40. Yilda Besinci Final…!!

Degerli Arkadaslar,

Hafizam beni yaniltmiyorsa son 40 yilda benim hatirladigim dort  onemli  Final oynadik…

1. 1973 yilinda Cumhuriyetin  50. yil kupasi maci vardi, bu mac hem Cumhuriyetimiz hemde ozel gun nedeniyle onemliydi.. O gun Istanbul bogaz koprusunun acilisi vardi .. Mac ankaradaydi ve maci arkadaslarla canli seyrettik.. Fener mukemmel oynadi, zaten uc yillik sampiyonlugumuzda onlari ancak son sezonde maglup edebilmistik , artik sampiyonluk degil , Fener galibiyeti istiyoruz demeye baslamistik..
Iste bu anlamli macta Fener resmen cimbomu ezdi, ancak normal sure ve uzatmalarda beraberlik bozulmadi, Fenerin usta ayaklari penalti kacirinca Cimbom ellinci yil kupasini almisti…

2. 1996 yilinda Turkiye kupasi finalinde Souness’in meshur bayragi Fenerin sahasinin tam ortasina diktigi ve Ulubatli Hasan gobek adi ile anildigi mac.. Bu macin ilki Ali samiyende 1-0  kazanmistik . Orada Fener daha iyi oynadi biz gene 1-1 berabere kalarak kupayi aldik.. Aykut golu atmisti ve kupayi kaybetmislerdi.. Fener stadinda o zamanlar atkiyi saklamadan mac seyredebiliyorduk, benim atkim havalardaydi hic unutamam..!

3. 2005 senesinde Uzun yillardir kupaya hasret Fener’in onune gene bir sans gelmisti, Cimbom ile Finalde karsilasti , agir bir yenilgi aldi 5-1 biten macta Hakan gol kacirma rekoru kirmasa , 10 fark olacak bir macti..
Kuzenim mustafa ile Amerika’da seyrediyorduk, onu her golden sonra optugumu hatirliyorum..

4. 2008 senesinde Ali samiyende bir mac yapildi , kim yenerse o sampiyon olacakti. Oradada cimbom maci 1-0 alarak sampiyon oldu… Amerika’da bizim evde genis bir katilimla seyretmistik ve cok mutlu olmustuk .

Simdi yeni bir Final maci var, cumartesi oynanacak.. Maci gene allah nasip ederse arkadaslarla evde seyredecegiz, cok cimbomlu olacak ama Karim tek basina tum cimbomlulara yeterde artar bile, cok koyu Fenerli , bir oglumuz oldugunde, Bir Denizli macinda birde Babasinin olumunde agladi ..!!

Fener 10 yildir sahasinda hic yenilmedi, bir kac kere berabere kaldik ve cok sevindik..

Bu takimi 10 yildir Fener stadinda yenemedik..

Gazozuna oynanan maclarin hepsini Fenerbahce kazandi..

Ama bu macin sonucunda kupa var, 40 yilda dort  kere papaz pilav yedi, dordundede  Kupalari aldik, simdi besinci  mac oynaniyor..

Papazin cayirinda bakalim Papazimi bulacagiz yoksa kupayimi ..

Fener bizi Papaz etsede, biz onlari Papaz etsekte muhim olan bu ezeli rekabet ve ulkenin en iyi iki takimi ..!

Siyasetcilerin aman Fener oylarini kaybetmeyelim, sike girisimlerini sahislar yapmistir, Fener sucsuzdur beyanatlari raporlarada ne tesaduf aynen soylendigi gibi yazildi , tabi bu sefer cimbom taraftarina bir mavi boncuk verilmesi gerekliydi oradada Fatih terim bu macta takiminin basinda olsun, iki maclik cezayida bir dahaki sene ceksin, cimbom oylari bize gelsin diye bir garip hareket yapildi..

Bizde her sey olur , futbola cok tesekkur edelim. Geldigimiz yerde tum sistemin vidalarinin ne kadar gevsedigini bize gosterdi.. Evdeki hesabin carsiya uymadigini tek basina ben yaptim oldu kararlarinin islemiyeceginide ilerdeki gunlerde hep birlikte gorecegiz…!!

Anlayana sivrisinek saz, anlamayan davul zurna az..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Gozunu Moskova’ya, Orta asya’ya ve Mekke’ye cevirenlerin dunu ve bugunu !!

Degerli Arkadaslar,

70 li yillarda universitede okurken 68 li abilerimizin cogu gozunu Moskova’ya cevirmisti, cozumu Moskova tarzi bir yonetimde goruyorlardi, o sistemin islemedigini ve ilerde cokecegini bile goremediler.. Sol kesimde kendi icinde gruplara ayrilmisti, Biri Denizci, Biri Mahirci, Biri daha ilimli sol goruslu, biride sosyal demokrasiyi savunsada sonucta hepsine kisaca “Solcu ” deniyordu.

Diger tarafta akincilar denen Milli gorusu savunanlar,  Milliyetciligi savunan”ulkuculer ” , buyuk bir Turk imparatorlugunu tekrar kurmak isteyen “Turancilar” vardi, bunlarada kisaca “Sagci ” deniyordu…

MC hukumetlerinde bu gorusler koalisyonlarla bakanliklari paylasarak ulkeyi yonettiler..

Siyasete hic guvenmeyen , halka yaklasmayan, her seye bas kaldiran adina halkin “Terorist ” dedigi gruplar vardi. Bunlar cozumu siyasette degil , devrimlerde gorduler, devrimin finansmanini halka yaptirmak, halki yanlarina almak yerine Banka soymayi, adam kacirmayi tercih ettiler..

Ses getirecek eylemler icinde gerektiginde masum insanlari kacirdilar ve oldurduler.. Hapise girdiklerindede sistemin icinde bulunan kendi goruslerinden olanlari kullanarak ellerini kollarini sallayarak hapisten kactilar..

Mahir cayan, M. Ali agca ve Dursun Karatas ornek gosterilebilir.. O donemdede kayit disi, kacakcilar bu arkadaslarimizi kullandi ve bazen gorusleri icin degil, doldurtularak adam oldurduler.. Abci ipekci ve papanin oldurulmesi , Gun Sazakin oldurulmesi ornek olarak gosterilebilir..

Halka hic yakin olmadilar, halkla kaynasmadilar ve halktan gerek maddi gerek manevi destegi almadiklari gibi siyasetcileri, polisi , askeri  karsilarina aldilar.. Tum bunlara ragmen  bu kesimlerin  kahraman gibi gosterilmesi yanlistir, ulkesini seven ama cozumleri yanlis yerlerde arayan kardeslerimizdi, onlari rahmetle anmak baska sey bir kahraman gibi gostermek baska bir sey ...

Cozumleri demokrasi icinde cozmek yerine, eksikleri olsada, yanlislari olsada bu demokrasiyi onarmaya calismayip, siyasi katilima giremediler.. Sonuctada demokrasiye ara vermede bir neden oldular…

70’lerin pirlanta gibi genclerini ama oyle ama boyle kaybettik, geride kalanlar cok zorluklar cekerek bugunlere geldiler iclerinden  cozumleri parlementolarda arayanlar halklari yanina alarak iktidar oldular.. Kafalarindaki saplantilari hala atamadiklarini hep birlikte goruyoruz !!

O yuzden  ulkeye Tam Demokrasiyi , Gercek Liberal ekonomiyi ve Laikligi  saglayamadilar..

Yavas yavasta 70 ler artik bayragi yeni nesle birakacaklar, yeni nesil 70 leri saygi ile anacak ama onlari kahraman yapmak yerine eksikliklerini dogru teshis edip onlarin eksikliklerini tamamlayacak..

Yeni nesil Moskova’yi , Orta asya’yi , Mekke’yi  benimsemek yerine  yuzunu
Demokrasiye, saydamliga, laiklige  ve Adalet’e dondurmelidir..

Sevgi, saygi ve selam ile

Mujdat guler

Untitled

YIKIN HEYKELLERİMİ !

Ey Milletim,
Ben, Mustafa Kemalim

Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.

Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki, okumasın
Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın&
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi.

RAHAT BIRAKIN BENİ

Peter Rashish ‘in gozunden ABD-TR iliskileri !!

”Türkiye İle Güçlü Ticaret, Bize Yarar Getirir”

ABD Ticaret Odası Avrupa ve Avrasya Bölgesi Başkan Yardımcısı Peter Rashish, Türkiye’nin, stratejik açıdan giderek artan öneme sahip olduğunu, çok dinamik büyüme kaydettiğini ve uluslararası ekonomi diplomasisinde aktif rol üstlendiğini söyledi.

Aynı zamanda, Türkiye’nin yeni pazarlara ulaştığını belirten Rashish, ancak ABD ile Türkiye’nin ikili siyasi ilişkileri ve ekonomilerinin boyutları göz önünde bulundurulduğunda, ikili ticaret ve yatırımın ciddi anlamda düşük kaldığını hatırlattı.

Rashish, ”Bu, aslında firmalarımız için birçok fırsatın olduğu anlamına da geliyor. Eğer Türkiye ile ikili ticaret ve yatırımımızı geliştirirsek, karşılıklı olarak ilişkilerimiz de daha canlı olur. Ekonomik ve siyasi zorlukların bulunduğu yerlere bakıldığında, Türkiye ile güçlü ticari ilişkiler, bize gerçekten yarar sağlayacaktır” diye konuştu.

İki ülkenin önünde bazı zorluklar da bulunduğunu anımsatan Rashish, ABD’nin Türkiye pazarına girişte birçok politika ve mevzuat zorluklarıyla karşı karşıya kaldığını, Türkiye’nin de ABD’de piyasa bazlı birçok zorluklar yaşadığını dile getirdi ve bu noktada ABD Ticaret Odası ile TÜSİAD’ın birlikte hazırladığı raporu Kongre üyelerine sundu.

Rashish, Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefini, ”zorlu” ama ”ekonomisinin son 10 yılda katettiği mesafeye bakıldığında imkansız olmayan” bir hedef olarak tanımladı. Bu hedefe ulaşmak için Türkiye’nin mevzuat ve politikada birçok reforma gideceğini belirten Rashish ”Bu da Türklere, bizim de bu sürecin bir parçası olmayı istediğimizi ve şirketlerimizin pazara girişinin, onların 2023 hedefini gerçekleştirmelerine yardımcı olabileceğini söyleme noktasında fırsat sağlayacak” dedi.