Blog

ALEXİS TRİPRAS’ IN KAPİTALİST DÜNYAYI TİTRETEN MANİFESTOSU !!

Degerli Arkadaslar

80 li yillarda Mitterand Fransa’da iktidar oldugunda ozellestirilen bir cok kurumu devletlestirmis, sermayeye ozel vergiler koymus ve tam bir cadi avi baslatmisti o tarihlerde is adamlari isvicreye hem paralarini hemde kendilerini atiyorlardi devlet sermayeye ve vatandasina savas acmisti..

Sonralari bu sistem yurumedi ve fransa ureterek, liberalizmi daha dogru  uygulayarak bir cok alanda cok buyuk basarili olan demokratik , sosyal ve liberal bir devlet olarak daha fazla gelisti.. Sanayide, turizmde , teknolojide onemli atilimlar yapti ve G20 ler arasindaki yerini hep korudu..

Yunanistan simdi ayni yol ayrimindan geciyor , sosyal demokrat olma ile devletciligin agir bastigi modern kominizm arasinda gelip gidiyor..


Liberal ekonominin once serbest birak mantigi ile sermayeyi rahat birakmali sonra denetleyerek onlarin istihdama, uretime, ihracaata katki vermesini saglamali .


Ancak Tam demokrasiler olmadigi icin liberal rejimler dunyada gelir adaletinin acilmasini sagladi, % 1 lik kesimin % 50 lik geliri aldigi dunyada  liberal rejimler genelde ;

a. Vergi adaletini saglamaktan uzaklasti
b. Ozellestirmeler ile devletin icini bosaltti
c. Devlet bankalarinin icini bosaltti
d. Hazine arazilerini ulufe diye dagitti
f. Orman arazilerini dagitip imara acti

 dogru calismayan liberal ekonomi , yerini boyle karma ekonomilere devletcilige ve demokrasiden uzaklasmaya kendini itiyor, ideal sistem olan sosyal demokrasi, bagimsiz yargi ve bagimsiz medya ile bagimsiz siyasetten uzaklasiliyor…

Bunlar tabiki gelir adaletini bozdugu gibi ulkede fukarlasmanin artmasina neden oluyor.. Turkiye sosyal devlet olma mantigini zor durumdakilere yardim yaparim cozerim anlayisini benimsemis vaziyette..

Baskilar altinda kalan vatandaslar sonucta sandikta sosyal devleti savunan hatta biraz ileri gidip yari kominizm dedigimiz rejimleri bile savunan partilere oy verebilirler….

Alexis simdi oyle seyler soyluyorki sermayenin kacmasina davetiye cikartiyor , sermayeyi serbest birak ve sonra denetleyi birakmis diger bir cadi avi baslatacak gibi bir programi var..

Basina yansiyan tedbirlerine bakarsak

1. 500 bin Avro üzeri geliri olan herkes için gelir vergisi yüzde 75’e çıkarılacak.
2. Avrupa ortalamasına göre büyük şirketlere konan vergiler arttırılacak.

3. Lüks tüketime özel vergi konulacak.
4. Bankaların gizli önemleri ve yurtdışındaki sermayeleriyle savaşılacak.

5. Bankalar millileştirilecek.
6. Stratejik önemdeki eski kamu kuruluşları (demiryolları, havaalanları, posta ve su hizmetleri) yeniden millileştirilecek.

Bunlari yaparsa ve iyi yonetemezse sosyal demokrasi egenin bu yakasinda yara alir , Turkiyedede sosyal demokrasiyi savunan Ecevit iktidar olsada hic muktedir olamadi, cogu donemdede Basbakan olurken MC hukumetlerinde Erbakan ve Turkesle Milliyetci-Muhafazakar -Sol diye bir asure ile tabiki basarisiz oldu..

Sonralari DSP ile gene Basbakan olsada oradada Dort akimci ANAP -Milliyetci Bahceli  ile yeni asuredede basarisiz oldu..

Nerde buldun diye soracagim diyen Maliye bakani iktidarin bitmesine neden olup , ulkede Nerden buldun diye sormayacagim diyen AKP iktidar oldu ve varlik barislari ilede devamli kayit disini destekledi..

Turk halki es dost liberalizmini ve kayit disi ile saydam olmayan bir yapiyi kabul etti.. Benim varligim kayit disi aman kayit disina dokunma git istersen devletin tum varligini sat , ulkeyi borclandir ama bana dokunma birde hazine ve orman arazisini birlikte paylasalim , bankalardanda bana kredi karti ver tuketici kredisi ver ben uc maymunu oynarim dedi..

Egenin diger yakasinda % 67 katilimla yapilan secimde sol partiler buyuk bir oy aldi yani yunanistanda saydam olmayi , kayit icine gecmeyi , devletin daha adil oldugunu ozellestirmelerin yolsuzlugu arttirdigini ve insanlari yoksulluga ittigini , bankalar sektorunde ozel sektorun onlari fakirlige ittigini, devletin demiryollarini, hava yollarini , posta ve sular idaresini ele gecirmesini arzu ediyorlar..

Bu model basarili olursa egenin bu yakasida ruzgardan etkilenir , basarisiz olursa turk halkide fukaraligina devam ederek , sosyal yardimlarla “Devlet babaya ” el acmaya mahkum edilmis olur.. 

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Sosyal yardimlarla sosyal devlet olabildikmi ?

Degerli Arkadaslar
Akp ‘nin 12 yillik iktidarinda basarili olduklari ve basaramadiklarini bu blogta bir kac yazida isledik…
Mukemmel yaptigi bir cok is nedeniyle halk tarafindan 9 kere secim kazanmasina neden olacak yaptigi bir cok yararli isler vardir ama sosyal yardimlar, hazine ve orman arazileri ulufeleri , sermayeye verdigi ozellestirmeler vd ulufeler iktidar olmasindada onemli katkisi oldugu kesindir burada bugun sosyal yardimlari isleyecegiz.. 
Turkiye gelir adaletini , yargi adaletini saglayamadigi icin insanlar fukuraliga itilmis vaziyette hukumetlerde gelir adaletini dagitamadigi insanlara sosyal yardimlar yaparak onlari siyasete oy vermeye mahkum ediyor, insanlar kendilerine devletin icinden gelen yardimda o Baba degisirse bizim yardimlar gelmez diye yardimi yapan iktidarlara onlarda oy yardimi yaptikca bu kisir donguden kurtulamayip sosyal yardima mahkum bir hayat yasamakta , ekonomiden hak ettigi gelir payini alamadigi icin fukuralasmaya devam etmektedir… 
Sosyal yardimlarin durumu asagida yer aliyor..
1.2 milyon kişiye: Yaşlılık aylığı bağlandı.
96 bin asker ailesine: Ayda 250 TL ödenek.
9 milyon kişiye: Sağlık primi ödemesi.
285 bin dul anneye: Ayda 250 TL destek.
1.7 milyon kişiye: Yardım kartı desteği.
600 bin engelliye: Engelli aylık maaşı.
18 bin sahipsiz kadına: Sığınma evi desteği.
Her ilde yoksul aileye: Ramazan ayı yardımı.
Her ilde yoksul aileye: Kurban Bayramı desteği.
Her ilde yoksul aileye: Kışlık kömür çuvalı.
Her yoksul aileye: Çocuk okutma desteği.
Bunlari bir tabloya koyarsak
3 milyondan fazla aile: Sosyal yardım alıyor.
2.5 milyondan fazla kişi: Düzenli yardım alıyor.
2 milyona yakın kişi: Geçici (süreli) yardım alıyor.
1 milyondan fazla kişi: Yaşlılık, engelli maaşı alıyor.
Neredeyse 18-20 milyona yakın kişi “yoksulluğundan-muhtaçlığından-garipliğinden” devlete ve sosyal yardım kurumları ile vakıflarına esir düşmüş durumda. Türkiye’de toplanan vergilerden yoksula, çaresize, muhtaca sunulan yardımın parasal tutarı yıllık 20 milyar TL’yi geçmiş durumda.
Bu insanlari bu hale dusurmek sistemin hatasidir.. Kayit disina mahkum olmus bir ekonomide, uyusturucu tacirleri ortada dolasir, bankalar, hazine kayit disina muhtac hale gelir..
Bir taraftan fuhusla, insan kacakciligi , uyusturucu ve silah ticareti ile organlari ile kayikci kavgasi yapan idareler diger taraftan bu yollarda elde edilen gelirleri varlik barisi yaparak bunlari borsalarda, emlakta ve bankalarda aklamaktadir..
Sosyal devlet olmanin yolu devleti ” Devlet Baba ” gibi gostererek onlara yardim etmek degil, onlari fukara duruma dusurmeyecek is ortamini , gelir adaletini saglayarak insanca yasamasini saglamaktir..

Sevgi , saygi ve selam ile
Mujdat guler

Gaffar Okan anlayisi Kurt aciliminda ornek olarak ele alinmalidir…!!

Gaffar okan , bugun aramizdan ayrilmis cok degerli bir emniyet muduru idi, Once insan oldu, farkliliklar yaratti ve insan kimligi ile oradaki halki PKK’dan daha cok kucakladi..


O yuzden olumunde binlerce insan goz yasi doktu..


PKK nin zor sartlarina eger insanlar gidiyorsa bu bizim hatamizdir, gerek insan olarak, gerek devlet olarak gerek burokrasi ve medya olarak onlara PKK’dan daha cok kucak acip onlara once devlet vardir ve devlet benim icin hizmet etmektedir dedirtmek durumundayiz..


Bunu saglayacak olanda Gaffar okan ve onun gibi dusunen 
Dagda olen cocuk icinde, olen asker icinde aglarim  diyen once insan olan yoneticilerdir..
Sonucta bunlarin hepsi bizim evlatlarimizdir, demokrasiye gecip, saydamligi saglayarak, gelir ve yargi adaletini sagladigimizda ulke kaynaklari adil olarak dagitildiginda egitim duzeyi yuksek , is olanaklarina sahip olan gencler dagda umut aramak yerine , ovada kalarak ulkesine iyi vatandas olarak katki verip, ondan sonra gelen insanlarin dagda umut aramasinin onune gecmelerini saglamaliyiz..


O yuzden bu isi yapacak once insan olan burokrat, siyasetcilere ulke olarak ihtiyacimiz vardir, gaffar okan’in olumunden aglayan o insanlar neden agladi ve gaffar okan bunu nasil gelistirdi, bu bayragi daha yukariya nasil tasiyabiliriz ..


Bunu once anlamali, sonra uygulamali sonrada cocuklarimizi kurtarmaliyiz…!!


Sevgi, saygi ve selam ile


Istanbul 24 Ocak 2015 

Tarikat -Siyaset-Ticaret ve Ugur Mumcu…!!

Bugun Ugur Mumcu’nun olumunun 22 yilini geride birakmis bulunuyoruz..

1988’de Tarikat-Siyaset ve Ticaret ustune guzel bir kitap yazmisti.. 

O yillarda ANAP icinde Basbakan Ozal bir tarikatin uyesi idi ve siyasetin onemli yerlerinde mensubu oldugu tarikatin onemli kisileri yer almakta idi ve ticarettede o tarikatin onemli is adamlari artik cok onemli gelismeler gostermeye baslamisti.. 

Yillarca yer altina itilmis , siyasi baski altinda tutulmus bu insanlar Ozal sayesinde artik yavas yavas yer ustune cikmaya baslamislardi..

Sonrasinda Gulen cemaati ticarette ,burokraside, emniyette ,medyada  onemli bir yer edindi.
Modern  marketing sistemleri, dunya ile entegre olmalari, dershanelerden baslamak uzere , insan yetistirmeye onem vermeleri onlarin insan kalitesinin yuksek olmasina neden oldu, planli yapilan calisma ile her yerde her kesimde okullarda yetistirilen talebeler ile onemli bir network kuruldu..

Bu kesim yer altindan gelmiyordu, hocalik anlayisi , insan yetistirme ve insan yerlestirme , guclu olma ve gucu paylasma bu cemaatin ana islevi oldu, siyaset yapmadilar , siyasallasmak yerine , burokrasiyi, yargiyi , medyayi ve emniyeti ele gecirerek , siyasi partiler ustunde bir guc olmayi hedeflediler …

 Onlarida bu emellere iten , ulkede demokrasinin gelismemis olmasiydi , cok baski altinda kaldilar ve hor gorunduler , liderlerine ulkede yasama sansi bile verilmemesi , tarikatin daha fazla gelismesine neden oldu …

Diger tarikat zaten bu isi yillardir yapardi ve onlarinda onemli bir gucu vardi, biri bu isi yer altinda yapardi, digeri yer ustunde yapmaya basladi… Digeri imam hatipleri ve diger kanallari kullanirdi, bu kesim her egitim kurumunu kullandi ve yer ustunu birakin dunyanin her tarafina yayildi..

Dis ticarette, medyada onemli gelismeler yaparken , sanayiciliktede cok basarili oldular…

Bunu yaparkende yanlarina aldiklari maas verdikleri , menfaate ortak ettikleri , milliyetci, ataturkcu, kemalist gencler icin artik cepleri ulke menfaatlerinin onune cikti..

Bu cesmenin suyu nereden gelir diye kimse sormadi, benim masrabama ne kadar su geliyor onun hesabi ile vurdumduymaz gunluk cemaatci, aksam ataturkcu gencler uretmeye basladik..

Bu genclerin yozlasmasi kacinilmazdi, onlar icin ataturkculuk bir moda hayat ise

Tarikat-siyaset -ticaret ucgeni icinde yer almakti.

Tarikat savaslari icinde yer alip ayri ayri tarikatin uyesi olarak guc savasi veren bu genclerimiz keske cumhuriyet degerleri , demokrasi, saydamlik ve bagimsiz yargi icinde ayni savasi verselerdi. 

Ulke iki tarikatin kavgasina odaklanmis kim kazanacak diye bakarken , cumhuriyetin dustugu durumu gorup gencler bu konuda taraf oluyor ve bir digerine vurun kahpeye diyor bunlarin hepsi yanlistir , bu ulke hepimizin yasamasi icin buyuk, cumhuriyet herkesi kucaklayacak kadar gucludur.. Cumhuriyeti demokrasiye donusturdugumuzde bu acilarin hic biri yasamayacak insanlar yer altinda olmak yerine yer ustune cikacak, tarikatlar gucu devleti ve siyaseti ele gecirmede aramak yerine kendi asli islerine doneceklerdir..

Iste bu nedenle 1993’de ugur mumcular v.d  olduruldu… Guvenilir ve arastirmaci bir yazar genclige ne oluyor diyebilir ve onlarin dustukleri bu gaflet uykusundan uyanmalarini saglayabilirdi olmadi ve her sey 1994 de basladi iste o gunden sonra her sey yavas yavas gelismeye basladi, bu sistemede en buyuk katkiyi ulufeden pay alan sermaye verdi, nerden buldun diye sormayacaklar, ozellestirme ile devletin tum imkanlarini nasilsa bize verecekler diyerek sermaye bu yapiya evet dedi, yozlasmis bir sermaye, yozlasmis bir medya, ehil olmayan ve siyasallasmis yargi sayesinde ulke yozlasmis halki uretti, bu batakligin icinden gul cikmasini beklemek tabiki yanlisti..

Bugun ugur mumcu icin goz yasi doken kardeslerimiz once bu sisteme yaptiklari katkilari dusunsunler sonra hungur hungur aglamaya devam etsinler.. Taraf olmak yerine artik herkesi kucaklayacak olan Demokrasi, sivil anayasa, bagimsiz yargi ve saydamlik icin mucadele etmelidirler… 

Sevgi , saygi ve selam ile

Istanbul 24. Ocak. 2015

Dogum gunun kutlu olsun Mavi gozlu !!!

Degerli Arkadaslar,

Turkiye hep korkulari ile yasadi, dusunce ozgurlugu hic bir zaman yerlesmedi ve dusunce ozgurlugu olmadigi icinde demokrasiye ulasamadi, saydamlik ve hukuk devleti ile bulusamadi…!!

Bir donemler en onemli korku Reformlarin ve Ronesanslarin ulkemize gelmesi idi, o yuzden derebeylikleri ortadan kaldiran bu yeniliklerden hep uzak duran Osmanli padisahlari ve padisahligin nimetlerinden yararlananlar , 17 yuzyilda amerika ve avrupada demokrasi hareketlerininde arkasinda kaldi , korkunun ecele faydasi yoktu , zamaninda yapilmayan reformlar sonucta padisahliginda sonunu hazirladi..

Nazim hikmet o donemlerde dusunce olarak gelisimden, sosyal adaletten ve sosyal devletten yanaydi.. Sosyal devlet ve sosyal adaletide o donemlerde Rusyadaki sistemde buldu ve bunun etkisinde kaldi, hakkinda o yuzden asagidaki davalar acildi…

  • 1925 Ankara İstiklal Mahkemesi Davası
  • 19271928 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 1928 Rize Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 1928 Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 1931 İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi Davası
  • 1933 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 1933 İstanbul Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi Davası
  • 19331934 Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 19361937 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
  • 1938 Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası
  • 1938 Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası
Bu davalarin hepsi Buyuk kurtaricinin yasadigi  cumhuriyetin tek partili  doneminde acildi ve o donemdeki korkularin basinda gelen en onemli tehlike Kominizm’di ve bunu dusunmek ve ortaya dokmek suctu Nazimin etkisinde kalan 68 li kusagi 1980 yilina kadar cok mucadele etti hepsinin ortak arzusu sosyal devlet, sosyal adalet ve sosyal demokrasi idi esasinda , cunku liberalizmi icine katmadiginda kominizm uretimi desteklemiyor insanlar nasilsa bana bir faydasi yok diyerek verimsiz calisiyorlardi, sonrasinda bu donem icinde kurulan ozel ciftliklerdeki verimlilik ve dunyadaki gelismeler bu sistemin cokmesine neden oldu , sosyal adalet ve esitlik ilkesi guzeldi ama eve giren parayi saglayan liberalizm ve verimliligi arttiranda demokrasi ve saydamlikti o yuzden ;
1990’da duvarlar yikildi ve kominizm bitti , bitmesinede bu ulkeler tam anlamiyla sosyal devlet olamadi, gelir ve yargi adaletini saglayamadiklari icin melez demokrasi olabildiler .. 
Bu donemlerde komizmin pesinde olmak ondan ocu gibi korkmak cozumleri getirmedi, avrupada sosyal demokrasi gelisti, hem liberal ekonomi  hemde yolsuzlulugu engelleyecek saydamlik ve parlementer sistem ile avrupa sosyal devlet olma yolunda onemli adimlar atti..
Amerika’da 2000li yillara gelene kadar sosyal demokrasinin en onemli kalelerinden biri idi.. Ancak dunyada kayit disinin artmasi , savaslar , enerjinin dengeleri degistirmesi , cin devletinin  pazara girmesi kayit disini cok ama cok arttirdi, dunyadaki kayit disi , buyuk sirketlerin gelissin diyerek verilen vergi istisnalari , borsalar , teknolojnin gelismesi dunyada zenginligi el degistirdi ve sonucta gelir adaletinde buyuk sapmalar yasanmaya baslandi…
Tum dunyada vergilerin cogu stopaj usulu ve kucuk firmalar ile emekcilerden alininca dengeler sasip gelir adaletinin bozulmasina neden oldu.. Yargi adaletide demokrasi ile yonetilen ulkelerde dengeyi muhafaza ederken az gelismis ulkelerde, dikta demokrasilerde ve kralliklarda gucun hukuku olarak gelisti, saydamlik derseniz es dost liberalizmi ve es dost demokrasisi , siyaset bagli yargi kurumlari ile yargi adaletsizlikleri gelir adaletsizliklerini uretti.. 
 Mavi gozlu sen dusunceyi savundun, savundugun en onemli olay sosyal adalet, sosyal devlet, gelir ve yargi adaletinin saglanmasi idi…
O gun Kominizm dedin , insanlar korktu , ama ocu geliyor dendi, sen dusuncelerin nedeniyle hapislerde surundun , cuzzamli oldun, vataninda yasayamadin ve sonucta mezarin bile ulkede olmadi, vatandasligi kaybettin, sonrasinda vatandasligin sana yukariya posta ile yollandi, simdi naasinin istanbula gelmesini istersin tabiki bogaza karsi asiyanda rakinin ve luferin kokusunu hissetmek istersin seni anliyorum ama onu sana vereceklermi bilmem bildigim tek sey seni seviyorum mavi gozlu .. 
Bizi affet , simdi degisen bir sey yok dunyada, dusunce gene suc, insanlar karsidakinin fikrini dinlemiyor, dusunceye saygi yok, yargiclar, hukumetler tek tip dusunce uretiyor, o gun moda olan dusuncenin disinda dusunenler gene zor durumda kaliyor, dusunce zenginligimiz gene yok, sosyal devlet, sosyal demokrasi ve yargi ile gelir adaleti ulkemiz icin bir hayal olarak cok ama cok uzaklarda duruyor..
Selamlar mavi gozlu , kendine iyi bak…
Sevgi ve selam ile
Mujdat guler