Sorun Kişilerde mi, Sistemde mi?

Sorun Kişilerde mi, Sistemde mi?

Müjdat Güler | 8 Ekim 2026

Türkiye, 2026’nın son çeyreğine girerken yerel yönetimlerden sermaye piyasalarına, spordan yargıya kadar pek çok alanda güven sorunuyla karşı karşıya. Meclis 1 Ekim’de yeni yasama yılına başladı; gündemde ise yine soruşturmalar ve güven tartışmaları var. Ancak kişileri konuşurken, bu sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan kurumsal yapıyı da tartışmamız gerekiyor.

2017’de yapılan anayasa değişikliğiyle Türkiye, parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçti. Sistem 2018’de fiilen uygulanmaya başladı; bugün sekiz yılı aşkın bir uygulama tecrübesi var. Benim kanaatim, bu değişiklikle güçler arasındaki denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığı; karar alma ve atama yetkilerinin merkezileştiğidir. Bugün yaşadığımız sorunların tamamını tek başına bu değişikliğe bağlamak doğru olmaz. Fakat sistemin denetim ve hesap verebilirlik üzerindeki etkisini görmezden gelmek de mümkün değildir.

Belediyelerde şeffaflık ve hukuk güvencesi

Seçimle göreve gelen belediye başkanları, meclis üyeleri ve diğer yerel yöneticiler hakkında yürütülen soruşturmalar toplumda ciddi tartışmalara yol açıyor; bu konudaki yargı süreçleri devam ediyor. Bu süreçlerde herkes için geçerli olması gereken temel ilkeler; masumiyet karinesi, bağımsız yargı, şeffaflık ve hesap verebilirliktir.

Belediyelerin mal varlığı beyanlarının ve kamu kaynaklarını kullanma biçimlerinin açık, düzenli ve denetlenebilir olması gerekir. Denetim mekanizmaları da siyasi etkilerden uzak, uzmanlığı ve bağımsızlığı güvence altına alınmış kurumlar eliyle yürütülmelidir. Böyle bir düzen, hem kamu kaynaklarının korunmasına hem de soruşturmaların siyasi tartışmaların gölgesinden uzak kalmasına katkı sağlar.

Borsa ve fon piyasalarında güven

Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcıların değil, ülke ekonomisinin de temelidir. Denetleyici kurumların kararlarının öngörülebilir, tutarlı ve bağımsız olması; şirketler ve fonlar üzerindeki gözetimin etkin biçimde yürütülmesi gerekir.

Atama süreçlerinin şeffaflığı, yöneticilerin liyakati ve denetim kurumlarının siyasi müdahalelerden uzak çalışabilmesi bu güvenin önemli parçalarıdır. Piyasadaki her sorunu tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Ancak güçlü ve bağımsız denetim olmadan, olası suistimalleri erken tespit etmek ve yatırımcıyı korumak güçleşir.

Sporda özerklik ve adil yönetim

Spor kurumlarının özerkliği kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Federasyonlar ve hakem kurulları, kararlarını baskıdan uzak ve açık kurallara dayanarak alabilmelidir. Atama ve görevden alma süreçleri şeffaf olmadığında, alınan kararların adil olduğuna dair güven de zedelenir.

Türk futbolunda ve diğer spor dallarında ihtiyaç duyulan şey; hesap verebilir, bağımsız ve liyakati esas alan bir yönetim düzenidir. Sporun kendi sorunlarını çözebilen kurumlara kavuşması, toplumdaki adalet duygusunu da güçlendirir.

Bahis, kripto ve toplumsal sorumluluk

Bahis ve kripto varlıklar gibi alanlardaki sorunları yalnızca yönetim sistemine bağlayamayız. Bireysel sorumluluk, etkili düzenleme, denetim ve finansal okuryazarlık da önemlidir. Bununla birlikte, kuralların herkese eşit uygulanmadığı veya denetimin yeterince güven vermediği algısı yaygınlaştığında toplumsal güvensizlik derinleşebilir.

Bu alanlarda açık kurallar, etkin denetim, yatırımcıyı ve tüketiciyi koruyan uygulamalar ve güçlü bir kamu bilgilendirmesi gereklidir.

Gelir adaleti, yoksulluk ve yargı bağımsızlığı

Yolsuzluk iddiaları ve kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair algı, toplumdaki adalet duygusunu zayıflatır. Kaynakların adil kullanılmaması ve fırsat eşitsizliği yoksulluğu ağırlaştırabilir. Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca cezai soruşturmalardan ibaret değildir; açık ihale süreçleri, bağımsız denetim, mal varlığı beyanı ve etkili kamu gözetimiyle desteklenmelidir.

Yargının bağımsızlığı da bu düzenin vazgeçilmez koşuludur. Hiç kimse siyasi görüşü, görevi veya makamı nedeniyle hukuk karşısında ayrıcalıklı ya da dezavantajlı olmamalıdır. Tutuklama bir mahkûmiyet kararı değildir; herkes için adil yargılanma ve savunma hakkı güvence altında olmalıdır.

Siyasi istikrar ve güven

Yargı süreçleri üzerinden yürüyen siyasi tartışmalar, toplumda kutuplaşmayı ve belirsizliği artırabilir. Kalıcı istikrar, yalnızca güçlü bir yürütmeyle değil; birbirini denetleyebilen kurumlar, bağımsız yargı ve toplumun güven duyduğu kurallarla sağlanır.

Yatırımcılar da kararlarını verirken hukukun öngörülebilirliğine, mülkiyet hakkına, düzenleyici kurumların bağımsızlığına ve kamu yönetiminin şeffaflığına bakar. Güvenin zedelenmesi, uzun vadeli ve üretken yatırımların önünü kesebilir.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin 2025 yılı dış ticaret açığı 92,2 milyar dolar oldu. 2026’nın ilk altı ayında ise açık, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 53,1 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar tek başına yönetim sisteminin sonucu olarak sunulamaz; dış ticaret açığının birçok nedeni vardır. Ancak ekonomide kalıcı güven oluşturmak, üretim ve yatırım kararlarını destekleyen öngörülebilir bir hukuk ve denetim ortamı gerektirir.

Çözüm: Bağımsız denetim, şeffaflık ve kuvvetler ayrılığı

Yeni yasama yılında tartışmamız gereken, yalnızca hangi kişinin veya kurumun gündemde olduğu değil; benzer sorunların tekrar yaşanmaması için hangi kurumsal güvencelerin gerektiğidir.

Bunun için:

  • Yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge ve denetim güçlendirilmeli.
  • Yargı ve düzenleyici kurumların bağımsızlığı, atama ve görev güvenceleriyle korunmalı.
  • Belediyelerde ve kamu kurumlarında mal varlığı beyanı, ihale ve harcama bilgileri anlaşılır biçimde yayımlanmalı.
  • Borsa, fonlar ve spor dâhil tüm alanlarda denetim, liyakat ve hesap verebilirlik esas alınmalı.
  • Soruşturmalar siyasi tartışmalardan bağımsız yürütülmeli; masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı korunmalı.
  • Siyasi partiler arasında, denetimi güçlendirecek ve kamu güvenini artıracak reformlar konusunda diyalog kurulmalı.

Ülkenin ihtiyacı yeni suçlamalar değil; sorunların kaynağını ve çözümünü soğukkanlılıkla tartışmaktır. Kişileri konuşurken sistemi, sistemi konuşurken de somut çözüm yollarını gözden kaçırmamalıyız.

Güven; şeffaflıkla, bağımsız denetimle, adaletle ve kuvvetler ayrılığıyla yeniden kurulabilir.

Sevgi ve selamlarımla,
Müjdat Güler
www.gulermujdat.com