Kuvvetler ayriliginin dunu ve bugunu !!!

Degerli Arkadaslar

Biz Turkler genelde  Tum gucu devlet yonetiminde bir kisiye , ailede babaya, sirkette patrona birakmayi sever, sonuctada sucu onlara atar isin icinden cikariz…..

Padisahlarimiz o gunun sisteminde tek adam modelindeki hatalari ortadan kaldiracak yapilanmalari nedeniyle once cok basarili olmuslar sonra dunyadaki gelismelerin gerisinde kaldiklari icinde koca imparatorluk yok olup gitmistir..

1776’dan itibaren dunyada kuvvetler ayriligi modeli denenmeye basladi, bu ruzgar 1789’da avrupaya geldi ..


1876’da bize bu ruzgar 100 sene sonra  mesrutiyetle ugradi isede demokrasinin padisahla karma yonetimi denen bu ucube yapi demokrasiye donemedigi icin sonucta osmanlinin batmasina neden oldu, birincisini padisah ikinci mesrutiyetide 1924 anayasasi kapatti.. 

Bizde kuvvetler birligi hep vardi ve Cumhuriyette zaten kuvvetler birligi ustune insa edilmis,1924  anayasasi ile tek kisiye butun gucu veren cok partili sisteme gecmeyen bir yapilanma idi.. 

Turkiye 1946 dan sonra cok partili sisteme gecti ama hic bir zaman kuvvetler ayriligi modeline gecemedi cunku muhur kimdeyse padisah gene oydu..  1950de iktidar olanlar yeter soz milletindir demesine ragmen milletin oyu ile iktidar olduktan sonra milletten uzaklasip, sadece kendilerine oy verenlerin partisi olup , es dost liberalizmi, her mahallede bir milyoner yaratacagim anlayisi ile medyayi, yargiyi ele gecirmislersede sonucta ekonomik olarak borcla kalkinma modeli nedeniyle moratoryum ilan etmek durumunda kalmislardir.. 


1960 ihtilali aksak demokrasimize verilen en buyuk darbe olmustur.. Demokrasiye ara verilirken en buyuk kazanim 1961 anayasasi olmustur , bu anayasa kuvvetler ayriligini saglar gibi olsada , ,  1982 anayasasini aynen 1924 gibi “Kuvvetler birligi ” ilkesine sadik kalarak , siyasi parti liderine padisah yetkileri verdi, Cumhurbaskanligi nasilsa cantada keklik hep askerde kalacak dusunulerek sorumsuz  buyuk yetkiler verildi..

Bu ucube sistem sivilllerin eline gecince onlarda balli borek misali yemede yaninda yat diyerek dikta anayasi ile bu sistemi yillardir halka demokrasi diye pazarlamaya  devam ettiler..

Egemenligin kayitsiz ve sartsiz millete ait olmasi icin o ulkede Sivil bir anayasa , lidere bagimli olmayan bir siyasi partiler kanunu, milletin kendi vekilini kendi sectigi secim sistemi, siyasetciye bagimli olmayan ehil ve bagimsiz yargic ve denetci, ekonomik bagimsizligini ilan etmis ehil medya olmadan demokrasiden ve kuvvetler ayriligindan bahsetmek abesle istigaldir..

Demokrasiyi halkin beklemesi yerine onu ne siyasi liderine, ne askerine birakmali, siyasi partilere katilimla, STK gorev alarak demokrasiye gecmek icin sandikta ipin ucunu Demokratlar ele gecirip sivil anayasayi saglayarak demokrasiye gecmeyi dusunmeli ..

Bu devirde kimse kimseye demokrasiyi vermesini beklemesin, demokrasi kullarin isi degildir,demokratlar siyasete katilimla demokrasiyi saglayabilirler, baskaca bir cozumde gorunmemektedir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Bir cocuk daga cikiyorsa hepimizin payi var !!!

‘SİSTEMİN MAĞDURU, MAHKUMU VE MECBURU OLDUK’
“Yükümüzün çok çok büyük olduğunu biliyorum. Sadece polisle çözülmeyecek bir sorun olduğunu da biliyorum. Güvenlikçi yaklaşımlarıyla bu işin çözülmeyeceğini en iyi bilenlerden biriyim. 20 yıl istihbaratçı olarak görev yaptım. Hasan Cemal’in ‘Barışa Emanet Olun’ kitabını okuduktan sonra arkasına, son fotoğraflar bölümüne şerh düşmüştüm. ‘Haklısın ama biz çok küçüktük, biz o zamanki sistemin hem mağduru, hem mahkumu hem mecburu olmuştuk. İnşallah bundan sonrası el birliğiyle bu hale getirdiğimiz, farkında olarak ya da olmayarak bu hale getirdiğimiz bu sıkıntılardan el birliğiyle çıkmaya çalışırız. “


‘ÖLEN TERÖRİSTE AĞLAMIYORSANIZ İNSAN DEĞİLSİNİZ’
Daha önce bir konferansta yaptığı bir konuşmaya da değinen Güven, o anısını şöyle anlattı:


“Konferans esnasında salondakilerin büyük ünlemlerle bakmasına sebep olan bir cümle kurdum. Biraz eleştirildim ama ‘dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz’ demiştim. Ama eline silah almış çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de entegre edemiyorsanız devlet değilsiniz. Ben bu iki duygu arasında gidip geliyorum. Benim yitik evladım dağa çıkmış keşke ulaşabilseydim, keşke ben ona normal bir hayat sunabilseydim. Keşke onun terörize olmasına mani olabilseydim diye ağlarım. Ağlarım yani her teröriste de içim ezilir. Bu Diyarbakır’ın kaderi olmamalı; gözyaşı, kan… bu coğrafya o kadar güzel insan yetiştirmiş ki. Fakat şimdi canavarlar üretiyoruz. Niye ? denetimsizlikten, kontrolsüzlükten, insana ulaşamadığımızdan, insan odaklı hizmet üretemediğimizden. Başka bir şey değil yani.”


‘BİR ÇOCUK DAĞA ÇIKIYORSA HEPİMİZİN PAYI VAR’
Uzun konuşmasında özeleştiri yapmaya devam eden Güven, gözaltına alınan veya dağa çıkan bazı çocukların özgeçmişini de okuduğunu söyledi. Güven, bu konuda da şunları söyledi:


“Nasıl özeleştiri yapmayız. Benim karakoldaki memurumun kötü davranmasıyla, benim kontrollerimde yaptığım bir aşırı güçten ötürü zaten sosyal yaşamda tutunamamış bir çocuk… ben yüzlerce özgeçmiş raporu okudum. İstihbarattaydım. Bu çocuklar yazmış, ‘ulusal kurtuluş savaşımıza katkıda bulunmak istiyorum’ en son cümleyi . ‘Evladım yaşın kaç ?… ‘12. Babam işsiz, annemi dövüyor.’ Sosyal çevre berbat. Okula güç yettiremiyorum. İşte adam sosyal yaşam savaşını devam ettiremiyor. ‘Ben savaşacağım’ diyor. Bundan ne anlamamız lazım. Çocuk kaçıyor işte. Bulunduğu yerden kaçıyor. Bunun kaçma sebeplerinden biri bensem diğeri de sizsiniz. Bu toplumda mutlaka bir sıkıntı var demektir. Bunu ortaya da koymazsak nasıl çözeceğiz ? Tabi ki konuşacağız. Çünkü kaybettiğimiz insan. Patır patır insan ölüyor şurada. Her birinin hayalleri var, aşkı var, sevgilisi var. İnsanları öldürüyoruz, hayallerini öldürüyoruz, yüreklerine kin koyuyoruz. ”


Güven, açıklamalarında, geçmişte yapamadığı için hayıflandığı bir örneği de verdi:


‘KAPISINI KIRDIĞIMIZ DEĞİL DE, KAPISINI ÇALDIĞIMIZ MI BİZİ ÖLDÜRECEK’
“Bir zamanlar demiştim; bana beş kişilik bir ekip verin, ben çocuğu dağda olan annelere gidip ulaşayım. ‘Seni öldürürler’ dediler. Ya dedim; kapısını kırarak girdiğimiz insan öldürmüyor da, kapısını çalarak girdiğimiz insan mı öldürecek yani. Bırakın onu yapsınlar hiç olmazsa desinler ki, bu adam bunu yapmaya geldi, sizde bunu yaptınız yani. Keşke o zaman yapabilseydik bunları. Bu kadar geç kalmasaydık. İnsanımıza bu kadar geç ulaşmasaydık. Bu kadar acıdan sonra yapmasaydık bu işleri. Tamam, acı çektik. Ama habire yeni acılarla da sürdüremeyiz bu işi. Yeni acılar yeni acıları doğuracak. Yeni kinleri getirecek. Yeter. Burada hep beraber yeni bir dünya kuralım diye varız.”

Diyarbakir Emniyet Muduru 

Recep  Guven ..

Askerimizi dogru ve guvenli yargilayabildikmi ?

Degerli Arkadaslar ,

Askerin vesayeti siviller ustunde cumhuriyetin kurulusundan itibaren vardi ,siviller  demokraside isler yurumediginde hep birlikte askerin gelmesi icin dua ederlerdi, askeri kislasinda tutmayanda sivillerdi, askerde iyi yetismis kurmaylari ile her zaman dogal olarak sivillerden daha iyi yetismis insanlardi.

Fahri gurler meclise cumhurbaskanligi secimleri sirasinda gelmis oturmus, beni cumhurbaskani secin demisti , sn, Demirel oyle yapti boyle yapti , demokraside her onune gelen asker kendini Cumhurbaskani yapamazdi  ama sartlar o kadar agirdiki  gene bir asker olan Fahri koruturku secmek durumunda kaldilar, asker bu kadar etkindi…

Mit mustesarligi bile askerlerindi sivil bir mit baskani dusunulemezdi.. Sn. Ozal askerin demokraside gelmesi gereken yer ve Mit mustesarinin sivil olmasi icin cok caba sarfetti ilk sivil mustesari tayin etti, yuksek askeri surada sivillerin onune usul olsun diye gelen listeye  itiraz etti, bu cok onemli bir direncti..

Asker 82 anayasasi ile ele gecirdigi kalelerde hep kuvvetli kaldi ve sivillerde kuvvetli olmak icin askeri hep arkasina aldi, askeri joker olarak kullanan buyuk sermaye gruplari varliklarinin ustune varlik katti..

Cumhurbaskanligina verien yuksek yetkilerle siviller 83’te sandigi ele gecirselerde askerin vesayetini , askerin ihtilalde ve koskte ele gecirdigi yetkilerle kaldirmak kolay olmadi.

Asker demokrasinin gelmesi icin bu ulkeye buyuk katki yapmis bir kurumdur, 1950 secimlerinin adil gecmesini saglayan DP’nin bileginin hakki ile secimi kazanmasini saglayanda askerdir.

Asker  24. ocak.80  kararlarinin arkasinda olmasa,  Turkiye icin bugun 134 milyar $ lik ihracaat ve liberal ekonomi hayaldi, Ozal tum devrimleri yaparken arkasinda Askeri bulmustur asker ekonomik devrimlerin arkasinda olmustur..Ama 82 Banker krizindede  aman beni cumhurbaskani secmezler diyerek gene ekonomik carklarin islemeyip, kumar oynayanin riskini devlet karsilasin diyende askerdir, Ozal ve Erdem bu yuzden istifa etmislerdir..

Gelelim 2003 de planlandigi dusunulen , Cetin dogan pasanin emekliye sevk edilip ,diger suphelilerinde dusuncenin oldugu donemde ihtilal yapacak yetkilere sahip olmadigi halde sonradan mevkilere getirilmis, o zaman ihtilal yapacak mevkilerde degildiniz simdi ihtilal yapin denmek istenmis yapmadiklari goruluncede,  siz gecmiste boyle bir dusunceniz olmus “neden ihtilal yapmadiniz ” der gibi acilan dava ulke gundeminin tam ortasina oturmus , halki ikiye bolmustur..

Balyoz darbe plani bir kac kisinin dusuncesinde kalan ama organize olmamis gerek kamu oyu tabani olmadigi gibi , gerekse ordunun ust kademesinden ve yurt disindan destek gormedigi icin bir oyun olarak kalmis ve ileriye gidememistir..

Bu ulke icin buyuk sanstir geldigimiz yeri gostermesi acisindan ovunulecek bir durumdur, darbenin plani yapilir , gerceklestirilemez, hatta tanklar sokaklara ciksada bu ulkede tankin ustune cikacak cok Yeltsinler olacagini gormek demokrasimizin geldigi yer acisindan cok yararlidir..

Darbe tehlikesi olmadigi bu kadar acik ve aleni iken , Balyoz darbe plani diye 7 yil once kapanmis bir dosyanin acilmasini anlamak mumkun degildir.

Olmayan bir darbe tehlikesi icin yuzlerce yetismis generalimize yapilan hos olmamistir.. 2003 te bu dava acilsa ve bir kac kisiye gorevi suistimalden kucuk cezalar verilse normal olabilirdi ama bu kadar insani icine alan ve bu kadar buyuk cezalar kamu vicdaninda hos karsilanmadi ..

Siyaset ve yargi kurumu ayni zamanda bu iddialar ile Ordumuzda buyuk yara almistir. Her uc kurumda ulkemiz icin en onemli kurumlardir, bu kurumlarin sayginligi herseyden once gelmektedir.

Turkiye gibi demokrasisini her gun gelistirmek isteyen onunde ev odevi olarak


a. Sivil bir anayasa yaparak askerin yaptigi anayasa’dan cikmak ..


b. Siyasi partiler yasasini degistirerek siyaseti lider sultasindan kurtarmak


c. Yarginin ehil ve bagimsiz olmasini saglamak ..


d. Denetimin ehil ve bagimsiz olmasini saglamak


e. Medyanin ehil ve bagimsiz olmasini saglamak

f. Gelir adaletini saglamak , yargi adaletini saglamak gibi demokrasinin temel radikal reformlarini yaparak ;

Demokrasimizi melez demokrasiler arasindan alarak gelismis demokrasiler arasina katilmasini saglamak hedeflenmelidir, demokrasimiz icin biz sivillerin ev odevlerimizi yapmayip, asker yuzunden demokrasiye gecemiyoruz mazeretini ortadan kaldirmamiz gerekiyor..

Balyoz davasi bana gore 10 yil icinde bu sorunlari cozememis siyasi irade, yargi , denetim ve medya kurumu icin bir kurtarici olmustur, biz ev odevini askerler yuzunden yapamadik mazeretini halka gostermek acisindan avantaj saglamistir…

Asker bugune kadar demokrasiye yapilan kesintilerde hep sermaye-medya ve muhalif siyasetcilerin organize ettigi hareketlerin ruzgarina uyarak hayati hatalar yapmistir..

Dun asker hata yapmis bugunde biz siviller buyuk hata yaptik, demokrasimizi gelistirip, saydamligi arttirarak , yargi ve gelir adaletini saglayarak ulkemizde istikrar ve ic barisi saglayabiliriz.

Cozumleride gene sivillerin en buyuk kalesi olan yuksek yarginin cozecegine guvencem sonsuzdur..
Asker yargiyi siyasetin emrine vererek, memurlastirilmis yargici uretti, milletvekili ile ayni maasi alan insanlarin ekonomik ozgurlugunu elinden alarak cuzdani ile vicdani arasina sikismis ehil olmayan , mufettis ve siyasi baskilar altinda kalmis , hukuk egitim kalitesi dustugu icinde ehil olmayan bir yargiyi urettti, bu yargi 30 yildir milyonlarca insani dogru ve guvenli yargilayamadi, binlerce hasar verdi, simdi askerin bu yargidan dogru ve guvenli yargilamayi beklemek yerine, biz ne buyuk hata yapmisiz demesi gerekmiyormu ?

Sevgi,saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Artan servetten mi, durağan servetten mi vergi alacağız? – Tevfik GÜNGÖR

Artan servetten mi, durağan servetten mi vergi alacağız? – Tevfik GÜNGÖR

Fransa’da Baskan nerden buldun diye soracagim ve ayni zamanda varlik vergisi uygulamasi getirecegim dedigi icin secildi.. Bizde 2002 de AKP nin secimi kazanmasinda en onemli nedenlerden biri is hayatina Zekeriya Temizel’in hazirlamis oldugu Nerden buldun yasasini uygulamaya almiyacagiz ve nerden buldun diye sormayacagiz olmustu.. Kayit disi kaynaklar, arsa rantlari, uyusturuc paralarini Istanbulda sagda solda yukselen binalarda gormek mumkun…

Turkiye halki ulufeden pay almak icin gozunu acmis, orman arazilerini, hazine arazilerini gasp edenlere suc payi olarak buralar verilmis, karsiliksiz cek yazan affedilmis, suc isleyen, vergisini vermeyen af edilmis , devletin parasi ile ogrenciye ayricalik saglanmis bedava egitim getirilmis, devletin elinde ne varsa satilmis ona ragmen fakirli var, yargi adaleti saglanamamis, saydamlik hak goture, mal beyanlarindaki gizliklik kaldirilmamis, vurguna burokrat -yargic ve siyasetcide dahil edilmis , medya dersen hepsi ozel zenginlik elde edinmis..

Devletin borclari artmis, kayit disi artmis, G20 ler arasinda hala ucuncu kumede oynamaya devam, mukemmel eserler yapilmis, metrolar , kopruler, tuneller, yollar, binalar , alisveris merkezleri hepsi bir ruya..

Ama Demokrasi , saydamlik, yargi adaleti ve en onemlisi gelir adaletine hic yatirim yapilmamis..

Hukumet gelir adaleti modasina uyup gelir adaletini esit dagitacak , yok etmek istedigi servet sahiplerine degil esit olarak serveti rahatsiz etmeden, onlarin uretime ayiracaklari paylari yok etmeden servetle sokagi mutesebbislerimizi rahatsiz etmeden yapmasi gerekiyor..,

Yargi ve gelir adaleti, demokrasiye gecmemiz icin sart, halk ne yazikki henuz bu sorunlari gundem bile yapmak istemiyor, vurgundan ben nasil pay alirim onun pesinde, halkin kendisi demokrat degil, ne yargida ne gelir adaletinde adil olmasini degil, oncelik istiyor, saydam degil , saydam olmayida dusunmuyor..

Demokrasi kulturu hic gelismemis , boyle gelmis boyle gider diyor ama boyle gelmis boyle gitmeyecek..
Degisim Tabandan gelecek ve tavani rahatsiz edecek…

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Istanbul’dan ilk izlenimler!!

Degerli Arkadaslar

Bir haftadir bulundugum  memleketimde cok az surede sunlari gordum, ucaktan asagiya baktigimda istanbula gelirken havadan sararmis topraklar, madenciler gibi her tarafi acilmis  afrika gibi olmus bir ulke izlenimimi verdi, bir taraftanda kominist blolklari gibi yapilmis binalar beni bayagi korkuttu..

Havaalanina indigimde muazzam bir eserle karsilastim sadece bina degil, polisi ile, bavul tasiyan elemani ve soru sordugun personeli ile mukemmel bir havaalani idi , cok hosuma gitti her sey cok iyi idi  ve havaalani bir ulkenin itibarina buyuk katki saglar, ilk intiba olarak ucaktan gordugum o resim gitti ve
sonucta positif bir izlenim edindim..

THY tarafindan isten cikartilmis insanlarin oradaki sesi , bir anda bana grevleri ve taksim olaylarini hatirlatti , bu kadar cok para kazanan bir kurulusun bu personelini disarda tutmayip onlari memnun etmesinde yarar var, kucuk bir kalabalikti , bu kadar olumlu resmi bozmaya gerek yok diye dusunuyorum ,..

E 6 ustunden , Maslaga kadar gelen yolda yapilanlari gordugumde bazi binalarin cok modern bazilarinin ise bu guzelligi bozan bir yapilanma oldugunu gordum, yerel yonetim, sehircilik ve planlama soz konusu olmadan cok iyi seyler yapilmis ama mimari bir uyumu yok ve gozu cok bozuyor.. Maslak ve bogaz hatti icin soylenecek tek sey var

Avrupa ve Amerika sehirlerinin cizgileri var birde ustunu ustelik bogazin buyuleyici guzelligi icine katilarak harika olmus..

Tuneller, yollar beni hayrete dusurdu, bu tabi ilk haftanin  izlenimi , buralarda atlantigin oradan bakarken goremediklerimizi icinde yasayarak sizin bildiginiz ama benim bilmediklerimi sizinle disardan bir goz olarak paylasmayi arzularim, goruslerinizi benle guler1@aol.com veya blog ustunden yorumlarla paylasirsaniz sevinirim..

Bebek-Galata-Kanlica- Bagdat caddesi-Atasehir buralar cok daha guzellesmis, Beyoglunda arka sokaklar cok guzel ancak Istiklal caddesi cok kotu olmus,Kavaciga denizden baktigimda icim ciz etti, bogaz cikisinda cengelkoyun ustlerine bakamadim istanbula bu kadar hainlik yapmaya kimsenin hakki yoktu..

Dolapdere o kadar kotuki hic bir ilerleme olmamis , istanbulun yeniden yapilandirilmasinda park ve bahceler mudurlugunu , temizlik islerini amerikadan daha mukemmel buldum .. Ancak sehir planciligi , insani rahatsiz ediyor.. Yeni Istanbul projesi bu acidan cok gerekli, istanbul o kadar hain kullanilmiski, 30 yillik milli bir planla ancak duzenlenebilir, yeni bir sehir yapmak hem maddi acidan hemde sehircilik acisindan cok yararli olacaktir bu acidan Yeni Istanbul ve ona bagli ucuncu bogaz koprusunde rant ekonomisinden cikarak mukemmel bir proje olusturulabilir diye dusunuyorum..

Sosyal olarak gecekondularla , milyon dolarlik evlerin komsu olmasi simdilik bir mahzur yok gibi gozuksede , sindirilmis, susturulmus, agzini acamayan bu toplum insan haklarini kazanip, birazda konusmaya baslarsa ve ben neden bu pastadan pay alamiyorum diye saksiyi calistirmaya basladiginda buyuk sosyal sorunlara neden olabilir, bu acidan kentsel donusum servetle sokagin barismasina katkida bulunmasi gozonune alinmalidir..

Henuz bir yorum yapabilmek icin veya gorus bildirebilmek icin erken tabiki  !

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Istanbul kizimizin basina gelenler !!!

Degerli Arkadaslar,

Siyasetin finansmani demokrasinin saydamligi ve bagimsizligi ile direk orantilidir.. Siyasetin finansmanini tabana yayamaz, halka azda olsa bir bedel odetip, bu parti benim partim bende bu corbanin icine bir tuz koydum demezlerde partiyi ve lideri benimsemeleri zordur..

Obama son secimlerde 100 $ lik kaynaklarla tarihin en buyuk gelirini elde etmis , secim kampanyasinda teknolojinin tum yeniliklerini kullanarak onemli bir yenilik yapmistir..

ULkemizde gecmiste siyasetin finansmanini bu blogta anlatmaya calistik, imar rantinin, imar aflarinin ve ozel binalara verilen imar aflarinin arkasinda hep siyasi olusumlar vardir..

Bu resme bakin Istanbulun en onemli simgelerinden biri olan Anadolu hisarinin eski hali var, birde yeni hali.. Oraya hemen bogazda H 9.50 siniri olmasinda ragmen dort katli dikilmis bina var ve hemen surun onune dikilmis ..

Yerel yonetim surlar cirkin gozukuyor diye dusundu galiba, bu cirkinligi istanbullulara gostermemek icin siyasi partinin liderlerinden sn. Ismet Pasanin oglu’nun ailesine ait olan Sohtorik ailesinden rica edelim bu cirkinligi kapatsin demisler sanirim…

CHP istanbulda yerel yonetimlerde yer almis , bazi donemlerde ozellikle Bogazi cirkinlestiren Park otel ve Gokkafes projelerine karsi buyuk tepki koymustur ancak partiye yakinlara karsi bazi donemlerdede boyle balli borekler ikram etmistir..

Istanbulda Nazim imar plan burolari kaldirilmis, yolsuzluklar sn, Mesut yilmaz doneminde oyle bir hale getirilmistirki, Cok sevdigimiz agabeyimiz sn, Mustafa suzer Beyoglu belediyesi sinirlari icinde olan binasini Anap’in finansmaninda onemli katkilar yapmasi nedeniyle bir anda arsa sisli belediye sinirlari icine alinmistir..

Mesut bey sisli belediyesine damatlarini yerlestirebilecek kadar gozu donmus bir siyasetcidir..
Bu arkadaslara gore iktidara geldiklerinde is adami-medyasi ve yerel yonetimleri ile ulke onlarindir..

Iste bu zihniyet o yuzden Istanbulda kendini oyle hale getirmistirki, Istanbul kizimizin irzina sira ile gecen bu zamparalar sonucta kizi orta mali yapmislardir..

AKP doneminde orta mali olmus Istanbul , hareme alinmis ve bu sefer o dikilen gokdelenler o kadar pervasiz ve o kadar yanlistirki, on gorunumde olan arsalara imar vermeyen ancak bogazdan baktiginda bu garabet nedir diyecegin yuzlerce bina dikilmistir..

Istanbul kare kare fotograflansa, bu organize cetelerin siyasi, ticari ve yerel yonetim baglantilarini gormek vurgundan pay alan burokratlarin mal beyanlari saydam olsa, siyasi partilerin gelirleri saydam olsa, is adamlarinin servet beyanlari saydam olsa o zaman tum halk bu soygunlar karsiliginda ne gelir elde etmis ogrenebilirdi..

Ama sistem buna izin vermez, siyasetin finansmani tabana yayilmaz, kayit disi siyasetin finansmanini verirken iktidarla pazarlik yapar ve ozellikle iktidara kici acik adamlar alinir, davalari vardir, yolsuzluklari vardir, hatalari vardir, hedef iktidar olmaktan once dokunulmazlik kazanmaktir..

Halkta bu soygunlara oyu ile izin verir, cunku onunda oy verirken beklentileri bellidir, gasp ettigi arazilerin affi, mali af, ceza affi, karsizliksiz cek affi , sigorta affi, kacak elektrik kullanma affi iste o yuzden ulkemizde tencere yuvarlanmis kapagini bulmustur….!!

Olan bizim Istanbul kizimiza olur, ortanin mali olarak duzulmeye devam eder…

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com

Prof. Dr. Osman Altug : “2023 Vizyonu”

Degerli Arkadaslar 

Prof. Osman Altug Hocam , teoriyi, dunyayi, sokagi, piyasayi ve is hayatini iyi bilir.. Dogrulugundan ve durustlugunden kimsenin endisesi yoktur.. 

Siyasetin icinde yer almadi, ancak ulkedeki faiz sarmalindan ulkeyi kurtarmak icin , Basbakanlik bas musavirligi gorevini kabul ederek 90 li yillarda ulkeye buyuk katki yapti.’

Bir fani olarak ulkemize getirmis oldugu havuz sistemi ile devletin sifir faizle yatirdigi mevudati devlete gecelik % 240 ile satan kayit disi ceteye karsi savas acti, ulkenin vergilerinin % 88 i tefecilere giderken onemli bir radikal reform yapti.

28 subat tamamen Havuz sistemini ve onun  arkasindan gelecek,

 Saydamlik, “nerden buldun” vergi adaleti , tefeciye hesap sorma v.d takip edeceginden vatan dincilerin eline geciyor diyerek askeri kullanarak iktidar kayit disinin eline gecirildi, operasyondada kayit disinin siyasi ayaklari olan sn, Demirel ve sn, Yilmaz , milletvekilleri, burokratlar, emniyet, asker , yargi ve odalar borsalar birlikleri kullanildi ..

Onun soyledikleri dinlense ve ekonomik olarak saydamlik iktidar olsa, bugun ulke ithalata bagli ekonomiden kurtulup, gelir adaleti saglamis , modern ve refah bir ulke olabilirdi, ancak bizde siyaset ulufenin bolusulmesi ve kayit disinin kendini saklamak icin iktidar olmasi demek oldugundan , kayit disi her zaman kimlik degistirerek, bir gun solcu , bir gun sagci, bir gun milliyetci, bir gun muhafazakar olarak karsimiza gelemiyecegini gorup, dort akimi birlestirerek asure yaparak , devamli iktidar kalmayi hedeflemektedir, bu ana fikre her zaman hizmet edecek Mendresler,Demireller, Ozallar ve Erdoganlar bulunacaktir, senaryo guzel esas oglani bulmak zor degildir…!! Bu seyirci bu filmi daha cok seyreder, cunku seyircinin kendisi saydamlik, gelir adaleti ve demorkasiden yana degildir, vurgundan, one cikmaktan , baskasinin hakkina el koymaktan ve diktatorlukten yanadir..!!

Simdi ne gariptirki, 28 subat bile siyasallastirilmis ve hakli tepki gosteren askere mal edilmek istenmektedir, Asker orada kullanilmistir, kullanilacak hareketi yapanda Rahmetli Erbakan’dir , meshur iftar daveti hic sik olmamis ve sonucta dogal bir tepki almistir, bu tepki ile iktidar yerinden edilmemis, iktidari yerinden etmek icin kayit disi agalar, ozel cetelerini devreye sokup, hepsine ayri ayri gorev vererek emeline muaffak olmustur..

Sn, Erbakan’in milli gorus modeli iste bu acidan , milli menfaatlere uygun olan bolumleri var, sonrasinda bu modeli baska partiler dener diyerek , o partinin icindende kayit disi bazilarini alarak, halkin partisi diye bugunku iktidar partisini ayni senaryo ile iktidar yapmis aman Nerden buldun diye bir sacmalik yapmayin, Osman hoca gibide saydamlik, gelir adaleti isteyenlerden uzak durun diye iyice nasihat edilmistir..

Kayit disi valla ben bu operasyonlari yapmaya kalksam yapamam ama 
Nerden buldun demiyecek, mal beyanlarindaki gizliligi kaldirmayip , rusvet ve harac verdigim islerimi yurutmede memurum olan siyasetci, burokrat, yargi ve emniyet mensuplarinida koruma altina alan bir iktidarda, birde benim onumu aciyorsa, uyguladigi ithalata bagli ekonomi ile beni daha zengin yapiyor, ozellestirmelerle dunya devleri icine sokuyorsa , halkin memnun olmayan kesimini yanimiza alir, gene biz iktidar oluruz demislerdir..

Kayit disi bu senaryonun ayni parti adiyla uzun zaman yurumiyecegini bilir,  bu senaryo  icinde gelir dagilimi dengesi bozuldugu icin, halk memnun olmayacak ve issizlik artacak,ulke borca bagimli olacak, kayit disi  yeni bir plan yapip, senaryo ayni kalmak kaydiyla sadece dusmanlari , taraflari ve esas oglanlari degistirmeyi simiden planlamistir bile..

Bunu kiracak olan siyasi partilerimizdir, onlar once kendileri saydam olup, kendileri hem parti hem uyeler hemde vekilleri olarak saydam olup, kendi parti olarak bagimsizliklarini kazanacak yeni bir siyasi partiler yasasi yapabilirse , sonrasindada ulkeye bagimsizlik getirebilecek sivil anayasa, yargi ve denetim bagimsizligini saglayabilirlerse, mali disiplin saglanip, denetimin onunu tikayan tum gizlilikleri kaldirirlarsa iste o zaman Saydamlik, demokrasi iktidar olur, onun disinda siyasetin mezarliklarinda yerlerini ayirtirlar..

Kayit disinin iktidar olmasi her zaman mumkundur, eger bir gun ulkemizde demokrasiye 50 sene ara verilmemis ve siyasi partilerin omru kesintisiz 50 yil olmussa bilinki orada Kayit disi partisi iktidar degildir.. Demokrasiye ara vermelerin ve parti mezarliklarinin tek sorumlusu Kayit disidir, cunku onlarin varligini devam ettirmesi icin demokrasiye ara vermek ve partileri halkin gozunde belli bir muddet sonra yok etmek vardir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Siyasetin finansmani’nin dunu ve bugunu !! (1)

Degerli Arkadaslar

Siyasetin finansmani gecmiste saydam olmadigi gibi denetlenemezdi, hazine yardimida bugunku gibi yuksek olmadigindan o yapilarda  parayi veren dudugu calardi… Siyasi partilerimiz gelirleri nedeniyle, kayit disina, ihalecilere, cikar cevrelerine mahkum edilmisti..!!!

Birileri kasikla verip, kepce ile alirdi.. Siyaset meydanlarindan verilen vaatlerde gelirlerine katki saglar, ayni zamanda kapili kapilar ardinda buyuk menfaatlerin olusmasini saglardi…

Belli is adamlari ise olayi riske atmamak icin mecliste yer alsin almasin her siyasi gorusu destekler ne olur ne olmaz diyerek her goruse yatirim yapardi..

Hatta is adami parasi ile halkin oyunu satin alir, milletvekili transferleri ile Gunes oteli vakasinda oldugu gibi hukumetleri degistirirdi.. Tusiad  kendini siyaset ustu gorur, iznim olmayan siyasi parti iktidar olamaz tarzi bir goruntu verirdi, bu gucu disarda ve icerdeki agabeylerinden alirdi … Gazete ilanlari ile hukumet degistirir, iktidardan oldu diye sn, Demirel sanayiciler beni yok etti bende onlari yok ederim diyerek kur farklarinin guvencesini ortadan kaldiran yasalari bir adim otesini dusunmeden gider ayak cikartir, ulke sanayisinin icine edebilirdi..

50-70  bizzat kendilerinden veya kitaplarindan okuyarak ogrendigimiz olaylardada is adaminin siyasi olaylarda tarafsiz kaldiginda sorunlarla karsilastiginda , Rahmetli Vehbi  Koc gibi bizzat CHP il baskanligi yaptigi , siyasetin tam gobeginde oldugu donemlerdede , hapis, vergi dairesi ve kacakcilik davalari nedeniyle nasil siyasetin disina itildigi gorulmektedir..

70-80 doneminde siyasetin finansmaninda sendikalar, is adamlari , ihaleciler, tefeciler, hazine arazisi vurgunculari, uretimin onemli bir kismi devletin elinde oldugu icin devletten bayilik , tahsis belgesi veya tesvik almak isteyen, devlet bankalarini soymak isteyenler icin secimler bir firsatti..

Siyasetin finansmani bir ticari isti, dogru yatirim yapanlar her zaman kazanirdi..

1983 siyasi secimlerinde sermaye sozde  kazanacak ata yatirim yapti, o donemin en onemli is adamlari   dogal olarak MDP saflarinda yer aldilar, cunku kazanma ihtimali buyuktu ve sn, Ozal’in yardim taleplerinide red ettiler..Ama Ozal secildikten sonra onlara aman vermedi ve cogunun  ticari sikintiya girmesini sagladi..! Kendi is adamini uretti ve yanlis ata oynayanlar is hayatinin disinda kaldi.

sn. Ozal icin finansman temininde geriye kalan tek silah vardi,, O donemde tum is adamlari Turk parasini koruma kanununun pencesi altinda idi, binlerce insan, 100 senelik cezalarla yargilaniyordu, onlarin icinde yurt disinda kacak yasamak durumunda olan bir zenginimizin Banka genel mudurunu partinin kasasi yapti , kasa partinin finans organizasyonunu yaparak , patronunu kurtarmaya oynadi, siyasi secimlerde parayi afla veya yargiyi ele gecirerek kurtaran olmadan , secimin buyuk finansmanini saglamak mumkun degildir, kim davalarindan kurtulmak isterse partiyi onlar finanse eder..

Sn, Ozal 5 Kasim 1983’de secimi kazandi, daha Basbakanlik koltuguna oturmadan ilk yaptigi is Kacakcilari 100 YTL vererek affetmek olmustu ..

Siyasetin finansmani kayit disi , saydamlik , aflar , ozellestirme , imar ranti ile direk alakalidir, iktidar oldugu anda ilk kararina bakin siyasetin finansmanin nerden yapildigini anlarsiniz… Siyaset ile koruma zirhina alinan sadece secilen degil, parayi verenlerde dokunulmazliklari  , yasalari degistirerek veya iktidar siyasete, mufettise, yargiya ve denetime hakim oldugu icin kasikla verenlere, kepce ile bu imkanlarini kullandirarak , bir anda parayi verenler kar gibi tertemiz, karsi olanlar en kirli adamlar olabilir, o yuzden en buyuk yatirim siyasete ve siyasi partilere yapilan yatirimdir..

1990 yilina gelindiginde  3628 sayili yasa cikardilar , saydam olacagiz dediler, son dakikada  mal beyanlarina gizlilik maddesi koydular, servet beyani uygulamasini kaldirip, hirsizligin fazilet oldugu bir toplum yarattilar, cetenin burokrat, yargic , emniyetci , denetci ve medya ayagi siyasi parti degisirken bazi degisikliklere ugrasada bu cete her zaman gelenin borusunu caldi ve sonucta organize suc orgutu turedi ..

Sorunlarin cozulmemesinde ana sebep , cete medyayi,  yargiyi, siyaseti, emniyeti suca ortak etmistir,  bu vurgunlari birlikte yapiyorlardi, arastirmaci kimliklerin, saydam ve aydin is adamlarinin , aydin ogretim uyesinin sistemde yasama sansini azaltmak ustune kurulmus bir yapi kurmuslardi ve sistemi sahiplenip digerlerine yasama sansi vermemek hesaplanmisti, ki bundada bayagi mesafe alindi…

Ustelik bu organize ceteler , anayasanin onlara saglamis oldugu yargi , emniyet , denetim patronlugu yaninda kendi medyalarinida yaratarak , organize ceteler insanlari , organize suc isliyorlar diyerek yargilar hale geldi, bunlari doguran ana sebep ne yazikki , siyasi partilerimizi gelirleri nedeniyle bagimsiz yapamamis olmamiz bizi bugunlere getirdi.

Buraya kadar dunu konustuk , ilerdeki yazimizda , yakin tarihi, bugunu ve siyasetin finansmaninda dunyada uygulanan ve basarili olan yapiyi  konusacagiz..

Bekleriz efendim..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

guler1@aol.com