ABD mi, Çin mi? Asıl Soru Türkiye’nin Nerede Duracağı

ABD mi, Çin mi? Asıl Soru Türkiye’nin Nerede Duracağı

İstanbul, 2 Ekim 2026 | Müjdat Güler

Bugün dünyada iki büyük güç var ve ikisi de farklı alanlarda öne çıkıyor. ABD finansal gücüyle, marka yaratma becerisiyle, borsasıyla ve ordusuyla önde. Çin ise üretimde, yapay zekada ve teknolojide büyük yol aldı. Eğitim ve araştırmada ikisi de güçlü. Peki bu rekabet nereye gidiyor?

Birbirlerine mecburlar

Bu rekabeti dengeli bir mücadeleye çeviren şey, iki ülkenin birbirine bağımlı olması.

ABD, Çin’den mal almaya mecbur. Üretiminin büyük bölümünü yıllar içinde Çin’e kaydırdı. iPhone’dan Tesla’ya kadar Amerikan markalarının tedarik zincirleri Çin’e bağlı. Çin’in ABD’ye yıllık ihracatı 500 milyar dolara yakın.

Çin de ABD’nin sermayesine ve teknolojisine muhtaç. Her yıl ABD’den milyarlarca dolarlık yatırım çekiyor. Yarı iletken çiplerde, yazılımda ve patentlerde hâlâ ABD’ye bağımlı.

Öte yandan ABD’nin de Çin’in parasına ihtiyacı var. Çin, ABD devlet tahvillerinin en büyük alıcılarından biri. Amerikan ekonomisi büyümek için Çin’den gelen doğrudan yatırımlara da güveniyor.

Yani bu iki ülkenin ekonomik olarak tam anlamıyla ayrışması çok zor.

ABD’nin gücü: üst akıl ve marka

ABD’nin en büyük gücü, ekonomik modelini ve küresel şirketlerini sürekli yenileyebilmesi. Amazon, Apple, Google, Tesla ve Microsoft bu inovasyon gücünün simgeleri. Askeri ve finansal gücü de dünyada benzersiz. Küresel ticaretin büyük bölümü hâlâ dolarla yürüyor.

Çin’in gücü: üretim ve yapay zeka

Çin dünyanın en büyük üretim merkezi oldu. Tesla’nın en büyük fabrikası bile Çin’de. Baidu, Alibaba, Tencent ve Huawei gibi şirketleriyle yapay zekada ve veri ekonomisinde ABD’ye rakip olmaya başladı. Bitcoin, blockchain ve dijital para teknolojilerine büyük yatırımlar yaptı. Dünyanın dört bir yanında yaptığı sermaye yatırımlarıyla da ABD’nin finansal gücünü tehdit ediyor.

Türkiye ne yapmalı?

Türkiye bu rekabette ABD ile de Çin ile de dengeli ilişkiler kurmalı. ABD’den girişimcilik ve inovasyon modelini almalı, marka yaratmada ve teknolojide ilerlemeli. Çin’le üretim ve yapay zeka alanlarında iş birlikleri geliştirmeli. Eğitime büyük yatırım yaparak bilgi ekonomisini büyütmeli. Kısacası tribünde seyirci olmaktan çıkıp oyunun bir parçası olmalı.

Kim kazanacak?

ABD sistemin kurucusu ve hâlâ dünyanın en güçlü ülkesi. Finans, askeri güç, dolar ve markalar onun elinde. Çin küresel üretime ve yapay zekaya hâkim olmaya başladı ama ABD’nin inovasyon gücüne henüz erişemedi. Bu iki güç rekabet ederken diğer ülkelerin kendi oyunlarını kurması gerekiyor.

Türkiye için asıl soru şu: Biz G7 ülkesi olmak için ne yapacağız? Seyredip yorum yapmak yerine nasıl bir yol haritası çıkaracağız?

Küresel ekonomiyi ve jeopolitik dengeleri anlamanın yolu veriye dayalı analizden ve uzun vadeli stratejiden geçiyor.

Müjdat Güler