini kapattik, belediye baskani oldular, yargi ile baskanligini elinden aldik, onlari koseye sikistirip sistemden atalim derken , kendi elimizle yaptigimiz dikta anayasasinda padisahin muhru koseye sikistirilmis insanlarin eline gecince ne yazikki bugun o korkulan tablo yasanmaya baslandi.. Eger ulke demokratik bir anayasa yapmis olsa, siyasi partiler bagimsiz olsa, lider milletin vekilini atama yetkisi olmasa bunlarin hic biri olmazdi…

Burada abartarak anlattiklari ne yazikki uygulamada onu hakli cikardi…

Islamin bir devlet yonetim bicimi olarak algilanmasi ve islam cumhuriyetileri demokrasiye yapilan en buyuk haksizliktir.. Demokrasi ancak laiklik ve liberal ekonomi ile kendini gelistirebilir..

Ulke olarak bir yerde orta noktayi bulmamiz lazim.. Tekke ve zaviyeleri kapattik ancak sonra actik, imam hatiplere , basortusune karsi demokrasi icinde olmayacak sindirme ve koseye sikistirma mucadeleleri verdik, onlarin cogu yanlisti,devletin kurumlarini, yargiyi bu kisilere karsi kullandik,  bugunde gucu eline gecirenler ayni seyleri yapiyor, ulke kendi icinde bir hesaplasmanin icinde..

Bunlarin hepsi gereksiz ve anlamsiz , asgari musterekleri laikligin cevresinde bulup tum dinlere ve dusuncelere ozgurlugu saglayip , saydam olup, demokrasiyi gelistirmeye zaman ayirmaliyiz…

Askerin yaptigi anayasa ve kominizmin onunun din ile kesilmesi modeli iflas etmistir.. Yargi sag ve sol kavgasinda taraf olmustur o yuzden siyasetin emrine verelim ve onlari memurlastiralim bu arada ekonomik ozgurluklerini ellerinden alalim , memurlastirmayi kabul etmeleri icinde her ile hocasiz hukuk fakulteleri acip bilmez kisileri hukukcu yapalim anlayisida iflas etmistir..

Taraf olmak yerine birbirimizi kabul etmek durumundayiz, Aziz nesin’in konu ettigi durum bazilarina gore simdi gerceklesmistir bana gore ise islam cumhuriyeti modelinin turk halkina kabul ettirilmesi imkansizdir, halk ulufeden pay almak icin tamam agam der ama bir yere geldiginde hop dedik diyecegini bilenler bu yuzden “ilimli islam ” modelinin ilerisine gidemez..

Hos modern hayat insanlari icine cektiginde insanlar ekonomik ve teknoloji olarak milenyum cagini yasarken , altinci yuzyila geri donmezler.. Deki donecegiz deselerde bu millet onlari tukurukle bogar zaten , bakmayin % 50 alinan oya, bu ulkede islam cumhuriyeti isteyenler AKP icinde % 2 bile oy oranina sahip degildir..

Her iki tarafta kebi onune koyup hatalarini gormek durumundadir, taraf kelimesi bile yanlis esasinda, hepimiz ayni geminin icinde oldugumuzu gorup ;

Intikam ve rovans kelimelerini lugatlardan silmek icin hosgorulu olup, artik bu kavgalara bir son verelim diyorum .. Neyi paylasamiyoruz, neden ve nicin kavga ediyoruz.. ? Cozum Demokrasiyi gelistirip, Laik ve saydam olan bu cennet vatanda irk -din ve dil kavgalari yapmadan
“Ne mutlu Turkiyelim diyene ” diyerek yasamayi becermek olmalidir.. !!

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Rifat hoca’nin olum yildonumu, ruhu sad olsun !!

Degerli Arkadaslar

Rifat Ilgaz’i yazdigi eserler nedeniyle tanirdim.. Kendisi ile 70 li yillarda tanistim.. Hos sohbet dolu dolu yasamis gormus ve bilgili bir insandi… Onemli eserler yazmisti ve bunlarin icinde “habamam sinifi ” onu herkesin tanimasina ve sevmesine sebep olmustu…

Bir isletmemizin bulundugu Cide ilcesinde yasamaya baslamisti , 80 senesinde ihtilalle birlikte tum gozler ondaydi… Insanlar ona cuzzamli gibi bakiyordu, aydin bir insandi ve her karanligin basladigi yerde o kalemi ile insanlari aydinlatmasin diye hemen hapse atiliyordu..

O seferde oyle oldu ve gene askerler onu alip gitti, gene eziyetler cekti ve cikti .. Onda bu olaylarin ters etki yapmadigi gibi hep vatanini ve insani sevdigini gordum..

Cok degerli bir insandi , sagliginda hemsehrileri ona gereken degeri ve  onemi vermediler..
Olmasi gereken zamanda yaninda olmadilar , hatta onu uzecek davranis ve hareketlerin icinde oldular..

Simdilerde oglu Aydin Ilgaz kitap evi acip babasinin eserlerini iyi tanitiyor , hemde onun anisina Cide’de bir ev yaptirdi, senlikleri her sene muntazam yaptirip, sagliginda verilmeyen degeri tekrar kazandirmaya calisiyor .

Bugunde aramizdaki degerleri hapislere atiyoruz, disarda olsalarda zulm ediyoruz.. Aydin insana yasama sansi vermiyoruz, toplumda liderler hep tek tip insan gormek istiyor, farkliliklara tahammul etme tabandan baslayarak yukariya dogru cikiyor..

Herkes kendi goruslerinin en mukemmel oldugunu dusunuyor..

Insanligin gelistigi yerde hala Milliyetcilik prim yapabiliyor, en buyuk biziz mantigi , megalamonluk, nefret ve hirs milliyetcilik ile birlesiyor, en buyuk ulus bizim ulusumuz diyerek tum insanlara ve uluslara saygisizlik yapildiginin kimse farkinda degil..

Din olayindada en buyuk din bizim dinimiz , en iyi din bizim dinimiz diyerek hosgoruden uzaklasiyoruz, allahin yolladigi kitaplara ve peygamberlere inaniyorum diye bes vakit namazda dua ediyoruz sonra diger din mensuplarina gavur diyoruz…

Velhasil cahil olmayi cok iyi beceriyoruz, cehalati o kadar ileri getirdikki, ekonomi fakultelerinde iktisat nosyonuna sahip olmayan iktisatcilar, hukuk fakultelerinde hukuk nosyonuna sahip olmayan hukukcular uretip caldim cayira mevlam kayira diyoruz..

O yuzdende degerlerin kiymetini bilmeyip , yillar sonra onlari ozel haftalarla aniyoruz..

Keske bu insanlari yasarken anlayip , hak ettikleri degerleri yasarken verebilsek..

Sevgi,saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Gelir dagilimi dengesi bozuldukca suc oranlari artar….!

ALİ ŞEN HIRSIZLIK OLAYLARINA İSYAN ETTİ – Dipnot.Tv

Degerli Arkadaslar

Turkiyemizi Turizm , Finans , Emlak ve sanayi alaninda dunyaya acip , yasanabilir , sorunsuz ve guvenilir bir ulke olmasini hedefliyoruz..

Ihracatimiz artiyor, dunyada buyume hizinda rekorlar kiriyoruz, ulkenin her tarafinda gokdelenler yapip, alis veris merkezleri aciyoruz..

Evet zenginlik geliyor ancak bu geliri adaletli dagitamiyoruz.. Topladigimiz vergilerin hala % 25 ini vergi alamadigimiz kisilere faiz diye dagitiyoruz..

Ozellestirme yaptik ancak hep kar eden isletmeleri sattik,  bu isletmeler ulkeye hem gelir getiriyor hemde istihdama onemli katkilar sagliyordu o sansida kacirdik… Yillik karlarina baktigimizda miras yedi gibi ne kadar ucuza sattigimizi goruyoruz…

IMF borcunu odemek durumunda kaldik , hem pahali idi hemde onlarin istedikleri yeni radikal reformlari kabul etmedigimiz ve denetimi saydam hale getiremedigimiz icin kabul etmedik odedik..

Odedigimiz tum para 23.5 milyar $ ancak bu iktidar doneminde yaklasik 100 milyar olan dis borcumus  300 milyar $ sinirina geldi  10 yilda borclarimiz uc misli artti..

Bunun onemli bir kismi ozel sektorun borcu ve borcun kisa vadeli olanlarida rahatsiz edecek boyutlarda..Faiz odemeleri hem devleti hemde ozel sektoru uzuyor…

Vergi aflari, mali aflar, nerden buldunsa buldun hic onemli degil felsefeleri ekonomide rahatlik yaratti ancak zenginle fakir arasindaki ucurumlari arttirdi..

Iste bu rant ekonomisi zenginleri ulkede fakir halkin gozune baka baka israf ekonomisinden vazgecmedikleri icin sokakla serveti baristirmakta sorun yasiyoruz..

Calarak yaptilar anlayisi insanlari suca tesvik eden onemli unsurlardan biri , onlar benden caliyor bende onlardan calarim anlayisi yerlesiyor..

Hapishanelerimiz birer suclu uretme merkezi olmus vaziyette. Devlet sik sik aflar cikartiyor , teror  ve suc orgutleri icin sokak cocuklari , hapishaneler birer uretim merkezi..

Bu hirsizliklari yapanlar basit hirsizlar ama bunlar zaman icinde daha buyuk hirsizliklarin siyasette, finansta, uyusturucu ticareti, arsa vurgunlari, orman ve hazine arazilerinin gaspinda oldugunu gorup gravat takarak gunduz calismaya basliyorlar..

Turkiye saydamliga gecip, tepeden itibaren siyasi partilerini gelirleri itibariyla saydam yapmaz, hesap verilebilir hale getiremezse, mal beyanlarini saydam yapip, harav ve rusvet gelirlerine mani olmazsa, butcesindeki aciklari tamamen kayit disi , uyusturucu gelirleri ve kacakcilik gelirlerine baglarsa sonucta ulke suc cenneti olur..

Gelir dagilim dengesini saglamak icin denetimi ehil ve bagimsiz yapip, vergi oranlarini asagiya cekip , kumese herkesi sokmak durumundayiz..

Vergilerin cogunu orta gelir ve alt gelirdeki insandan alarak gelir dagilim dengesini bozmaya devam ediyoruz..

Bu sartlarda teroru cozmemiz mumkun olmaz, turizmi gelistiremeyiz, emlak alanlar ulkeyi guvenilir bulmayabilir , finans merkezi olma hayalimiz sona erer, yatirimci cekmede zorlaniriz..

Tavuk su icer allaha bakarmis , toplumsal olaylarda

Enistem beni niye optu diye dusunmemiz gerekir..

Sevgi,saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Aziz yildirim’i dogru ve guvenli yargilayabildikmi ?

Degerli Arkadaslar

Bir yil evvel sike sorusturulmasi baslatildi .. Sureci hep birlikte izledik.. Aziz yildirim ve avukatlari bu olayin bir komplo oldugunu ve isin altinda ticari cekismeler ve Fener baskanligi oldugunu guzel anlatti ve kamu oyunun onemli bir bolumunu yanina almasini bildi…

Davada o saatten sonra kimse delile bakmadi, emniyetin hazirlik sorusturmasinda ne bulmus, neden yargilaniyor hic gundem yapilmadi…

Bir yildir icerde kaldi, daha once ciksaydi en azindan kamu oyunu  aydinlatir, kendini daha rahat savunabilirdi, ayni sekilde  Adalet bakanligida  kamu oyunu aydinlatarak devam eden davalari lehe dondurme gayreti yapmak yerine taraflar saydam olur, durusmalar TV’dan verilir ve internete durusma tutanaklari ve deliller konulabilirdi….

Bunlarin hic biri yapilmadi  mukemmel olan  dava cok hizli ilerledi, bugunde karar cikti.. Simdi ust mahkemeye gidecek ve ona gore ya onanacak ya esastan bozulacak yada bazi bolumleri kabul edip bazi bolumleri bozularak tekrar yerel mahkemesine geri donecek…

Bu prosedurler yaninda davalinin tutuksuz yargilanmasi ve yuksek mahkeme safhasinda hem hazirlik yapabilmesi ve hemde kamu oyunu aydinlatip, verilen kararla ilgili gerekceli karari gordugunde kendi ile ilgili rahatlikla ilave delilleri bulabilme sansinida yakalayabilecektir..

Bu dava Turk hukukun ve siyasetin  alnina surulen bir lekede olabilir veya yarginin guven kazanmasinada neden olabilecek onemli bir yol ayrim davasida olabilir…

Bunu anlamak icin sirasi ile

1. Gerekceli karari gorup , deliller tek tek TV lerde , hukuk fakultelerinde , hukukla ilgili sitelerde ve Barolarda tartisilmali , taraftarlarda formasini cikartarak olaylara hukuk gozuyle bakabilmeli ,
2. Kamu oyu aydinlatilmali, bilgilendirilmeli ….!

Bunlar yapildiktan sonra yuksek mahkeme karari bilinclendirilmis halkla birlikte beklenilmeli …

Eger bu davada Aziz yildirimin hic sucu yoksa ve Mahkeme kararlari delile dayandirilmadan verilmisse o zaman utanmamiz ve cok korkmamiz gerekiyor… Arkasindaki siyasi , ticari ve diger baskilarin tespit edilmesi gerekiyor…

Yok deliller dogru , karar yerinde ise ve yuksek mahkemedede onanirsa o zaman kamu oyu kendisini aldatan yoneticiler, medya mensuplari ve klup idarecilerinin nasil yanlarinda olmuslarsa bu sefer karsilarinda olmasi ve onlarla resmen alay eden yapinin karsisinda olmalidir..

Dogru ve guvenli yargilamayi saglayacak

Hakimin bagimsizligi olmadigi gibi, hakimlerimiz ehil degil bu sartlarda verilmis kararlara kamu oyu dogal olarak inanmiyor ancak her inanilmayan ve kamu oyu destegi almamis kararlar sonucta yargiya olan guveni biraz daha asagiya cekiyor, siyaset kurumuda buyuk yaralar aliyor..

Yerel mahkemede yapilamayan saydamlik, kamu oyunu bilgilendirme , Hukuk fakultelerini, barolarin ve medyanin destegi bu ara donemde verilmeli …

Taraftarlik duygularindan arinip

Dogru ve guvenli yargilamaya giden yolun , yargiya guvenle saglanilabilecegini dusunup bu davada saniklara verilen cezanin gerekceli kararlarini okuyup , olayin takipcisi olmak gerekmektedir…

Bu dikkat ve tarafsiz gozle olayi incelemek ulkeye cok sey kazandirabilir…

Biz Bankalar yolsuzlugu, Susurluk , Deprem gibi kamu oyuna mal olmus davalarda hep iskaladik ve suclari bir gunah kecisi bulup onlara yukledik, elimizi yikayamadigimiz ve dogru guvenli yargilama yapamadigimiz icinde bir turlu iki yakamizi bir araya getiremedik…

Bu acidan Turkiye olarak “Sike ” davasinda dogru ve guvenli yargilamayi saglamak icin tarafsiz hakem olup, delilleri ve gerekceli karari iyi inceleyen hukukcular kamu oyunu aydinlatmali ve ozelestirilerimizi dogru yaparak suc varsa geregini yapip, eger ortada suc yoksa kisilerin hurriyetlerini ellerinden alan sistemde sorumlularin ustune gitmemiz gerekmektedir…

Elimizi yikamadan gecen olaylar bizi artik her pisligi kabul eden dengesiz bir toplum haline getirdi..

Top onumuzden geciyor, gerekeni dogru yaparsak ulkeye buyuk katki vermis oluruz..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com